Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Askeri personelin atama işleminin iptali davaları askeri davalar içinde sıklıkla rastladığımız davalardandır. Atama işlemi askeri personele tebliğ edildikten sonra askeri personel 60 gün içinde yürütmenin durdurulması istemli atama işleminin iptali istemli ilgili idare mahkemesine dava açması gerekmektedir.

Atama İşleminin İptali Davasında Yürütmenin Durdurulması Talebi  

Askeri personelin atama işleminin iptali davasında dava sürecinde sıkıntı yaşanmaması adına sanki atama hiç yapılmamış gibi önceki düzende hayatını devam ettirebilmek için yürütmenin durdurulması kararı alınması çok önemlidir. Şöyle bir düşünün ; hukuka aykırı bir atama işlemi yapıldı ve kesinlikle atandığınız yere gitmek istemiyorsunuz, eğer yürütmenin durdurulması kararı almadı iseniz dava devam ederken atamanın olduğu yerde görevinize başlamanız gerekir. Bu da kendi içinde birçok problemi içinde barındırmaktadır. Dava sonuçlanana kadar adeta göçebe gibi oradan oraya taşınmak zorunda kalmak istenmiyorsa yürütmenin durdurulması alınması şarttır.

Yürütmenin durdurulması kararı ise genel olarak  2 ya da 3 ay içinde mahkeme tarafından verilmektedir.  Bu sürecin en rahat şekilde atlatılması için yürütmenin durdurulması kararı alınması üstün yararınızadır. Süreçte mutlaka askeri dava avukatı desteği almanızı tavsiye ederiz.

askeri avukat idari dava ceza avukatı

Atama işleminin iptali davalarında çoğunlukla görülen hukuka aykırı işlemler nelerdir?

Askeri personelin atama işleminin iptali davasında davanın haklı bulunmasında genel olarak kabul edilen hukuka aykırılıkları sıralarsak ;

1-Atama işlemlerinde eş-çocuk ve aile birliği ve huzuru durumlarının gözetilmemesi9-Atama işleminin istek dışı yerlere yapılarak atama isteği olunan yerlerin dikkate alınmaması
2- Atama yetkisinin keyfi/hukuka aykırı olarak kullanılması10- Atama talebinin reddi
3-Atama yönergelerinde belirlenen hükümlerin hukuka aykırı olması11-Disiplin sorunları veya başarısızlık halleri nedeniyle yapılan hukuka aykırı atamalar
4-Garnizon süresi dolmadan atama yapılması12- Sağlık sebepleri nedeniyle yapılan hukuka aykırı atama işlemleri
5-Atama işlemi tesis edilirken kadro durumunun gözetilmemesi13-Safahat puanları dikkate alınmadan yapılan atamalar
6-Atamaya esas idari işlemin ya da zaruri durumun açıklanmaması ya da eksik açıklama yapılması14-Kadro eksikliği nedeniyle yapılan hukuka aykırı atamalar
7- Atama işlemi yapılırken sıra ilkesine uygun hareket edilmemesi15-Cezalandırma amaçlı geçici görevlendirmelerin süreklilik arz etmesi ya da doğrudan cezalandırma amaçlı atamalar
8-Atama işleminin kamuya yararı gözetilmeden yapılmış olması16-Komutanlık işlemleri şeklinde yapılan hukuka aykırı atamalar

               Askeri personelin atama işleminin iptali davasında başlıklar halinde yukarıda saydığımız işlemin iptaline neden olan hukuka aykırılıkları kısa özetlerle açıklayalım.

1-Atama işlemlerinde eş-çocuk ve aile birliği ve huzuru durumlarının gözetilmemesi

Danıştay birçok kararında

  • – Eşin devlet memuru olması halinde onun durumu
  • -Çocukların öğrenim hayatının aksayacak/çok zorlaşacak ya da düzeninin oldukça bozulmasına neden olacak olması

Durumlarının gözetilmemiş olmasını hukuka aykırı bulmaktadır. Türk Hukuk sistemi gerçekten aile yapısının korunmasına önem vermektedir. Yargı sistemi de bu durumu gözettiği görülmektedir. Amaç ise aileyi parçalanmaktan kurtarmak, aile bireylerini bir arada tutmak suretiyle ailenin huzur ve mutluluğunu devam ettirmek ve bu yolla kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri için gerekli ortamı sağlamak olduğu kuşkusuzdur.

2- Atama yetkisinin keyfi/hukuka aykırı olarak kullanılması

Askeri personelin atama işlemi de idarenin takdir yetkisine dayalı işlemlerden bazılarıdır, ancak idareye tanınan takdir yetkisi hukukun tanıdığı sınırlar ve eşitlik kuralları gözetilmek suretiyle kullanılmalıdır. Ve bu yetkinin kamuya yararlı olacak şekilde verilen hizmetin gerekliliği gözetilerek objektif, geçerli nedenlerle ve makul şekilde kullanılmalıdır. Bu hususlar gözetilmeden sınırlar aşılırsa atama işlemi keyfilik taşıyacak ve hukuka aykırı olacaktır.

yargıtay kararı gaziantep ceza avukatı boşanma avukatı

3-Atama yönergelerinde belirlenen hükümlerin hukuka aykırı olması

Hukukumuzda anayasal olarak tanınan “Normlar hiyerarşisi” ilkesi gereğince, hukuk kuralları üstten alta doğru;

“Anayasa”, “Kanun”, “Kanun Hükmünde Kararname”, “Tüzük”, “Yönetmelik” ve “Diğer alt düzenleyici işlemler (Yönerge, Genelge vb.)” şeklinde sıralanır.

Bir alttaki norm üzerindeki norma aykırı olamaz. Bu temel ilke gereği normlar hiyerarşisinde daha üst bölümde yer alan kurallara aykırı olarak idare tarafından düzenleyici tasarrufların yürürlüğe konulması hukuka uygunluk teşkil etmeyecektir. Bu sebeple atama yönergesi kanunlarla veya daha üst normlarla ön görülmeyen yöntemler kullanılarak belirlenmişse ve buna bağlı olarak yapılan atamalar varsa hukuka aykırılık teşkil edecektir. Özetle yasanın tanıdığı bir hakkın daha alt kademede bulunan idari bir işlemle ortadan kaldırılması mümkün değildir.

gaziantep ceza ve boşanma avukatı

4-Garnizon süresi dolmadan atama yapılması

Askeri personelin garnizon hizmet süresini doldurmadan veya bu yönde bir talebi olmaksızın ya da bir atanma talebinde bulunmuş olsa dahi, bunun idare tarafından talep üzerine ya da kendiliğinden değerlendirilmesi, ancak Atama Yönetmeliği’nin 12 ve 24 üncü maddelerinde sayılan hallerin gerçekleşmesine bağlıdır. Bu nedenler gerçekleşmediği sürece yapılan atama işlemi hukuka aykırıdır.

5-Atama işlemi tesis edilirken kadro durumunun gözetilmemesi

Askeri personelin ataması işlemlerinde komutanlık emrine yapılan atanma işlemi, her subayın/askerin sınıf ve branşına uygun bir kadro görevine atanması gerekmektedir. Örneğin albay rütbesinde olan askeri personelin atanmış olduğu yerde kadrosunun Binbaşı olması, Kıdemli Başçavuş” rütbesini haiz askeri personelin “Kıdemli Üstçavuş” olan bir kadroya verilmesi,  askeri daire başkanı olarak görev yapan askeri personelin hiçbir gereklilik yokken kadrosuz bir komutanlık görevine atanması, tabip subayın sınıf, ihtisas ve kadrosu dışında Jandarma Astsubaylığı emrine bir göreve atanmış olması gibi atamalar kadro durumu gözetilmediği için hukuka aykırılık teşkil etmektedir.

yargıtay gaziantep işçi avukatı boşanma avukatı ceza avukatı

6-Atamaya esas idari işlemin ya da zaruri durumun açıklanmaması ya da eksik açıklama yapılması

Askeri personelin atama işleminin iptali davasında  idare tarafından  idari ve zaruri sebeplerin somut bilgi ve belgeye dayandırılmasını aramaktadır. Aksi halde atama işlemi hakkında iptal kararı verilmektedir.

Örneğin personelin işlediği bir suç nedeniyle atama işlemi için zaruri bir sebep doğduğu kabul edilemeyecektir. Buna rağmen bu durumun atamada zaruri sebep kabul edilip atama yapılmış olması hukuka uygun olmayacaktır.

Yine daha 1-2 ay önce atama işlemine tabi tutulmuş personelin yeniden atamasının yapılmasında zaruri durum açıklamasının yetersiz kalması söz konusudur. Bir örnek daha verelim. Yalnızca bir davada tanıklık yapan askeri personelin bu durumunun atama nedeni yapılmış olmasında zaruri neden açıklaması da hukuka aykırılık teşkil edecektir.

7- Atama işlemi yapılırken sıra ilkesine uygun hareket edilmemesi

Atamalarda sıra esası hukuk düzenimizde emredici düzenlemelerle belirlenmiştir. Daha üst düzeyde hizmeti bulunan askeri personelin sırasının altında başka bir göreve atanması hukuka uygun olmamaktadır. Örnek vermek gerekirse ;daha önce ikinci bölge hizmetinde garnizonunda görev yapan bir yeniden ikinci bölge hizmeti için garnizonuna ataması açıkça hukuka aykırıdır. Yine benzer şekilde  2.bölgede geçen fazla hizmet süreleri olmasına rağmen 4ncü kez 2. bölge hizmetini tamamlamış sayılması gereken askeri personelin, 5nci kez yine bu bölgeye atanması işlemi hukuka aykırıdır.

8-Atama işleminin kamuya yararı gözetilmeden yapılmış olması

İdarenin atama işlemi yaparken dikkat etmesi gereken kamu yararı ilkesi  kamu hizmetinin aksatılmadan yürütülmesi şeklinde gerçekleşmelidir. Örnek verecek olursak ; mesleğe yeni başlamış bir pratisyen hekimin yapabileceği bir işe meslekte kademe kat etmiş ve doçent seviyesinde hizmet veren askeri bir tabibin atanması işleminde kamu yararı olmadığı için hukuka aykırılık da vardır. Ayrıca böyle bir atama keyfilik de taşımaktadır.

9-Atama işleminin istek dışı yerlere yapılarak atama isteği olunan yerlerin dikkate alınmaması

926 sayılı Personel Kanunu’nun atamalarda dikkate alınacak hususlar başlıklı bölümünde özellikle atama işlemlerinde personelin öncelikle istekli olunan yerler dikkate alınarak yapılması  gerektiği belirtilmiştir. Ancak idare tarafından yapılan  atama işlemlerinde personellerin tercihlerine nazaran atanma yer ve görevlerinin belirlenmesinde başka esasların dikkate alındığı gözlenmektedir. Personelin tercihleri hiçbir şekilde dikkate alınmadan yapılan atama işlemleri hukuka aykırıdır.

Yargıtay Ceza Avukatı Gaziantep boşanma avukatı

10- Atama talebinin reddi

Kamu hizmetlerinden olan Askeri Hizmetin aksatılmadan yürütülmesinde  kanuni esası dikkate alınarak, önemli bir idari zorunluluk ve mücbir neden olması halinde, personelin rızası olmasa da, garnizon kalış süresinin idarece re’sen uzatılabilmesi mümkün kılınmıştır. Ancak böyle bir gereklilik olmamasına rağmen ve askeri personel talep etmiş olmasına rağmen başkalarının görev sürelerinin önceden uzatıldığı gerekçesiyle, garnizon kalış süresini bitiren personelin atamasının yapılmaması da hukuka aykırıdır .

11-Disiplin sorunları veya başarısızlık halleri nedeniyle yapılan hukuka aykırı atamalar

Görevini gerektiği gibi yerine getiremeyecek şekilde başarısız veya disiplinsiz kabul edilen personelin atamasının bu sebeple atamasının yapılabilmesi için; öncelikle üst amirlerince uyarılmalı, düzelme olmazsa idari ve yasal tedbirler alınmalı ve hukuka uygun şekilde bu durumlar belgelenmelidir. Bu  şekilde gerekli tedbirler alınmadan  yapılan atama işlemi hukuka aykırı olacaktır. Ayrıca belirtmek gerekirse personel hakkında disiplin mahkemesinde dava açılmış olması atamasının yapılması için yeterli/zaruri ve hukuki bir sebep olarak kabul edilemez.  

12- Sağlık sebepleri nedeniyle yapılan hukuka aykırı atama işlemleri

Kişinin kendisinin, eşinin ya da ailesinden birinin sağlık durumları nedeniyle gereken zorunluluklar gözetilmeden yapılan atama işlemleri hukuka aykırı olacaktır. Aile bütünlüğünün korunmasına kanun çok fazla önem vermektedir. Örneğin, atamaya esas sağlık kurulu raporunda, personelin  eşinin hastalığına dair uzman doktor bulunan garnizonlarda ikametinin ve ayda bir kontrolünün uygun olduğu  bir halde iken bu rahatsızlığa dair uzmanın olmadığı bir birliğe atama yapılmış olması hukuka aykırıdır. Ya da komando olamaz raporu bulunan askeri personelin, komando ihtisaslı subayın atanması gereken  göreve  atanması işlemi hukuka aykırıdır.

13-Safahat puanları dikkate alınmadan yapılan atamalar

Askeri personellerin ataması işleminde garnizonlardaki toplam safahat puanlarını dikkate alan bir sıralama yapılarak atama yapılmalıdır. Buna aykırı yapılan atama işlemi hukuka aykırıdır.  

14-Kadro eksikliği nedeniyle yapılan hukuka aykırı atamalar

Kadro ataması yapan idare tarafından belirtilen kadro ihtiyacının, askeri personelden daha önce ilgili Garnizona atanmış subaylar arasından karşılanması mümkünken dışarıdan personel ataması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.  

arşiv ceza avukatı gaziantep adli sicil

15-Cezalandırma amaçlı geçici görevlendirmelerin süreklilik arz etmesi ya da doğrudan cezalandırma amaçlı atamalar

Cezalandırma amaçlı olarak, atama işlemi tesis edilemez, bu yönde yapıldığı izlenimi olan atama işlemleri somut bilgi ve belgelere dayanmazsa soyut bir değerlendirmeden ibaretse hukuka aykırı kabul edilecektir.  Ve yine geçici görevlendirmelerde sınır aşarak kalıcı bir hal alması durumu da bir nevi cezalandırma olarak kabul edilmekte ve hukuka aykırı bulunmaktadır.

16-Komutanlık işlemleri şeklinde yapılan hukuka aykırı atamalar

Askeri personellerin atanmasında Atama Yönetmeliğinde gösterilen zorlayıcı ve ivedi haller olmadıkça atandırıldığı görev yeri dışında çalıştırılması mümkün değildir, personelin süreklilik arz eden mahiyette ve atamaya yetkili makamın dahi onayını görmeyen, ve yine hizmet gerekleri ile bağdaşmayan görev yeri değişiklikleri de  hukuka aykırıdır.

 Görüleceği üzere yazımızda askeri personellerin atama işlemlerinin iptali davalarında hukuka aykırı olarak görülen ve  sıklıkla karşılaşılan durumlar hakkında detaylı açıklamalar yaptık. Bu hususlarda hakkınızda yapılan işlemlerin hayatınızın kalan kısmını etkileyeceğini unutmayın. Hukuka aykırı bir işlem varsa karşılığında hukuki mücadele vermek esastır.


Askeri Davalara Yönelik Diğer Yazılarımız

  • ASKERİ PERSONELLERİN ATAMA İŞLEMİNİN İPTALİ DAVASI ?
    Askeri personelin atama işleminin iptali davaları askeri davalar içinde sıklıkla rastladığımız davalardandır. Atama işlemi askeri personele tebliğ edildikten sonra askeri personel 60 gün içinde yürütmenin durdurulması istemli atama işleminin iptali
  • Askeri Güvenlik Soruşturması Davaları
    Aşağıda sıkça tarafımıza sorulan sıkça soruları sizler için derledik. Bahsi geçen derleme 17 Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe giren GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU‘dan yola çıkarak hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
  • Uzman Çavuşun Disiplinsizliği Sözleşmenin Feshi
    Asker kişi hakkında (Uzman Erbaş / Uzman Çvş.) suç işlediğinden bahisle sözleşmesinin fesh edilebilmesi için, hakkında açılmış olunan soruşturma sonucu ve yapılan yargılama kapsamında mahkumiyet hükmü verilmesi gerekir. Yani disiplinsizlik
  • Eğitimde Başarısızlık Askeri Uzman Statüsüne Son Verme
    Kanuni Dayanak Uzman Erbaş Yönetmeliği Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri Madde 13 — Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak
  • Sözleşmeli Erbaş ve Erin Görevde Başarısız Olması
    ÖZET: Davacı (Sözleşmeli Er / Erbaş) hakkında disiplin soruşturması dosyası incelendiğinde UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞI hastane raporları ile tespit edilmiş olsa dahi tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, sadece
  • Askeri Ceza Kanunu Kapsamındaki Davalar
    Askeri suç; “Yalnızca asker kişi sıfatını taşıyan kişiler tarafından askeri bir hizmet veya görevin ihlâl edilmesi suretiyle işlenen suçlarla, unsurları kısmen veya tamamen genel ceza kanunlarında öngörülen ve askeri ceza

Aşağıda sıkça tarafımıza sorulan sıkça soruları sizler için derledik. Bahsi geçen derleme 17 Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe giren GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU‘dan yola çıkarak hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.

Zaman zaman mevzuat ve mahkemelerde ki görüş değişiklikleri olabilmekte olup, konuya ilişin memurlar kanununa , askeri mevzuata hakim veya en azından idare hukuku ile ilgilenen bir uzman avukat ile iletişim halinde olmanız haklarınız için önem arz etmektedir.

Gaziantep Boşanma Avukatı sıkça sorulan sorular

Sıkça Sorulan Sorular

Arşiv araştırmasın nedir?

Arşiv araştırması;

  • a) Kişinin adli sicil kaydının,
  • b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının,
  • c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının,
  • ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,
  • d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir.

Güvenlik soruşturması nedir?

Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin;

a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,

b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin,

c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının,

mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir.

arşiv araştırması güvenlik soruşturması avukat

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını hangi birim yapar?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirlikleri tarafından yapılır.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında yasak olan işlem ve fiiller nelerdir?

Bu araştırmayı yapmakla görevli birimlerde yetkilendirilmiş personel, hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapamaz, log kayıtlarını değiştiremez veya silemez, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşamaz veya yayın yoluyla duyuramaz. Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşamaz ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına veremez.

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunu kim değerlendirip sonuca bağlar?

Bir komisyon kurulur. Bu komisyon Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur.

Güvenlik Soruşturmasında Nelere Bakılır?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle aşağıdaki hususlar araştırılır:

  • Kişinin adli sicil ve arşiv kaydı,
  • Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının,
  • Kişi hakkında herhangi bir soruşturma veya kavuşturma olup olmadığının,
  • Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171. maddesinin beşinci ve 231.maddesinin 13. fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların,
  • Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının,
  • Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin,
  • Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin,
  • Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının,

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında temel amaç, kamu görevinin o görevde bulunması uygun olmayan kişiler tarafından yürütülmesinin önüne geçmektir. Güvenlik soruşturması , başta milli güvenlik alanında kritik öneme sahip asker, polis, hakim, savcı olmak üzere bazı kamu görevlileri hakkında uygulanmaktadır.

Güvenlik Soruşturması Ne Kadar Sürer ?

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması taleplerinin ilgili makama ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçları en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 iş günü içinde cevaplandırılır. Ancak sonuçların ilgili kurumlara ulaşması ve kurumların bu sonuçları değerlendirip karara bağlamaları da dikkate alındığında belirtilen bu süreler uygulamada bir hayli aşılmaktadır.

Hatta bu süreler bazı kurumlar için 1 yıla yakın sürdüğü ve mağduriyete yol açtığı görülmektedir. Uzayan güvenlik soruşturmanız var ise kuruma bir dilekçe ile başvurarak sonuçlandırılmasını talep edebilirsiniz.

Güvenlik Soruşturması Ahlaki Durum neleri kapsar?

Güvenlik soruşturması işlemi, Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılmış bulunan “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği” hükümlerine göre yürütülmektedir. Anılan yönetmelikte “güvenlik soruşturması” kavramı şu şekilde tanımlanmıştır:

“Güvenlik soruşturması: Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından halen aranıp aranmadığının, kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerinde ilişiği ile adli sicil kaydının ve hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, yıkıcı ve bölücü faaliyetlerde bulunup bulunmadığının, ahlaki durumunun, yabancılar ile ilgisinin ve sır saklama yeteneğinin mevcut kayıtlardan ve yerinden araştırılmak suretiyle saptanması ve değerlendirilmesini…ifade eder.”

Aynı yönetmeliğin “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında araştırılacak hususlar” maddesinde:

“Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak, kişinin kayıtlı ikamet adresi ile fiilen ikamet ettiği adres esas alınmak suretiyle
ç) Şeref ve haysiyetini ihlal edecek ve görevine yansıyacak şekilde kumara, uyuşturucuya, içkiye, paraya ve aşırı bir şekilde menfaatine düşkün olup olmadığı, ahlak ve adaba aykırı davranıp davranmadığı, araştırılır.” (m. 11/1-ç) hükümlerinin yer aldığı görülmektedir.

Güvenlik soruşturması ahlaki durum otel kayıtları?

Güvenlik soruşturmasında ahlâki durumun değerlendirmesi bağlamında otel kayıtlarının incelenip incelenmediği hususu sıkça sorulmaktadır.

Bu kayıtların bu maksatla incelenmesinin hukuka uygun olup olmadığı tartışmasını bir yana bırakarak öncelikle ifade etmek gerekir ki, otel ve pansiyon kayıtları 1174 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu hükümleri çerçevesinde düzenli olarak kolluk birimlerine gönderilmektedir. Bu bilgilerin uygulamada güvenlik soruşturması sürecinde bir değerlendirme kriteri olarak kullanıldığı da bilinen hususlardandır.

Bununla birlikte söz konusu kayıtların yukarıda da ifade ettiğimiz üzere “güvenlik soruşturması” sürecinin öngörülme maksadı ile ne ölçüde bağdaştığının objektif bir şekilde ortaya konulması gerekir. Keyfî nitelendirmelerle kişilerin özel hayatlarına dahil olan tercihler, memuriyet sürecinde karşılarına engel olarak çıkartılamaz.

“İnternet kayıtları”nın güvenlik soruşturması ahlâki durum değerlendirmesinde bir kriter olarak kullanılıp kullanılmayacağı sıklıkla sorulmaktadır. Öncelikle bu “internet kayıtları” kavramından ne anlaşıldığının ortaya konulması gereklidir. İnternet kayıtlarından kastedilen, herkesin erişimine açık olan haber niteliğindeki bilgiler, açık kaynak verileri ise -objektif olarak teyit edilmeleri ve yukarıda belirttiğimiz ölçüler çerçevesinde memuriyete engel teşkil edecek yoğunluk ve ağırlıkta olmaları kaydıyla- ölçü olarak kabul edilebilmektedirler.

Bununla birlikte eğer ziyaret edilen web siteleri gibi erişim bilgileri kastediliyorsa bu verilere erişim, yasada son derece sıkı usul koşullarına bağlanmış olup, yasada öngörülen maksatlar dışında kullanılmaları söz konusu olamayacağından güvenlik soruşturması sürecinde bir değerlendirmenin konusu olamazlar.

fuhuş suçu gaziantep avukat fuhuşa aracılık etmek fuhuşa teşvik

Otel kayıtları poliste ne kadar saklanır?

Otel kayıtları emniyet genel müdürlüğüne bağlı kimlik bildirim daire başkanlığınca süresiz olarak saklanır. Bu kayıtlar hiç silinmez.

Otelde kalmak memuriyete engel mi?

İçişleri Bakanlığı mevzuat gereği otelde kalan kişinin kaydını tutar. … Otel kayıtlarınızın ahlaki zaaf olarak değerlendirilmesi için ise çok sayıda farklı kişiyle birlikte otel kaydınızın bulunması ve bu nedenle memurluğa giriş şartını taşımamanız anlamına gelmektedir.

GBT de neler çıkıyor?

Kişi hakkında geçmişinde ahlaki ya da toplumsal bir suç işlemiş ya da işlememiş olduğu GBT uygulaması sonrasında çıkan verilerde görülebilmektedir. Ayrıca GBT’sine bakılan kişinin hükümlü ya da eski hükümlü olup olmadığı da bu sorgulamalar sonucunda öğrenilebilmektedir.

Güvenlik soruşturmasında telefona bakılır mı?

Güvenlik soruşturmasında telefon kayıtlarına bakılır mı? Bu soru memur olmak isteyen tüm adayların kafasında soru işaretidir. Makalemizde bu soruya cevap vereceğiz. … Güvenlik soruşturması bir idari işlem olup salt bu neden ile telefon dinlemesi yapılamaz.

Asker kişi hakkında (Uzman Erbaş / Uzman Çvş.) suç işlediğinden bahisle sözleşmesinin fesh edilebilmesi için, hakkında açılmış olunan soruşturma sonucu ve yapılan yargılama kapsamında mahkumiyet hükmü verilmesi gerekir.

Yani disiplinsizlik fiili bir suça dayandırılıyorsa ve buna bağlı olarak sözleşme fesih edilecekse mutlak surette adli yargıda bir mahkumiyet hükmü olması gerekmektedir.

Aksi düşünce hasıl olursa kişinin masumiyet karinesi ihlal edilmiş olur ve ortada bir yargılama olmadan kişi cezalandırılmış olacaktır.

Avukatlık Ofisimiz bu konuda mağdur Uzman Çavuş müvekkilimiz için vermiş olduğu hukuk mücadelesini 31.12.2020 tarihinde yeni yıla girmeden kazandı.

yargıtay gaziantep işçi avukatı boşanma avukatı ceza avukatı

İşte Mahkeme Kararının Tüm Detayları

T.C.
İSTANBUL
14.İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO : ……………
KARAR NO : ……………
DAVACI : ………………..
VEKİLİ :………………..
DAVALI : ……………….
VEKİLİ : Avukat Ali Tümbaş – Avukat Aziz Cihan Kaçıran

DAVANIN ÖZETİ

İstanbul ili, ……. Tugay Komutanlığı emrinde Piyade Uzman Çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08/06/2020 gün ve 1367492 sayılı işlemin; haksız ve hukuka aykırı olduğu, zira Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hakkında başlatılan soruşturma neticesinde sözleşmesinin feshedildiği,

Söz konusu soruşturmanın kendisi ile ilgili olmadığı, komutanının bir takım usulsüz işlerinden dolayı soruşturma açıldığı, sözleşmesinin feshedilmesini gerektirecek hiçbir somut delilin bulunmadığı, hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının olmadığı iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Sözleşme fesih ve yenileme işlemlerini düzenleyen mevzuat hükümlerinde, uzman erbaşların sözleşme süresinin bitiminde terhis edilecekleri, ancak ilgilinin talebi olması ve belirlenen şartları taşıdığının anlaşılması halinde sözleşme süresinin uzatılacağı ve nihayetinde sözleşmesi uygun görülenlerin yeni bir taahhütname imzalayarak göreve devam edeceğinin belirtildiği, bunun yanında görevde başarısız olduğu kabul edilen uzman erbaşların sözleşme sürelerine bakılmaksızın her zaman TSK’dan ilişiklerinin kesileceğinin hüküm altına alındığı, görevde başarısız olma durumları açısından mevcut mevzuatta herhangi sınırlayıcı bir kıstas getirilmediği, bu konuda idareye takdir yetkisi tanındığı, idarenin takdir yetkisi kapsamında disiplin bozucu, askerlik mesleği değerleriyle bağdaşmayacak nitelikte suç ve fiillerin işlenmiş olması halinde uzman erbaş statüsünün son bulmasını öngörmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, göreve alınan personelden faydalanma imkanının kalmadığı ya da disiplin ve ahlaki durumu TSK’da görev yapmayı engelleyici düzeye ulaşması halinde personel hakkında devam etmekte olan yargılama sürecinin beklenmeyeceği ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul 14. İdare Mahkemesince dava dosyası incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun “Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar” başlıklı 12’nci maddesinde; “Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır. Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar. Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir. Ayrıca; a) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların, b) (Değişik birinci cümle: 22/1/2015 – 6586/78 md.) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; 1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların, 2) Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların, c) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların, ç) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların, d) (Değişik: 31/1/2013-6413/45 md.) Son olarak verilen de dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olanların veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların, e) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, ilgili yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından uygun görülmeyenlerin, f) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların, Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Her ne sebeple olursa olsun, sözleşmesi feshedilerek Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen uzman erbaşlar, tekrar Türk Silâhlı Kuvvetlerine alınmazlar.” hükmüne yer verilmiştir.

20/09/2005 gün ve 25942 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliğinin “Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.

Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.
Ayrıca;
a) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,
b) (Değişik:RG-21/1/2016-29600) Verilen ceza, ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse ve affa uğrasa dahi;
1) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasnii, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflâs gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,
2) 1632 sayılı Kanunun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,
c) 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 10 uncu maddesinde belirtildiği şekilde sağlık nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılanların,
ç) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,
d) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların,

e) (Değişik:RG-12/4/2014-28970) Son olarak verilen de dâhil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkûm olmak veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası alanların,
f) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, 12/3/1997 tarihli ve 22931 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yabancı Uyruklu Kişilerle Evlenen Subay, Astsubay, Sözleşmeli Subay, Sözleşmeli Astsubay, Uzman Jandarma ve Uzman Erbaşlar Hakkında Yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından uygun görülmeyenlerin,
g) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların,
ğ) (Ek:RG-12/4/2014-28970) Haklarında yüksek disiplin kurulları tarafından Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası verilenlerin,
Tugay, bağımsız tugay, tümen, bölge (ve eşidi) komutanlarınca veya eşidi kurum amirlerince; ordu, kolorduya (ve eşidi) doğrudan bağlı birlikleri ile eşidi kurum amirleri için kurmay başkanlarınca; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile Millî Savunma Bakanlığına doğrudan bağlı birlikler için personel başkanlarınca veya yetki verilen komutanlıklarca; Sahil Güvenlik Komutanlığında ise Sahil Güvenlik Komutanlığınca sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir.
Sözleşmenin feshedildiği, ilgili kuvvet komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve ilgili amirine, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından da ilgili birlik komutanlığına bildirilir. Kendisine tebliği müteakip, yapılacak devir-teslim ve diğer işlemlerin sonunda ilişik kesme ile fesih tamamlanır.
Her ne sebeple olursa olsun, sözleşmesi feshedilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiği kesilen uzman erbaşlar, tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmazlar.
Uzman erbaş olarak göreve başlamış olup da, daha sonra bu Yönetmelikte belirtilen şartlara sahip olmadığı anlaşılanlar hakkında da fesih işlemi yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, 47. Komando Tugay Komutanlığı emrinde Piyade Uzman Çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08/06/2020 tarihli işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının devriye bahanesi ile Piyade Yüzbaşı …. ile birlikte konteynırlara yükleme yapılan bölgede bulunduğu, kaçak sigara yükleme yapılan konteynırları arazide yer değişimini sağlayan Piyade Yüzbaşı ….. ile birlikte devriye attığı, paraya ihtiyacı olması nedeniyle borç para aldığından bahisle kendisinden istifade edilemeyeceği kanaatiyle sözleşmesinin feshedildiği, davacının sözleşmesinin feshine dayanak alınan fiilleri nedeniyle Reyhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/…. soruşturma sayılı dosyasında davacı hakkında soruşturmanın devam ettiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının sözleşmesinin kaçakçılık suçunu işlediği, bu nedenle kendisinden istifade edilememe sebebiyle feshedildiği, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, sözleşmeli Piyade Uzman Çavuş olarak çalışmakta olan davacının sözleşmesinin feshedilebilmesi için, iddia olunan suçları işlediğine dair adli bir soruşturma sonucu yapılan yargılama kapsamında mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği, bir başka deyişle disiplinsizlik fiilinin anılan suçlara dayandırıldığı hallerde sözleşmenin feshedilebilmesinin yasal mevzuat kapsamında, kişinin bu suçtan adli yargıda mahkumiyet hükmü almış olmasına bağlandığı, davacı hakkında adli yargıda verilmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı görüldüğünden, davalı idare tarafından dava konusu sözleşme fesih işleminin dayanağı olarak belirtilen yasal mevzuat hükümleri gereğince davacının sözleşmesinin feshi için aranan şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu işlemin iptaline; aşağıda ayrıntısı gösterilen …. yargılama gideri ile davanın karara bağlandığı tarihte yürürlükte bulunan …… vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücretinin talep edilmemesi halinde karar kesinleştiğinde davacıya re’sen iadesine; kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 31/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


TÜRKİYE’NİN HER ŞEHRİNDE Kİ ASKERİ DAVALAR İLE OFİSİMİZ İLGİLENMEKTEDİR

BİZİM İLE İLETİŞİME GEÇİNİZ


Kanuni Dayanak

Uzman Erbaş Yönetmeliği

Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri

Madde 13 —

Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenler ile ayrılmak isteyenlerin sözleşmeleri feshedilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Peşin olarak ödenen aylık ve aylık ile birlikte ödenen diğer tüm özlük haklarının çalışılmayan günlere ait kısmı geri alınır.

Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.

MADDE 28 ‒

Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine göre istihdam edilen personelden, kendi kusurları olmaksızın sözleşmesi feshedilenler ile kendi isteği ile sözleşmesini yenilemeyenler veya ayrılanlar ilgili mevzuattaki şartları sağlamak şartıyla, uzman erbaşlığa ve astsubaylığa başvurabilirler. En az üç yıl görev yapmış olanlar, müteakip sözleşme süresi içerisinde başvuru yapabilir. Bu durumda olanların, başvurularının kabul edilmesi halinde uzman erbaşlığa geçenlerin veya astsubaylığa nasbedilenlerin sözleşmeleri kendiliğinden son bulur. Başvuruda bulunan sözleşmeli erbaş ve erlere nitelik belgeleri, görev yerleri, hizmet süresi, eğitim durumu, takdir ve ceza durumları dikkate alınarak öncelik verilir.

yargıtay kararı gaziantep ceza avukatı boşanma avukatı


Emsal Mahkeme Kararları

1 Nolu Örnek Karar

Görev başı eğitim sonunda tabi tutulduğu sınavda, sınav kağıdının değerlendirilmesinde hata yapıldığı anlaşılan, gerçek notu, sözlü notu ve kanaat toplamı 50’yi geçen davacı uzman jandarma çavuşun statüsüne son verilmesi işlemi hukuka aykırı düşmüştür.

Mevzuat hükümlerine uygun olarak davacı, beşinci ayın sonunda yapılan test şeklinde tek seçmeli olarak hazırlanan 100 yazılı sınav sonunda 55 doğru cevap vermiş ve 40 tam not üzerinden 22 puan almıştır. Diğer taraftan komisyon tarafından sözlü sınavda 30 puan üzerinden 5 puan takdir edilmiş, keza şahsi gelişme kartına kanaat notu olarak 20 not takdir edilmiş ve böylece davacının görevbaşı eğitimi sonunda toplam notu 57 olarak gerçekleşmiş ve 50 baraj notunu aşmıştır.

Davalı idare yazılı sınav sonucunun değerlendirilmesinde hataya düşmüştür. Savunma ekinde gönderilen yazılı sınav soruları, cevap anahtarı ve davacının cevap kağıdı incelendiğinde doğru cevap sayısı idarenin belirttiği gibi (13) değil (55)’ tir. Her sorunun değeri 0,4 puan olduğuna göre davacının yazılı sınav puanı 22 olarak teşekkül etmektedir. Maddi hata bulunan bu hesap nedeniyle 50 baraj puanın üzerine çıkan davacının uzman jandarma statüsüne son verilme işleminin sebep yönünden hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, sebep ve amaç yönünden hukuka ve mevzuata aykırıdır.
(AYİM.1.D.7.11.2000; E.00/328, K.00/1033)

Yargıtay Ceza Avukatı Gaziantep boşanma avukatı

2 Nolu Örnek Karar

Görev başı eğitiminde 5 ay birlikte görev yaptığı amirlerince kendisine 30 üzerinden 26 not takdir edilen, yazılı sınavda da 40 üzerinden 22,4 not alan davacıya sözlü sınavda 30 üzerinden 1 not verilmesinde takdir zaafı olduğu saptandığından; 100 üzerinden 49,4 not aldığı ve başarısız olduğu gerekçesiyle davacının uzman jandarma statüsüne son verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
(AYİM. 1.D.9.10.2001; E.01/825, K.01/1044)

yargıtay gaziantep işçi avukatı boşanma avukatı ceza avukatı

3 Nolu Örnek Karar

Görev başı eğitiminde başarılı sayılması için 50 puanı elde etmesi gerekirken 38.18 puan alan, değerlendirme sürecinde de maddi ve hukuki hata da yapılmadığı görülen davacı Uz.J.Çvş.’un görev başı eğitiminde başarısızlığı nedeniyle TSK’dan çıkarılma işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.

(AYİM 1.D., 11.01.2005; E.05/55, K.05/32)

ÖZET:

Davacı (Sözleşmeli Er / Erbaş) hakkında disiplin soruşturması dosyası incelendiğinde UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞI hastane raporları ile tespit edilmiş olsa dahi tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, sadece bu olayın davacıdan istifade edememe sebebiyle sözleşmesinin feshi işlemi için yeterli olmadığı, bunun dışında davacıdan istifa edilemediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında istifade edilememe hali somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından

Dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, sözleşmeli er / erbaş’ın görevine iadesi ile birlikte mahrum kalmış olduğu tüm özlük haklarının ve dava sürecinde alamadığı maaş / ücretlerinin iadesine karar verilmiştir.

Son zamanlarda sözleşmeli er ve erbaşların sözleşmeleri bu tarz usulsüz ve hukuksuz şekilde fesihler ile artmış olup. Avukatlık ofisimiz bu tarz davalarda öncelikle yürütmenin durdurulması ve sonrasında alınan sözleşmenin feshi kararının idare mahkemesinde iptali ile sözleşmeli er ve erbaşın göreve dönmesi için hukuksal çalışmaları vardır.

Askeri davalara bakan avukatlarımız açılan davalarda sadece sözleşmeli er ve erbaş’ın göreve iadesi değil aynı zamanda sözleşmeli er ve erbaş’ın özlük hakları ve alamadığı maaşları içinde ayrıca mücadele etmekteyiz.

Yargıtay Ceza Avukatı Gaziantep boşanma avukatı

KANUNİ DÜZENLEME

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 12. maddesine “Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan” şeklinde bir kriter de koymuştur. Söz konusu kriterin ayrıntısı Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesinde düzenlenmiştir. Bunlar:

  • 1) Görevde başarısız olanlar,
  • 2) Atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar,
  • 3) Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler,
  • 4) Atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşlar şeklindedir.

İdare, başarısızlık ve kendisinden istifade edilememe nedeniyle sözleşme feshi işlemini veya sözleşme yenilememe işlemini gerek ilk sözleşme süresi içinde gerek müteakip sözleşme süreleri içinde herhangi bir zamanda veya sözleşme bitim tarihlerinde tesis edebilir. Ancak idarenin sahip olduğu bu takdir yetkisini hukuk ilkeleri çerçevesinde objektif gerekçelerle kullanmak zorunda olduğu ve takdir yetkisinin bu çerçevede kullanılmasının yargı denetimi içinde kaldığı tüm tartışmalardan uzaktır.

Ancak idare tarafından “kendisinden istifade edilememe” gerekçesiyle tesis edilen sözleşme fesih işlemlerinde çoğunlukla takdir yetkisi objektif sınırlar içinde kullanılmamaktadır.

İdare genel olarak uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi ve sözleşme fesih işlemlerinin gerekçesini “kendisinden istifade edilememesi” biçiminde açıklamakta ise de dayanak gösterilen Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin 13. maddesinde sözü edilen nedenlerden birinin somut olayda ne şekilde gerçekleştiği açıklamasını yapmamaktadır.

Söz konusu madde incelendiğinde kendilerinden istifade edilmeme hallerinin tahdidi olarak sayıldığı görülecektir. Bu sayılan hususların dışında bir halin, idare tarafından bu maddenin kapsamına sokularak sözleşme fesih işlemi yapılması hukuka aykırı olacaktır.

Bu duruma örnek vermek gerekirse, görevden uzaklaştırılan bir uzman erbaşın kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesinin fesih edilmesi işlemini, görevden uzaklaştırma halinin ilgili madde de sayılmamasından dolayı idare mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Davalara konu olan kendilerinden istifade edilememesi gerekçesiyle sözleşme fesih işlemlerine örnek vermek gerekirse;

Alkol kullanımına bağlı yoğun bir disiplinsizlik içinde bulunulması,

Verilen disiplin cezalarına ve uyarılara rağmen askerlik mesleğinin değerlerini sergilemede istenilen düzeye ulaşılamadığı,

Disiplinsiz tutum ve davranışların sürekli hale gelmesi,

Eşiyle ilgili sorunlar ve boşanma sürecinde yaşanılan olaylar,

Lojmanda tavana doğru bir el ateş edilmesi,

Atama dilekçesinde eşiyle ilgili sorunları yazarak aleni hale getirdiği ve böylece eşinin ahlaki durumu hakkında çevresi ve birliğinde olumsuz kanaat oluşturması,

Belgeler ile aşırı derece borçlanıldığının tespit edilmesi.

Sağlık sorunları nedeniyle sürekli rapor aldığından spor, eğitim, görev ve operasyon gibi bütün aktivitelere katılan diğer personel üzerinde olumsuz etki yaratıp tim içinde huzursuzluğa neden olunması,

Evli olduğu halde gayri meşru ilişkiye girerek bu ilişkiden bir çocuğu olması ve amirlerine karşı dürüst davranmaması,

Yüz kızartıcı bir suçtan hakkında kamu davası açılması ve bu suç nedeniyle yaklaşık 2,5 ay tutuklu kalınması,

Yargılaması tutuklu olarak devam etmesi neticesinde kendisine tevdi edilen görevdeki devamlılığı sağlayamadığı, kadro görev yerinin boş kaldığı ve yerine başka bir personel atamasının yapılamaması,

Görev yapılan bölükte askerlik hizmetini yapmakta olan ve astı konumundaki erlerden makam, rütbe ve nüfuzunu kullanarak çeşitli gerekçelerle borç para alınması,

Uzman erbaş statüsüne alındıktan sonra ve intibak dönemi başlamadan yapılan psikoteknik test sınavında başarısız olması nedeniyle askeri araç sürücüsü olarak görevlendirilmesi mümkün olmadığından, istihdam edilmek üzere alındığı “şoför” branşı görevini yürütememesi,

İffetsiz bir kadınla düşüp kalkma,

Kazaen silahla kendini veya başkasını yaralama gibi durumlar örnek olarak verilebilir.

SÖZLEŞMESİ FESHEDİLEN UZMAN ERBAŞ NE YAPMALIDIR ?

Sözleşmesi feshedilen uzman erbaş, idarece işlemin tesis edilip kendisine tebliğ edildiği andan itibaren 60 gün içerisinde yürütme durdurma istemiyle idari yargıda iptal davası açmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir, süresi içerisinde başvurulmadığı takdirde hak kaybı yaşanacaktır.

İptal davaları takibi zor, sürelerin önem arz ettiği dava türüdür. Bu nedenle askeri mevzuatlarda ve idare hukukunda uzman iyi bir askeri dava avukatından hukuki destek alarak bu süreci yürütmeniz gerekmektedir.

yargıtay kararı gaziantep ceza avukatı boşanma avukatı

AVUKATLIK OFİSİMİZCE KARARA ÇIKARILAN ÖRNEK İDARE MAHKEMESİ KARARI

T.C.
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : … KARAR NO :……

DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, Bitlis ili, Tatvan ilçesi, 10. Komd. Tug. 5’inci Komd. Tb. 3’üncü Komd. Bl. Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, “yetersiz ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 01.06.2020 tarihli, 1291120 sayılı işlemin; Tatvan, Çukurca, Mardin, Kuzey Irak, Ceylanpınar (Barış Pınarı Harekatı) bölgelerinde görev yaptığı, görevde başarısız olarak nitelendirilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Dava konusu işlemin 6191 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ile Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13.maddesine göre tesis edildiği, bu kapsamda yapılan incelemede davacının kendisinden istifade edilemeyeceğinin anlaşıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Van 2. İdare Mahkemesi’nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Bitlis ili, Tatvan ilçesi, 10. Komd. Tug. 5’inci Komd. Tb. 3’üncü Komd. Bl. Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, “yetersiz ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 01.06.2020 tarihli, 1291120 sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununun 13/8’inci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli statü ile görev yapan personelin sözleşmelerinin feshine ilişkin özel kanunlarındaki hükümler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma ve çıkarmaya ilişkin diğer kanunlarda düzenlenmiş hükümlerin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sözleşmeli erbaş ve erlerin sözleşme fesih ve yenileme işlemleri 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinde düzenlenmiştir.
6191 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin 4’üncü fıkrasında; “Sözleşmeli erbaş ve erlerin sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilir: …b) Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği, sıralı amirlerinin her türlü bilgi ve belgeye dayanarak düzenleyeceği nitelik belgesi ile anlaşılmak.” hükmü düzenlenmiş, 9’uncu maddenin 2’nci fıkrasında ise; ” Sözleşmeli er temin etmekten sorumlu birimler, sözleşmeli erbaş ve erlerde aranacak nitelikler, “sözleşmeli erbaş ve er olur” belgesi düzenleme esasları, müracaat şekli ve zamanı, müracaatın kabul edilmesi, sınav merkezi olarak tespit edilecek komutanlıkların belirlenmesi, sınav heyetlerinin oluşturulması, sözleşmeli onbaşılığa veya sözleşmeli çavuşluğa yükseltilme, sözleşme yapma ve feshi, askerî eğitim, değerlendirmeye esas alınacak nitelik belgesi, görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler ile diğer hususlardaki usul ve esaslar altı ay içerisinde Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.

6191 sayılı Kanunun 9’uncu maddesine istinaden hazırlanıp 08/06/2011 tarih ve 27958 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinin “Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilme sebepleri” başlıklı 17’nci maddesinin 1/b fıkrasında; “Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği, (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri, kadro görev yerlerindeki davranışlarında, askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belgeyle kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süreyle göreve gelmeyenler) sıralı amirlerinin her türlü bilgi ve belgeye dayanarak düzenleyeceği nitelik belgesi ile anlaşılmak.” hükmü düzenlenmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Bitlis ili, Tatvan ilçesi, 10. Komd. Tug. 5’inci Komd. Tb. 3’üncü Komd. Bl. Komutanlığı emrinde piyade sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, 30/01/2020 günü memleketi Nizip’te arkadaşları ile uyuşturucu/esrar alırken jandarma devriye ekipleri tarafından yakalanarak karakola götürüldüğü, idrarında uyuşturucu madde tespit edildiği, idare tarafından davacı hakkında disiplin soruşturması açıldığı ve 6413 sayılı Kanunun 20/1-c maddesi gereğince hizmete engel davranışta bulunmak nedeni ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi teklifinin yapıldığı, komutanı tarafından bu teklifin uygun bulunduğu, “yetersiz ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği” gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 01/06/2020 tarih 1291120 sayılı işlemin tesis edildiği, davacı tarafından bu işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük ve maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, davacının sözleşme süresinin dolmasından önce 01.06.2020 tarihinde görevde başarısız olma ve kendisinden istifade edilememe gerekçesiyle sözleşmesinin feshedilerek terhis edilmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, bu durumun hakkında düzenlenen Sözleşme Fesih Onay Belgesi’nde açıkça yazıldığı, “kendisinden istifade edilememe” halinin ise ilgili Yönetmelik hükümlerinde “sözleşmenin feshedilmesi sebepleri” arasında gösterildiği, yine anılan mevzuat hükümlerinde sözleşmeli erlerin, sözleşme feshi şartlarının sayma yoluyla belirlendiği, bu şartlar altında “kendisinden istifade edilememe” haline koşut bir düzenlemenin yer almadığı görülmekle birlikte; sözleşmeli erlerin kendisinden istifade edilemeyeceğinin sıralı sicil üstlerince anlaşılmış olması halinde sözleşmesinin feshi mümkün bulunmakta olduğuna göre, bu durumun sözleşme feshi aşamasında tespit edilmesi halinde de bu gerekçeye dayanılarak sözleşmeli erlerin sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından uyuşmazlığın çözümü, davacı hakkında tesis edilen dava konusu “sözleşme feshi” işleminin belirtilen tüm yönleriyle hukuki irdelemeye tabi tutulmasını zorunlu hale getirmektedir.
Yukarıda yer verilen Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinin 17. maddesi değerlendirildiğinde; atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananların, yalnızca bu durumları nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananların sözleşmelerinin doğrudan feshedilebileceği, kendisinden istifade edilememe hallerinin yönetmelikte sayma yoluyla açıkça belirtildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda, Mahkememizin 03/12/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden; “davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturmasının akıbeti ile davacı hakkında ‘Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği’ yönünde nitelik belgesi düzenlenip düzenlenmediği sorulmuş olup, davalı idarenin 25/12/2020 kayıt tarihli cevabi yazısının tetkikinde, uyuşmazlık konusu olayla ilgili olarak Yüksek Disiplin Kurulu dosyasının hazırlanmadığı, olayın fesih nedenleri arasında değerlendirilerek takdir yetkisi kapsamında dava konusu fesih işleminin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Diğer yandan, davacı hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilen suçlardan verilen bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, “atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildiği kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamaması, aşırı derecede borçlanması ve mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmemesi” hallerinin söz konusu olmadığı, bu nedenle dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının, “kendisinden istifade edilemeyecek” personel olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, hakkında disiplin yönünden başlatılan soruşturma sonucu Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile tecziyesi yönünde alınan bir kararın da mevcut olmadığı, dolayısıyla davacının Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönetmeliğinin 17. maddesi kapsamında sözleşmesinin feshini gerektirecek koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.


Bu durumda, dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında “Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurmak” suçundan Nizip Cumhuriyet Başsavcılığınca E:2020/775 soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiği, davacı hakkında disiplin soruşturması açılmasının tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, salt bu olayın davacıdan istifade edememe sebebiyle sözleşmesinin feshi işlemi için yeterli olmadığı, bunun dışında davacıdan istifa edilemediğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı hususları göz önüne alındığında istifade edilememe hali somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Öte yandan; Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, yapılan yargılama neticesinde hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemin iptaline,
2-Bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi haklarının dava tarihi olan 05/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine,
3-Adli yardım istemi kabul edildiğinden karşılanmayan ve aşağıda dökümü yapılan 652,30-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından Van İdare ve Vergi Mahkemeleri veznesine yatırılmaması durumunda davalı idareden tahsili için ilgili tahsil dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen……. davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan posta avansının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra re’sen davalı idareye iadesine,
5-Kararın taraflara tebliğine,
6-Tebliği izleyen günden itibaren 30 gün içinde Erzurum Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere, 21/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


UZMAN ERBAŞ SÖZLEŞME FESİH HALLERİ

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu gereği uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve sağlık niteliklerini taşıyanların, müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami 52 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir.

Uzman erbaşlar ile ilgili sözleşme fesih işlemleri 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve bu Kanun uyarınca 20/9/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliğine göre yürütülmektedir.

Kanunda uzman erbaşların kendi isteği ile sözleşmenin sona erdirilmesi ve idare tarafından sözleşmenin fesih halleri yer almaktadır.

Uzman Erbaşların Kendi İsteği İle Sözleşmenin Sona Erdirilmesi

Uzman erbaş arkadaşlar tarafından tarafımıza sıkça sorulan sorulardan birisi uzman erbaşların istifa hakkı olup olmadığı ile ilgilidir. İlgili mevzuatta uzman erbaşların kendi isteği ile sözleşmelerini feshedebilmeleri sadece birkaç durumda mümkündür. Aşağıda sayılan durumlar haricinde sözleşmesi devam eden uzman erbaşların istifa hakları bulunmamaktadır.

İlgili mevzuatta uzman erbaşların kendi istekleriyle sözleşmeyi sona erdirebildikleri durumlar şunlardır;

  • 1) Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde ayrılma
  • 2) Sözleşme süresinin tamamlanması
  • 3) İstihdam edildiği kadronun kaldırılması
  • 4) Astsubaylığa geçiş sınavında başarısızlık hali

İdare Tarafından Sözleşmenin Fesih Halleri

  • 1) Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak edemeyenlerın,
  • 2) Görevde başarısız olanların,
  • 3) Atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olanların,
  • 4) Atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlanması sonucunda kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların,
  • 5) Mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenlerin,
  • 6) Güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlananların,
  • 7) Almış oldukları sicile göre kademe ilerlemesi yapamayanların,
  • 8) Disiplin mahkemeleri veya en az iki disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alanların,
  • 9) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden; bu evlilikleri, ilgili yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından uygun görülmeyenlerin,
  • 10) Çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin veya Türk vatandaşlığından çıkartılanların,
  • 11) Taksirli suçlar hariç olmak üzere diğer suçlardan adlî veya askerî mahkemeler tarafından otuz günden daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile mahkûm olanların,
  • 12) Taksirli suçlar nedeniyle altı ay veya daha fazla süre ile hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkûm olanların,
  • 13) Verilen ceza, tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile istimal ve istihlâk kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmî ihale ve alım ve satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat, isyan suçlarından dolayı mahkûm olanların,
  • 14) Verilen ceza, tecil edilse veya para cezasına çevrilse dahi; Askerî Ceza Kanununun 148 inci maddesinde yazılı suçlardan mahkûm olanların,
  • 15) Bir yıl İçinde üç aydan fazla İstirahat veya hava değişimi alanların,
  • 16) Sağlık yeteneklerini taşımayanların,

Askeri suç; “Yalnızca asker kişi sıfatını taşıyan kişiler tarafından askeri bir hizmet veya görevin ihlâl edilmesi suretiyle işlenen suçlarla, unsurları kısmen veya tamamen genel ceza kanunlarında öngörülen ve askeri ceza kanunları tarafından ayrıca düzenlenen veya yapılan atıf dolayısıyla bu kanunların uygulama alanına dahil edilmiş bulunan, asker kişi sıfatını taşımayan kişiler tarafından da işlenebilen askeri bir yararı korumaya yönelik suçlar askeri suçlardır” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bu davalara bakan avukatlara da askeri ceza avukatı veya askeri davalara bakan avukat denilmektedir.

Söz konusu Askeri Ceza Kanunu kapsamında görülen davalar şu davalardan oluşmaktadır:

  • İç hizmet kanunu kapsamındaki davalar,
  • Görevi ihmal ve kötüye kullanma davaları,
  • İsyan davaları,
  • Emre İtaatsizlik davaları,
  • Firar davaları,
  • İzin tecavüzü davaları,
  • Ast ve üste müessir fiil davaları,
  • Hizmete mahsus eşyayı tahrip ve terk etme davaları,
  • Taksirle adam öldürme davaları,
  • Silah kullanma yetkisi kapsamındaki suçlara ait davalar.
askeri davalar avukatı

Avukatlık Kanunu kapsamında avukatlar her alanda dava alabilir. Buna engel bir düzenleme yoktur. Tıp ve mühendislik alanları gibi uzmanlaşma avukatlıkta yoktur. Bu sebeple boşanma davasıyla ilgilenen avukatın askeri ceza hukuku avukatı veya askeri disiplin avukatı olmasında yasal engel yoktur.

Fakat bu durum maalesef pratikte geçerli değildir. Yani ülkemizde askeri dava avukatı diye bir avukatlık branşı yoktur. Fakat ilgilendiği alan neticesi ile askeri ceza ve askeri disiplin hukuku konusunda tecrübe edinmiş avukat bulmak mümkündür.

askeri avukat idari dava ceza avukatı

Askeri Konularda Uzman Avukat; askeri davalara bakan, bu alanda uzmanlaşmış, uygulamaya hakim, askerlik mesleğinin inceliklerini ve emir komuta zincirini bilen avukata denir. Askeri Konularda Uzman Avukat Gaziantep ve çevresinde çok az bulunmaktadır hatta Askeri Konularda Uzman Avukat bulmak tüm Türkiye’de oldukça zordur. Ali Tümbaş Avukatlık Ofisi olarak alanında kendini yetiştirmiş avukatlarımız olup bizim ile Türkiye’nin hangi şehrinde olursanız olun gerekli organizasyon ile sizlere hizmet verebilmekteyiz.


Konuya İlişkin Arama Kavramları:

  • askeri hukuk fakültesi,
  • askeri avukat arıyorum,
  • askeri avukat nasıl olunur,
  • emekli albay avukat,
  • askeri avukat maaşları,
  • askeri konularda uzman avukat istanbul,
  • askeri avukat hatay,
  • askeri konularda uzman avukat ankara,

Konuya İlişkin Askeri Avukatlarımızca Hazırlanan Diğer Yazılarımızı da İnceleyebilirsiniz:

  • ASKERİ PERSONELLERİN ATAMA İŞLEMİNİN İPTALİ DAVASI ?
    Askeri personelin atama işleminin iptali davaları askeri davalar içinde sıklıkla rastladığımız davalardandır. Atama işlemi askeri personele tebliğ edildikten sonra askeri personel 60 gün içinde yürütmenin durdurulması istemli atama işleminin iptali
  • Askeri Güvenlik Soruşturması Davaları
    Aşağıda sıkça tarafımıza sorulan sıkça soruları sizler için derledik. Bahsi geçen derleme 17 Nisan 2021 tarihinde yürürlüğe giren GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU‘dan yola çıkarak hazırlanmış olup bilgilendirme amaçlıdır.
  • Uzman Çavuşun Disiplinsizliği Sözleşmenin Feshi
    Asker kişi hakkında (Uzman Erbaş / Uzman Çvş.) suç işlediğinden bahisle sözleşmesinin fesh edilebilmesi için, hakkında açılmış olunan soruşturma sonucu ve yapılan yargılama kapsamında mahkumiyet hükmü verilmesi gerekir. Yani disiplinsizlik
  • Eğitimde Başarısızlık Askeri Uzman Statüsüne Son Verme
    Kanuni Dayanak Uzman Erbaş Yönetmeliği Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri Madde 13 — Sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk beş aylık intibak dönemi içerisinde göreve intibak
  • Sözleşmeli Erbaş ve Erin Görevde Başarısız Olması
    ÖZET: Davacı (Sözleşmeli Er / Erbaş) hakkında disiplin soruşturması dosyası incelendiğinde UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞI hastane raporları ile tespit edilmiş olsa dahi tek başına kendisinden istifade edilemeyecek haller arasında sayılmadığı, sadece

Askeri ceza hukuku; ceza hukukunun Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ve ihtiyaçlarına özgü dalına denir. Askeri ceza hukukunun konusu, askeri ceza kanunu ile diğer askeri kanunlarda yazılı suçlar ve bunlara uygulanacak yaptırımların incelenmesidir.

Askeri ceza avukatı ise, askeri davalarda uzmanlaşmış ve genel olarak askeri davalar ile ilgilenen avukattır.

16.04.2017 tarihinde Anayasa değişikliği referandunda askeri yargının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Yeni hukuk düzeninde yargıda birlik amaçlandığı için askeri mahkemeleri kaldırılmıştır. Bu bağlamda, askeri mahkemelerin görev ve yetkileri sivil mahkemelere devredilmiştir.

askeri davalar avukatı

Bu noktada bazı sıkıntılar çıkabilmektedir. Sivil hakimlerin ve avukatların askeri teamülleri, kanun ve yönetmeliklere çok hakim olmaması durumunda yapılan savunma ve beyanlarda eksik veya yanlış değerlendirilme yapılması söz konusu olmaktadır.

Askeri suç; “Yalnızca asker kişi sıfatını taşıyan kişiler tarafından askeri bir hizmet veya görevin ihlal edilmesi suretiyle işlenen suçlarla, unsurları kısmen veya tamamen genel ceza kanunlarında öngörülen ve askeri ceza kanunları tarafından ayrıca düzenlenen veya yapılan atıf dolayısıyla bu kanunların uygulama alanına dahil edilmiş bulunan, asker kişi sıfatını taşımayan kişiler tarafından da işlenebilen askeri bir yararı korumaya yönelik suçlar askeri suçlardır” şeklinde tanımlanmaktadır.

Peki Hangi Suçlar Askeri Suç Olarak Görülür?

Başlıca ve en fazla işlenen Askeri Suçlar şunlardır

  • Madde 63 Yoklama kaçağı, bakaya, saklı, firar:
  • Madde 64 Çağırılıpta gelmiyen yedek subaylarla askeri memurların cezaları:
  • Madde 65 Vazife ve memuriyetlerine gitmeyenlerin cezaları:
  • Madde 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78 Firar
  • Madde 79 Kendini askerliğe yaramayacak hale getirenler
  • Madde 80 Başkasını askerliğe yaramayacak hale getirenler
  • Madde 81 Askerlikten kurtulmak için hile yapanlar :
  • Madde 82 Amire Saygısızlık
  • Madde 85 Amir ve mafevkine hakaret etmek:
  • Madde 87 İtaatsizlikte ısrar edenlerin cezası (emre itaatsizlikte ısrar)
  • Madde 88, 89 silahlı iken yapılan itaatsizliğin cezaları:
  • Madde 90 Mukavemet ve cezası:
  • Madde 91, 92 Amire ve mafevke  fiilen taarruz edenlerin cezaları:
  • Madde 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107 İsyan ve fesat
  • Madde 131 Eşyayı ve malları çalan, satan, rehine veren ve alanlar:
  • Madde 132 Üstünün, astının veya arkadaşının bir şeyini çalanlar :
  • Madde 133 Bozuk ölçü kullananlar:

Askeri Ceza Kapsamında Olanlar:

  • Subay
  • Astsubay
  • Uzman Jandarma
  • Uzman Erbaş
  • Erbaş ve Erler
  • Askeri Öğrenciler
  • Yedek Asker Kişiler
  • Sivil Personel
  • Duruma Göre Siviller
  • Yabancı Asker Kişiler
gaziantep ceza ve boşanma avukatı

Askeri Cezalar İse:

1- Asli Cezalar

  • Hapis Cezaları
  • Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası
  • Müebbet Hapis Cezası
  • Süreli Hapis Cezası ( 1 Aydan az 20 yıldan fazla olamaz.)
  • Adli Para Cezası (Kural olarak Askeri Ceza Kanunu adli para cezası öngörmemiştir. Fakat atıf yaptığı Türk Ceza Kanunu maddelerinde öngörülmüş olabilir.)

2-Feri Cezalar

  • Türk Silahlı Kuvvetlerinden Çıkarma
  • Rütbenin Geri Alınması
  • Askeri Öğrencilikten Çıkarma

3- Askeri Kabahatler

  • Göz Hapsi
  • Oda Hapsi

askeri avukat idari dava ceza avukatı

Asker Kökenli Avukatlar

Asker kökenli avukatlar önceden asker olup sonrasında askerlik mesleğini bırakarak avukat olmuş avukatlara denir. Asker kökenli avukatlar askeri davalarda oldukça fazla aranmaktadır. Fakat kişinin önceden asker olması askeri davalarda uzman olması anlamına gelmemektedir.

Askeri Konularda Uzman Avukat

Avukat Ali Tümbaş Avukatlık Ofisi, görülen askeri ceza davalarında onların haklarını en iyi şekilde savunmak için çalışmalarına büyük bir titizlikle sürdürmektedir. Ceza ve idari dava sürecinin her aşamasında, kararın kesinleşip davanın kapanma aşamasına kadar aynı disiplin içinde müvekkillerine çözümler üretmedir. Avukat Ali Tümbaş Avukatlık Ofisi avukatları; askeri ceza avukatı Gaziantep arayışınızda da hukuki hizmet sunmaktadır. Avukat Ali Tümbaş Avukatlık Ofisi ile iletişime geçerek profesyonel avukatlık hizmetlerinden yararlanabilirsiniz.

2014 yılında Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulunda (JAMYO) öğrenime başlayan davacı hakkında, 07.04.2014 tarihinde öğle yemeği sırasında tartıştığı bir sınıf arkadaşına yemek bıçağı ile saldırdığı, mağdur ile yaşanan boğuşma sırasında mağduru sağ gözünün hemen altından yemek bıçağının ucunu bastırmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ve yüzde sabit eser bırakmayacak şekilde yaraladığı iddiasıyla başlatılan adli soruşturma neticesinde,

Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Savcılığının 03.09.2014 tarih ve 2014/427-304 E K. sayılı iddianamesiyle, “silahla kasten yaralama” suçundan dava açıldığı, dava sonunda Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 23.12.2014 gün ve 2014/481-722 E K sayılı kararı ile haksız tahrik altında silahla kasten yaralama suçundan TCK nın 86/1, 86/3-e. 29 ve 62/1 ncı maddeleri gereğince 8 ay 22 gün hapis ile cezalandırılmasına.

CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve davacının 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesi üzerine JAMYO Yüksek Disiplin Kurulunun 25.05.2015 gün ve 2015/13 sayılı kararla davacının “soruşturma altında olmamak” niteliğini öğrenim süresi içerisinde kaybetmek suretiyle astsubay meslek yüksek okullarına giriş koşullarını kaybetmesi nedeniyle 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanununun 31 ve Astsubay Meslek Yüksek Okulları Yönetmeliğinin 61 ‘inci maddeleri gereğince okuldan çıkarılmasına karar verildiği ve bu kararın J.Gn.K.nı tarafından onaylanmasını müteakip davacıya tebliğ edilerek okuldan ilişiğinin kesildiği görülmüştür.

gaziantep ceza ve boşanma avukatı

Bu durumda, davacı hakkında bir cürümden dolayı kamu davası açılmış ve neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmakla esas itibariyle davacının askeri öğrenciliğe giriş koşullarından olan “soruşturma altında olmamak” koşulunu yitirdiği hususunda tereddüt bulunmamakla beraber bu durumun askeri okuldan çıkarma işleminin tesisi için yeterli bir sebep teşkil edip etmediği ayrıca incelenmelidir.  

Soruşturma altında olmak koşulu, askeri öğrenciliğe girişe engel bir hal olarak kabul edilmiştir. Ancak, askeri öğrencilik için aranılan tüm niteliklere sahip olması sebebi ile askeri okula kabul edilen bir öğrencinin, sırf hakkında bir soruşturma başlatılmış olması sebebi ile bu statüsüne son verilmesi, Anayasanın 2’nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesine ve masumiyet karinesine uygun düşmemektedir. Bu nedenle işlemin tesisine yönelik AMYO Yönetmeliğinin 61’inci maddesinin”… veya öğrenim süresi içinde bu niteliklerini kaybedenler.” Cümlesinin yine aynı Yönetmeliğinin 44/c maddesindeki”… soruşturma altında olmamak.” Hükmü açısından hukuka aykırı olduğu ve iptali de istenmediğinden ihmal edilerek bu davada uygulanmamıştır.

Dolayısıyla davacı hakkında herhangi bir kasıtlı suçtan dolayı mahkûmiyet hükmü bulunmadığı, yargılama sırasında tesis edilen HAGB kararının itiraz üzerine Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından, suç vasfının hatalı belirlendiği gerekçesi ile kaldırılmış olduğu ve bu nedenle davacı hakkındaki yargılamanın henüz sona ermediği de dikkate alındığında, silahla kasten yaralama suçundan hakkında HAGB kararı verilmiş olması sebebi ile davacının askeri öğrencilikten çıkarılması, masumiyet ilkesi ile çeliştiğinden davacının askeri öğrenciliğe giriş niteliklerini kaybettiğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda davacının askeri öğrenciliğe giriş koşullarını öğrenimi sırasında kaybettiği gerekçesi ile askeri okuldan çıkarılmasına karar verilmiş olması, sebep unsuru yönünden hukuka aykırı görülmüştür (AYİM 2. D. 09 Mart 2016, E. 2016/49, K. 2016/396).

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba,
Hukuki sorularınız için bizim ile iletişime geçebilirsiniz.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram