Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Münhasıran Anlaşmalı Boşanma Davası Olarak Açılmış Davadan Feragat Edilmesi Dava Tarihinden Önceki Olayların Tümünün Affedildiği Sonucunu Doğurmaz

Münhasıran Anlaşmalı Boşanma Davası Olarak Açılmış Davadan Feragat Edilmesi Dava Tarihinden Önceki Olayların Tümünün Affedildiği Sonucunu Doğurmaz

Munhasiran Anlasmali Bosanma Davasi Olarak Acilmis Davadan Feragat Edilmesi Dava Tarihinden onceki Olaylarin Tumunun Affedildigi Sonucunu Dogurmaz

Münhasıran Anlaşmalı Boşanma Davası Olarak Açılmış Davadan Feragat Edilmesi Dava Tarihinden Önceki Olayların Tümünün Affedildiği Sonucunu Doğurmaz

Yargıtay

2. Hukuk Dairesi

Esas : 2020/176

Karar : 2020/722

Karar Tarihi : 4.2.2020

ÖZET : Taraflar arasında daha önce görülen dava anlaşmalı boşanma talebine ilişkin olup, münhasıran anlaşmalı boşanma davası olarak açılmış davadan feragat edilmesi dava tarihinden önceki olayların tümünün affedildiği sonucunu doğurmaz. Taraflar, anlaşmalı boşanma davasının dava tarihinden önceki vakıalara dayanabilir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR :

1- ) Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda “Eşi, çocuğu ve evine gereken ilgi ve alakayı göstermeyip yeterli zaman ayırmayan, zaman zaman eşine karşı fiziksel ve sözel şiddette bulunan ve evlilik birliği içerisinde oluşan borçları ödemek amacıyla kadının çektiği kredi borçlarının ödenmesine katkıda bulunmayan” erkeğin tam kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine ilişkin karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi hükmü davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminat miktarları, davalı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmolunan tazminatlar, velayet, kişisel ilişki ve vekalet ücretleri yönünden istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; kadının tedbir ve iştirak nafakalarına yönelik talebi, erkeğin ise kusur belirlemesi, tazminatlar ve kişisel ilişkiye yönelik istinaf istemleri kabul edilmiş, tarafların sair istemleri hakkında esastan red kararı verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi gerekçesinde; tarafların daha önce müştereken verdikleri dava dilekçesiyle Gümüşhane Asliye ( Aile ) Mahkemesi’nin 2015-944 E sayılı dosyasında görülen Türk Medeni Kanununun 166/3 maddesine dayalı anlaşmalı boşanma davası açtıkları, ancak tarafların yine müştereken verdikleri 19.11.2015 tarihli dilekçeyle davadan feragat etmeleri nedeniyle bu davanın reddedildiği, ilk davadan feragat ederek, tarafların feragat tarihinden önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörü ile karşılamış sayılacakları, feragat tarihinden önceki olaylara dayalı olarak taraflara bir kusur yüklenemeyeceği feragat tarihinden dava tarihine kadar taraflardan kaynaklanan ve onlara kusur olarak yüklenebilecek yeni bir maddi olayın varlığının da iddia ve ispat edilemediği belirtilerek, ilgili bentler kaldırılarak kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında daha önce görülen dava anlaşmalı boşanma ( TMK166/3 ) talebine ilişkin olup, münhasıran anlaşmalı boşanma davası olarak açılmış davadan feragat edilmesi dava tarihinden önceki olayların tümünün affedildiği sonucunu doğurmaz. Taraflar, anlaşmalı boşanma davasının dava tarihinden önceki vakıalara dayanabilir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin eşine yönelik fiziksel şiddeti ve hakaretinin olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davalı erkek tam kusurludur. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu davalı erkeğin kusursuz olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

2- ) Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu anlaşılmış olup, kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin ( 1. ) ve ( 2. ) fıkrası gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu isteklerin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram