Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

Baskasina Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanilmasi

Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması

Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu; bir suç işleyen kişinin, işlediği suç sebebiyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik (ehliyet, nüfuz cüzdanı vb.) veya kimlik bilgilerini kullanması ile oluşur. Örneğin, hırsızlık suçu işlerken yakalanan kişinin başkasına ait bir kimliği ibraz ederek o kişi hakkında yargılama yapılmasını sağlaması bu suça vücut verir.

Başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu, iftira suçunun (TCK m.267) özel bir görünüm biçimidir. 5237 sayılı TCK, suçun unsurlarını TCK m.268’de düzenlemiş, ancak yaptırım konusunda TCK m.267’de düzenlenen iftira suçuna atıf yapmıştır.

Suçun Unsurları

5237 sayılı TCK’nun “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” başlıklı 268. maddesi; “İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, madde gerekçesinde bu suçun iftira suçunun özel bir işleniş şekli olduğu ifade edilmiştir. Kanuni düzenlemeye göre, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması yaptırıma bağlanmış, bu suçun iftira suçunun özel bir görünüş şekli olduğu madde gerekçesinde açıkça belirtilmiştir. Buna göre, failin işlediği suç nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma veya kovuşturmada, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, muhakeme sürecini yürüten yetkili makamlara gerçekte var olan bir başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kendi bilgileriymiş gibi vermesi halinde suç oluşacaktır. Bununla birlikte, suçun oluşabilmesi için, daha önce işlenmiş bir suçun varlığı gerekmektedir. Diğer bir anlatımla fail işlemiş olduğu suç nedeniyle ve suçu işledikten sonra kendi kimliğini gizleme gayreti içine girmeli ve başkasına ait olduğunu bildiği kimlik veya kimlik bilgilerini yetkili mercilere vermelidir. Aksi halde bu suçun oluştuğundan bahsetmek mümkün değildir. Buna karşın, soruşturma ve yargılama makamlarını yanıltmak amacıyla suçun işlenmesinden önce yapılan sahtecilik eylemleri veya hileli davranışlar niteliğine göre sahtecilik suçunu oluşturabilecektir. Nitekim öğretide de; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşması için daha önce işlenmiş ve soruşturma ya da kovuşturmaya konu olmuş bir suçun işlenmiş olması gerektiği belirtilmektedir.(YCGK-K.2014/307).

5237 sayılı TCK’nun 206. maddesi (resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan) aynı kanunun 268. maddesine göre daha genel bir madde olarak düzenlenmiştir. 268. maddesinde sanığın kimliği hakkında yalan beyanda bulunması düzenlenmişken, 206. madde ise kimlik bilgileri dışında başka hususlarda da yalan beyanda bulunmayı da kapsamaktadır. 268. maddede sanık, hakkında yapılan soruşturma ve kovuşturmadan kurtulmak için yalan beyanda bulunurken, 206. maddede ise sanık, her türlü amaç için yalan beyanda bulunabilmektedir. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda korunmak istenilen hukuksal değer, adliyenin ve kişi haklarının korunmasıdır. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun faili, işlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılırken kendi kimliği veya kimlik bilgisi yerine başkasına ait kimlik veya kimlik bilgisini kullanan kimsedir. Diğer bir anlatımla fail, kendisi hakkında işlediği suç nedeniyle soruşturma yürütülen ve şüpheli konumunda olan bir kimse veya hakkında kovuşturma yürütülen ve sanık konumunda bulunan kimsedir. Soruşturma ve kovuşturma makamları önünde kimliği konusunda yalan beyanda bulunan şüpheli ya da sanığın eylemi 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu oluşturur. Eğer şüpheli ya da sanık başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini verirse, bu durumda 268. maddesi delaletiyle 267. madde hükmüne göre cezalandırılacaktır. Failin, işlediği veya işlemediği bir suç nedeniyle hayali bir kimsenin kimlik bilgilerini vermesi ya da işlemediği bir suç dolayısıyla yürütülen soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanık sıfatıyla ifadesine başvurulurken başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini vermesi durumlarında 268. madde hükmü uygulanmaz. Bu durumda eylem 206. maddedeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturur. (YCGK-K.2014/153)

Daha fazla bilgi için doğrudan 05325740383 numaralı telefondan veya diğer iletişim yollarından irtibata geçebilirsiniz.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.
Fatih Mahallesi, Fevzi Çakmak Bulvarı No:139 Şehitkamil, Gaziantep

0532 167 09 13
© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
envelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
Call Now Button linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram