Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

İŞ HUKUKU – İŞ KAZASI TAZMİNAT DAVASI YARGITAY KARARI GAZİANTEP AVUKAT | Gaziantep Avukat Ali Tümbaş

İŞ HUKUKU – İŞ KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI HAKKINDA YARGITAY KARARI

 

T.C.

YARGITAY

21. HUKUK DAİRESİ

E. 2010/2446

K. 2010/9450

T. 5.10.2010

• İŞ KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT ( İşçide Oluşan Meslekte Kazanma Güç Kayıp Oranının Hiçbir Kuşku ve Duraksamaya Yer Vermeksizin Saptanması Gerektiğinden Bu Yönün Bekletici Mesele Sayılması Gerektiği )

• BEKLETİCİ MESELE ( İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat – İşçide Oluşan Meslekte Kazanma Güç Kayıp Oranının Hiçbir Kuşku ve Duraksamaya Yer Vermeksizin Saptanması Gerektiğinden Bu Yönün Bekletici Mesele Sayılması Gerektiği )

• GERÇEK ÜCRET ( İşçinin Kıdemi Ve Yaptığı İşin Özelliği ve Niteliğine Göre İşçiye Ödenmesi Gereken Ücret Olduğu ve İşyeri veya Sigorta Kayıtlarına Geçmiş Ücret Olmadığı )

• TAZMİNATIN HESAPLANMASI ( İş Kazası Sonucu Sürekli İş Göremezlik Nedeniyle Sigortalının Maddi Tazminatının Hesaplanmasında Gerçek Ücretin Esas Alınması Gerektiği )

• YARDIMA MUHTAÇ DAVACI ( İş Kazası Nedeniyle Tazminat – Asgari Ücretle Bakıcı Gideri Hesaplanması Doğru İse de Bakıcı Giderinin Ödenmesi Sırasında Bakıcıyı Çalıştıran Davacının Brüt Asgari Ücret Kadar Bir Ödeme Yapmasının Gerektiği )

• BAKICI GİDERİ ( İş Kazası Nedeniyle Tazminat – Davacının Başkasının Yardımına Muhtaç Olması Nedeniyle Asgari Ücretle Bakıcı Gideri Hesaplanması Doğru İse de Bakıcı Giderinin Ödenmesi Sırasında Bakıcıyı Çalıştıran Davacının Brüt Asgari Ücret Kadar Bir Ödeme Yapmasının Gerektiği )

818/m.43

5510/m.19

ÖZET : Dava, meydana gelen iş kazası sonucu yardıma muhtaç %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İşçide oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiğinden bu yönün bekletici mesele sayılması gerekir.

İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay ‘ın yerleşmiş görüşler indendir.

Davacının başkasının yardımına muhtaç olması nedeniyle asgari ücretle bakıcı gideri hesaplanması doğru ise de, bakıcı giderinin ödenmesi sırasında bakıcıyı çalıştıran davacının brüt asgari ücret kadar bir ödeme yapmasının gerektiği düşünülmelidir.

DAVA : Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 550.300.00 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : Dava 11.09.2005 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yardıma muhtaç %100 oranında meslekte kazanma gücünü kaybeden sigortalının maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkemece, davacının hesaplanan maddi zararından Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi gereğince %15 oranında indirim yapıldıktan sonra SGK Başkanlığı tarafından bağlanan gelirin tüm peşin sermaye değeri düşülmek suretiyle maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava, sigortalının, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, öncelikle davacının meslekte güç kayıp oranına ilişkindir. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda ( tazminat davaları ) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.

Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle

Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir.

Somut olayda davacının yardıma muhtaç %100 oranındaki sürekli iş göremezliğe uğradığı kabul edilerek Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanmış ise de, davalı tarafça buna itiraz edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı aleyhine açılan ve Ayvalık Asliye Hukuk İş Mahkemesi’nin 2007/254 E. sayılı dosyasında görülmekte olan davanın yargılanması sırasında sigortalının genel beden gücü kayıp oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar verildiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Görülmekte olan dava sırasında davalının sürekli iş göremezlik oranına yönelik itirazları soyut düzeyde ise de aynı olay nedeniyle Kurumun açtığı dava sırasında bu itirazların ciddi bulunması ve araştırılması yoluna gidilmesi karşısında, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiğinden bu yönün bekletici mesele sayılması gerektiği açıktır.

İş kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle sigortalının maddi tazminatının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Dava konusu olaya gelince: Davacı işçinin su ve kanalizasyon hattı inşaatında boru döşeme ustası olduğu, asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği, giderek, sigorta müfettişinin asgari ücret üzerinden yapmış olduğu saptamanın ve işverenin sunduğu imzalı bordroların gerçeği yansıtmadığı açık-seçiktir. Nitekim davacı taraf da işverenin düzenlediği bordrolarına gerçeği yansıtmadığından bahisle itiraz etmiştir. Davacının asgari ücretle çalışmadığının kabulü doğrudur. Ne var ki davacının tazminatına esas alınacak ücretin belirlenmesi sırasında yanılgıya düşülmüştür. Gerçekten davacının sigorta müfettişine olay tarihindeki ücretinin 650,00 TL olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu ve bu ücretin bir kısım tanık tarafından doğrulandığı görülmektedir. Hal böyle olunca davacının beyanında geçen ve tanık anlatımı ile doğrulanan bu ücretin gözardı edilerek, İnşaat Mühendisleri Odası’nın bildirdiği net asgari ücretin 2,33 katı düzeyinde kalan ve davacı tarafından beyan edilen ücretin dahi üzerinde olan bir ücretin tazminatın hesaplanmasında esas alınması isabetsiz olmuştur.

Öte yandan davacının başkasının yardımına muhtaç olması nedeniyle asgari ücretle bakıcı gideri hesaplanması doğru ise de, bakıcı giderinin ödenmesi sırasında bakıcıyı çalıştıran davacının brüt asgari ücret kadar bir ödeme yapmasının gerektiği düşünülmeden bakıcı gideri olarak asgari ücretin brütü yerine neti kadar harcama yapılacağının kabulü ile net asgari ücretle bakıcı giderinin hesaplanması da hatalıdır.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ( BOZULMASINA ), bozma nedenlerine göre tarafların sair temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram