Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Darbe işyeri Gaziantep Avukat Ali Tümbaş

Bildiğiniz üzere 21.07.2016 tarihinden geçerli olmak üzere ülkemizde 90 gün süreli olağanüstü hal ilan edildi. Bu kapsamda Bakanlar Kurulunca çıkarılan ve 23.07.2016 tarihli resmi gazetede yayımlanan 667 sayılı KHK ile birçok dernek, vakıf, sağlık kuruluşu ve özel okul kapatıldı. Bu işyerlerinde çalışan işçilerin durumu ne olacak? İşçiler, kıdem tazminatı başta olmak üzere haklarını alabilecekler mi?

667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

Bu konuda bakılması gereken ilk yer elbette KHK’nın kendisidir. KHK’yı incelediğimizde, ekli listelerindeki kurum ve kuruluşları kapattığını görüyoruz. Ancak, burada çalışan işçilerin durumları ile ilgili bir bilgiye ya da esasa rastlamıyoruz. O halde, bu hususta yeni bir düzenleme yapılana kadar, genel İş Kanunu hükümleri çerçevesinde çözüm aramamız doğru olacaktır.

İşyeri kapanan işçinin hakları

Genel olarak işyeri kapanan bir işçinin haklarının neler olduğunu şu yazımda açıklamıştım. Bu yazımdan da görüleceği üzere, işyeri kapanan işçilerin ihbar ve kıdem tazminatı ile varsa yıllık izin ücretlerini alma hakkı bulunmaktadır. Ancak bu seferki durum biraz farklıdır. İşyerleri kapanmamış, devlet tarafından kapatılmıştır. Peki bu durumda işçilerin bu hakları ne olacak?

Kıdem tazminatı hakkı

Devlet tarafından kapatılan bu okullarda, hastanelerde, derneklerde, vakıflarda, üniversitelerde ve diğer işyerlerinde çalışan işçilerin kıdem tazminatı hakkının olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü bu işçiler, kendi iradeleri dışında işlerini kaybetmiştir ve 147 sayılı eski İş Kanununun 14üncü maddesi gereğince kıdem tazminatlarını hak etmektedir.

Yıllık izin ücreti hakkı

Yine bu işçilerin içinde, henüz kullanamadığı yıllık ücretli izni bulunanlar varsa, bunlara bakiye yıllık izinlerine ilişkin ücretlerinin de ödenmesi gerekecektir.

İhbar tazminatı hakkı

Bu konuda bir tereddüt bulunduğunu söylemek isterim. Normal şartlar altında kapanan bir işyeri olsaydı, bu işyeri işçilerine; işyerinin kapanacağını ve sözleşmelerinin feshedileceğini belirli bir süre önceden bildirmek zorundaydı. Bu bildirimin yapılmaması halinde ihbar tazminatı gündeme geliyordu. Ancak mevcut durum oldukça farklı. İşverenlerin işçilerine bildirim yapmaya vakitlerinin olmadığı bir gerçek. Çünkü bu işyerleri devlet tarafından kapatıldı. Ama işçilerin ihbar tazminatları ne olacak?

Kanaatimce bu konuda kanun koyucunun acilen bir kararname ya da genelge yayımlaması ve ihbar tazminatı ödenip ödenmeyeceğini açıklığa kavuşturması gerekmektedir.

İşçi, bu haklarını kimden talep edecek?

Bir başka kritik soru da budur. Aksine bir düzenleme yapılmadıkça, işçinin muhatabı kapatılan işyeri olacaktır. Kanun hükmünde kararnamede açık bir şekilde kapatılan işyerlerinin “her türlü borçlarından dolayı” hiçbir şekilde hazineden hak ve talepte bulunulamayacağı belirtilmektedir. Görünen o ki; hal edilen tazminatlar ve ücretler için başvuru adresi, kapatılan bu işyerlerinin sahibi işverenler olacaktır.

İşverenler tüm işçilerin haklarını ödeyebilecek mi?

Bunun çok zor olduğunu herkesin kabul edeceğini düşünüyorum. Bir anda tazminatları ve diğer ücretleri ödenmesi gereken binlerce çalışan sıraya girecek ve haklarını talep edecek. İşçilere tavsiyem, bir an önce ihtarname göndererek bu işyerlerinden alacaklarını talep etmeleri ve ödenmemesi halinde acilen dava açmaları yönündedir.

Yetkili makamlar düzenleme yapmalı

Bütün bu yazının, genel iş hukuku bilgilerinden yola çıkarak yazıldığını anlamışsınızdır. Bunun nedeni, kapatılan işyerlerindeki işçilerin durumlarıyla ilgili her hangi resmi yazının yayımlanmamış olması. Bu işçilerin haklarının ne olacağı, bunları devletin üstlenip üstlenmeyeceği ve benzeri durumlarla ilgili bir genelge yayımlanmasının çok yararlı olacağına inanıyorum. Aksi takdirde, genel hükümler çerçevesine işçiler haklarını arayacak ve ortama belirsizlik hakim olacaktır.

NETİCE

Dernekler, vakıflar, okullar, üniversiteler, hastaneler, dershaneler ve benzeri birçok kuruluş 23.07.2016 tarihi itibariyle kapatıldı. Bunların mal ve mülklerine ilişkin hükümler de kısmen KHK’da yerini aldı.

Ancak buralarda çalışan işçiler için de belirsizlikleri ortadan kaldırmak ve iş mahkemelerine yol göstermek anlamında bir genelge yayımlanması gerektiğini düşünüyorum. Bu genelge ile devlet, bu işçi alacaklarını garanti altına alabileceği gibi tersine bir yol da izleyebilir. Bu, idari makamların tercihi olacaktır. Ancak ne olursa olsun açıklayıcı bir genelgeye ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Bu kapsamda bir genelge yayımlanması halinde bu yazı güncellenecektir.

Mustafa Baysal in yazısından alınmıştır.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram