Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

işe iade Kararından Sonra İşçinin İşe Başlatılmamasının İşçilik

işe iade Kararından Sonra İşçinin İşe Başlatılmamasının İşçilik Alacaklarına Etkisi

ise iade isci avukati

işe iade Kararından Sonra İşçinin İşe Başlatılmamasının İşçilik Alacaklarına Etkisi

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

ESAS NUMARASI: 2016/21532

KARAR NUMARASI: 2016/17631

TARİHİ: 10.10.2016

ÖZET

İşçinin feshin geçersizliği ve işe iade davasını kazanması

ve işe başlatılmaması durumunda, anılan 4 aylık süre ihbar,

kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağını etkiler. Çünkü

dört aya kadar ki süre işçinin fiili çalışmasına ilave edilir.

4 aylık süre her zaman kıdemi etkiler. İhbar tazminatı ile

yıllık ücretli izni ise ücret artışı meydana geldiğinde veya

süre eklenip önel süresini ve izne hak kazanmaya neden

olduğunda etkilemektedir. Kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık

ücretli izin alacağının işe başlatmama tarihi yeni fesih tarihi

olduğundan, bu tarihteki ücret üzerinden hesaplanması

gerekir. Zira önceki fesih ortadan kalkmıştır. Keza işçi feshin

geçersizliğini isteminde bulunduğu davadan başka, kıdem

ve ihbar tazminat istemi ile bir dava da açmış bulunabilir.

Bu durumda, feshin geçersizliğine ilişkin dava bekletici

mesele yapılmalıdır. Feshin geçersizliğine karar verilmesi

ve işçinin işverene başvurması üzerine işe başlatılması

veya başlatılmaması halinde, davaya konu fesih ortadan

kalktığından, kıdem ve ihbar tazminatı reddedilmeli, feshin

geçerli nedene dayandığı veya geçersiz kabul edilmesine

rağmen, işçinin başvurmaması nedeni ile geçerli hale geldiği

durumda ise kıdem ve ihbar tazminatı kabul edilmelidir.

Davacının işe iade kararı üzerine işe başlatılmak için davalıya

başvurması nedeni ile davaya konu olan fesih ortadan

kalkmıştır.

Bu nedenle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin

ücreti açısından “erken dava” söz konusu olup, bu alacaklar

açısından, işin esasına girilerek “dosyaya sunulu bulunan

ödeme belgelerine göre 4 aylık ücret ve diğer haklar, işe

başlatmama tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatlarının ve

izin ücreti farkının toplamı olan 175.177,66 TL.nin ödendiği

anlaşıldığından davacının bu talepleri yönünde de iş akdinin

askıda olduğu dönemde ödeme yapıldığı kabul edildiği”

gerekçesi ile davanın reddi hatalıdır. Kıdem tazminatı, ihbar

tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları “erken dava” açılması

nedeni ile reddedilmelidir.

DAVA

Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin

ücreti, başarı primi, 2005 yılı kıyafet yardımı alacaklarının

ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz

edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından

düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği

konuşulup düşünüldü:

KARAR

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, satın alma müdürü olan davacının 01.10.1992

– 11.07.2005 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin

haksız feshedildiğini, bir haftalık yıllık iznini kullanmadığını,

şirket uygulamasına göre yıllık hedeflere ulaşılması halinde

başarı primine (bonus) hak kazanılacağından, davacının iş

aktinin feshi anında yıllık hedeflerinin %80 – 90’ına yakın

kısmını gerçekleştirmesi nedeni ile başarı primine hak

kazandığını, şirket uygulamasına göre çalışanlara kıyafet

yardımı yapıldığını, fesih tarihine kadar ödenmeyen ücret

alacağının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar

tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, başarı primi ve 2005 yılı

kıyafet yardımı alacaklarını istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, satın alma müdürü olan davacının çıkış tarihine

dek tüm izinlerini kullandığını, davacının prim hakkının

doğmadığını, kıyafet yardımı hakkının üst düzey yönetici

olduğundan doğmadığını, bu hakkı olsa bile bu hakkını talep

hakkının doğmadığını, ödenmemiş ücretinin bulunmadığını,

iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini

istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre,

SGK Sigortalı Hizmet Dökümü ile Hizmet Belgesi başlıklı

belge örneklerine göre davacının …… SGK Sicil numaralı

davalı işyerinde 01.10.1992 – 11.07.2005 tarihleri arasında

çalışmasının bulunduğu, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin

2014/20860 Esas, 2014/34849 Karar sayılı 20.11.2014

tarihli ilamı ile kesinleşen, İstanbul 1. İş Mahkemesi’nin

2005/692 Esas 2014/247 Karar sayılı 15.05.2014 tarihli

kararı ile davacı işçinin işe iade edilmesine karar verildiği,

08.04.2015 günlü celsede davacı vekilince, yasal süresi

içinde davalı işverenliğe işbaşı yapmak için başvuran

davacının, işveren tarafından 1 aylık yasal süre içerisinde işe

başlatılmadığının beyan edildiği, İstanbul 1. İş Mahkemesinin

kesinleşen işe iade davasında feshin geçersiz sayılması,

davacı işçinin başvurmasına rağmen işbaşı verilmemesi

sonucu, iş sözleşmesinin işe kabul edilmediği tarihte

feshedilmiş sayıldığı, davacının davalı işyerinde işe iade

davası sonucu 4 aylık boşta geçen sürenin ilavesi ile

01.10.1992 – 11.11.2005 tarihleri arasında çalıştığı, davalı

vekilinin dosya kapsamında yer alan beyan dilekçesinde

kesinleşen karar üzerine davacı vekili Av. aracılığı ile

işe başlatılma talebinde bulunulduğunu, ancak yasal

süre içinde müvekkili işverence işe alınmayacağı ve tüm

alacaklarının ödeneceği belirtilerek hesaplamalar yapıldığını

ve bu hesaplamaların işe başlatmama tarihi esas alınarak

tamamen Yasa’ya ve Yüksek Yargıtay görüşlerine uygun

biçimde hesaplanarak ödenme yoluna gidildiğini beyan

ettiği, dosya kapsamına göre; 11.02.2015 tarihinde işe

başlama başvurusu yapıldığı, davacının işe başlatılmayarak

iş sözleşmesinin 11.03.2015 tarihinde fesih edildiği,

davacının giyim yardımı açısından 01.10.2004-30.09.2005

döneminde fiilen çalışması şartının bulunduğu, bu dönemin

tamamında fiili çalışma olgusu gerçekleşmediğinden bu

yöndeki talebin reddine karar verildiği, 2005 Temmuz ayı

bordrolarında davacı için net 7.124,69 TL ödeme yapıldığı,

herhangi bir ücret alacağının bulunmadığı, davacının, işyeri

uygulamasına göre yıllık hedeflerin gerçekleştirilmesi

halinde başarı primi hak kazanılacağından, iş sözleşmesinin

feshi anında yıllık hedeflerin %80-90 na yakın kısmının

gerçekleştirmiş olması ile başarı prim alacağı bulunduğunu

iddia ettiği, davalının, davacının bu hakkının doğmadığını

ve böyle bir talepte bulunma hakkının da bulunmadığını

savunduğu, dosyaya 2005 yılı yıllık hedef planlan, hedeflerin

gerçekleştiğinde ödenecek başarı prim oranları, 2005

hedeflerinin gerçekleşip gerçekleşmediğine dair üretim vd.

kayıtlar ile, başarı primi uygulamasının esaslarını gösteren

belgelerin sunulmadığı, mevcut iş sözleşmesi örneğinde

başarı primi adı altında bir uygulamaya yer verilmediği, davalı

tarafından dosyaya sunulan 2004 Ocak – 2005 Temmuz

ayları arası imzasız ücret bordrolarının irdelenmesinde 2004

Eylül ayı maaş bordrosunda prim adı altında brüt 5.650,00

TL ücret tahakkukunun yapıldığı, bu delil durumu karşısında

ispat edilemeyen iddia karşısında davacının başarı prim

alacağının bulunmadığı, İzin ücreti farklarının ödendiği,

dosyaya sunulu bulunan ödeme belgelerine göre 4 aylık

ücret ve diğer haklar, işe başlatmama tazminatı, kıdem ve

ihbar tazminatlarının ve izin ücreti farkının toplamı olan

175.177,66 TL’nın ödendiği anlaşıldığından davacının bu

talepleri yönünde de iş akdinin askıda olduğu dönemde

ödeme yapıldığı kabul edilerek açılan davanın reddine karar

verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı

kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki

bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde

değildir.

2- Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin

ücreti açısından; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve

devamı maddelerinde iş güvencesi hükümleri altında,

feshin geçersizliği ve işe başlatılma davası ve sonuçlarına

yer verilmiştir. İş Güvencesi kapsamında kalan işçinin iş

sözleşmesinin feshedilmesi halinde, feshin geçerli nedene

dayanmadığının tespit edilmesi halinde feshin geçersizliğine,

buna bağlı olarak da 21. Madde de işe başlatmama tazminatı

ve 4 aya kadar boşta geçen süre için ücret ve diğer haklara

karar verilmektedir. İşçinin feshin geçersizliği ve işe iade

davasını kazanması ve işe başlatılmaması durumunda,

anılan 4 aylık süre ihbar, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin

alacağını etkiler. Çünkü dört aya kadarki süre işçinin fiili

çalışmasına ilave edilir. 4 aylık süre her zaman kıdemi etkiler.

İhbar tazminatı ile yıllık ücretli izni ise ücret artışı meydana

geldiğinde veya süre eklenip önel süresini ve izne hak

kazanmaya neden olduğunda etkilemektedir. Kıdem ve ihbar

tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının işe başlatmama tarihi

yeni fesih tarihi olduğundan, bu tarihteki ücret üzerinden

hesaplanması gerekir. Zira önceki fesih ortadan kalkmıştır.

Keza işçi feshin geçersizliğini isteminde bulunduğu davadan

başka, kıdem ve ihbar tazminat istemi ile bir dava da

açmış bulunabilir. Bu durumda, feshin geçersizliğine ilişkin

dava bekletici mesele yapılmalıdır. Feshin geçersizliğine

karar verilmesi ve işçinin işverene başvurması üzerine işe

başlatılması veya başlatılmaması halinde, davaya konu fesih

ortadan kalktığından, kıdem ve ihbar tazminatı reddedilmeli,

feshin geçerli nedene dayandığı veya geçersiz kabul

edilmesine rağmen, işçinin başvurmaması nedeni ile geçerli

hale geldiği durumda ise kıdem ve ihbar tazminatı kabul

edilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, eldeki işçilik alacaklarına ilişkin dava

işe iade davası ile birlikte açılmıştır. Davacının işe iade talebi

kabul edilmiş, 9 Hukuk Dairesi tarafından bu karar onanarak

kesinleşmiştir. Davacının işe başlatılması için başvurduğu

ancak davalı tarafından işe alınmadığı davalı vekilinin

11/11/2015 tarihli dilekçesinden anlaşılmaktadır.

Bunun üzerine davacıya yapılan ödeme içinde kıdem

tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücretinin de bulunduğu

davalı tarafından savunulan bir kısım ödeme yapıldığı ifade

edilmiş ise de davacı vekili yapılan ödemenin eldeki davada

talep edilen alacaklarla ilgili olmayıp, tamamen işe iade

davası kapsamında bir ödeme olduğunu ileri sürmektedir.

Hangi alacak için ödendiği irdelenmesi gereken bir kısım

paranın davacıya davalı tarafından ödenerek davacının işe

başlatılmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının işe iade kararı üzerine işe başlatılmak için davalıya

başvurması nedeni ile davaya konu olan fesih ortadan

kalkmıştır.

Bu nedenle, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin

ücreti açısından “erken dava” söz konusu olup, bu alacaklar

açısından, işin esasına girilerek “dosyaya sunulu bulunan

ödeme belgelerine göre 4 aylık ücret ve diğer haklar, işe

başlatmama tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatlarının ve

izin ücreti farkının toplamı olan 175.177,66 TL.nin ödendiği

anlaşıldığından davacının bu talepleri yönünde de iş akdinin

askıda olduğu dönemde ödeme yapıldığı kabul edildiği”

gerekçesi ile davanın reddi hatalıdır.

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları

“erken dava” açılması nedeni ile reddedilmelidir.

3- Başarı primi açısından;

2004 yılı Eylül ayı bordrosunda prim tahakkuku olduğu

belirlenmiş olmakla birlikte davacının prim alacağı olup

olmadığı dosyada bilgi ve belge olmadığından bilirkişi raporu

ile tespit edilememiştir.

Davacı vekili, delil olarak “davalı şirket kayıtları” ve “her türlü

yasal delil” hususlarını dava dilekçesinde açıkça belirtmiştir.

Bilirkişi tarafından prim alacağının olup olmadığı ve varsa

miktarının tespit edilebilmesi için ihtiyaç duyulan belgelerin

davacı tarafından ibrazı beklenemez. Bu nedenle Mahkeme

tarafından davalı vekiline prim hesaplanmasının koşullarını

ve davacının prime hak kazanıp kazanmadığına dair yaptığı

iş ve işlemlere ait belgeleri vermesi için HMK’nun 220.

maddesi uyarınca usulüne uygun süre verilmeli, gerekirse

işyerinde kayıtlar bilirkişi tarafından incelenmeli ve sonucuna

göre karar verilmesi gerekir. Mahkeme tarafından prim

alacağı talebinin “belgelerin sunulmaması” gerekçesi ile

reddi hatalıdır.

4- Kıyafet yardımı açısından;

Davacının 2005 yılı Ocak ayı bordrosunda kıyafet yardımı

tahakkuku görülmektedir. Ayrıca, davacının iş aktinde

“elbise parası” ödeneceğine dair hüküm yer almıştır. Dolayısı

ile davacının üst düzey yönetici olmakla giysi yardımı

isteyemeyeceği yönündeki davalı savunmasına itibar

edilemez.

Dosyadaki belgelere göre; 2005 yılı Temmuz ayı

bordrosunda 303.00 TL. kıyafet yardımı kesintisi yapılarak

sonucunda 7.124,69 TL. net ödeme tahakkuk ettirilmiş,

7.124,69 TL. 15/07/2005 tarihinde davacının banka

hesabına ödenmiştir. Kesilen bu 303.00 TL.nin brüt

miktarının 470,49 TL. olduğu ifade edilmiş, davacıya bu

miktarın geri ödenmesine ilişkin dosyaya onaysız imzasız

bir yazı fotokopisi ve 2005 yılı Temmuz ayı tarihli 2. bir

bordro sunulmuş olup, dosyada bu bordrodaki toplam

tahakkukun davacıya ödenip ödenmediğine ilişkin

belge bulunmamaktadır. Bahsi geçen 303.00 TL.nin

geri ödenmesine ilişkin bordro taraflardan sorularak,

gerektiğinde ödeme belgeleri celbedilmeli, bu 303.00

TL.nin ödenmediğinin tespiti halinde 303.00 TL. kıyafet

yardımı hüküm altına alınmalıdır.

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar

verildi.

———————

AVUKAT A TÜMBAŞ

Avukatlık / Danışmanlık

 Gaziantep Barosu

İş ve İşçi Davaları Avukatı

(Kıdem, ihbar, yıllık izin, maaş alacaklar ile Hizmet tespiti davaları)

İletişim İçin:

https://www.alitumbas.av.tr/gaziantep-avukat-adres

 

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram