Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Sigortalılık Sürelerinin Çakışması Gaziantep Avukat

Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi ve Çakışması:

Sigortalıların 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına (4/a – 4/b – 4/c) aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışmaları halinde 6111 sayılı Kanun değişikliğinden önce aşağıdaki şekilde işlem yapılmaktaydı.

Çalışanların; 4/a (işçi), 4/b (Bağ-Kur) ve 4/c (memur) kapsamındaki sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmaları halinde (diğerlerinden önce başlayıp başlamadığına bakılmaksızın) öncelikle 4/c kapsamında, 4/c kapsamında çalışma yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılıyorlardı.

Yani 4/c kapsamında çalışma yoksa, o zaman 4/a ve 4/b kapsamındaki çalışmalardan hangisi önce başlamışsa sigortalının o kapsama tabi olarak Kuruma bildirilmesi gerekiyordu. Tabiki, 4/c kapsamında çalışanların (memurların) çok istisnai durumlar hariç aynı anda 4/a ve 4/b kapsamındaki herhangi bir işte çalışmasını yasaklayan mevzuat hükümleri saklıydı.

Ancak, 6111 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle 5510 sayılı Kanunun “Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi” başlıklı 53 üncü maddesinde 01/03/2011 tarihinden geçerli olmak üzere değişiklik yapıldı. Bu yeni duruma göre;

Sigortalının; 4/a (işçi) ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılık statüleri ile 4/c (memur) kapsamında yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi (çalışması) halinde, eskiden olduğu gibi öncelikle 4/c kapsamında sigortalı olarak Kuruma bildirilmesi gerekir. Sigortalının 4/c kapsamında çalışması yoksa, yani sigortalı sadece 4/a ve 4/b kapsamına girecek şekilde çalışıyorsa, bu durumda; 1/3/2011 tarihine kadar önce başlayan sigortalılık statüsü dikkate alınır, yani önce hangi kapsamdaki sigortalılık hali başlamışsa ona tabi sigortalılık hali devam eder. 1/3/2011 tarihinden itibaren ise öncelik 4/a kapsamındaki sigortalılığa ait olacağından, kişinin 4/a kapsamında sigortalı olarak bildirilmesi gerekir.

4/a kapsamındaki bu çalışmanın/sigortalılığın sona ermesi durumunda ise kişinin çalışması halen devam ediyorsa 4/b kapsamındaki sigortalılığı başlar. Kişi 4/a kapsamında çalışmaktayken/sigortalıyken ayrıca 4/b kapsamında da çalışmaya başlarsa, doğal olarak sigortalılık durumunda herhangi bir değişiklik olmaz, çünkü kesintiye uğrayana kadar 4/a kapsamındaki sigortalılık devam eder, kesinti olduğunda 4/b kapsamındaki çalışma halen devam ediyorsa 4/b kapsamındaki sigortalılık devreye girer.

iş hukuku avukatı gaziantep

6111 sayılı Kanundan Önce Hizmet Çakışması

5510 sayılı Kanun öncesinde henüz birleşme sağlanmamışken hizmet sürelerinin çakışması durumunda ne olacağı, 506,1479 ve 5434 sayılı Kanunlarda yer almıyordu. Uygulamada da meri mevzuata göre zorunlu sigortalılık hali esas alınıyordu. Bir başka anlatımla şahıs zorunlu olarak Bağ-Kur kapsamında sigortalı olması gerekirken SSK’ lı olsa dahi SSK sigortalılığı iptal ediliyordu. Bağ-Kur ve SSK’ dan hangisi önce başlamışsa o sigortalılık geçerli sayılıyordu.

6111 sayılı Kanun Sonrası Hizmet Çakışması

01.03.2011 tarihinden sonrası için 6111 sayılı Kanunun 33. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53. maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişikliğe göre 01.03.2011 tarihinden itibaren, 4/1-a ve 4/1-b hizmetlerin çakışması durumunda 4/1-a sigortalılık statüsünün geçerli olacağı belirtilmiştir.

Yapılan bu düzenleme ile bugüne kadar uygulanan, önce başlayan sigortalılık hali geçerlidir ilkesi terk edilerek 4/1-a sigortalılık türü, 4/1-b ye göre üstünlük sağlanmıştır. Hiç kuşkusuz bu uygulama sigortalıların lehine bir düzenleme olmuştur.

Bu düzenleme ile şirket ortakları ve işyeri sahibi kişiler, işlerini resmi olarak terk etmeden, hizmet akdi ile çalışmaları durumunda 4/1-a kapsamında sigortalı olabileceklerdir. Böylece 4/1-a kapsamında sigortalı olabilmek için işyerlerini resmi olarak eşine veya bir tanıdığına devreden kişiler hem bu durumdan kurtulmuş oldular hem de adlarına ödenmiş primlerin karşılığında o statüden emekli olma haklarına kavuşmuş oldular.

Yargıtay

Hukuk Dairesi

2018/6330 E.

2021/992 K.

“İçtihat Metni”

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
İlk Derece
Mahkemesi : … İş Mahkemesi

Dava, davacının çakışan sigortalılık sebebiyle, iptal edilen hizmetlerinin geçerli olduğunun tespiti ile emeklilik koşulunu sağladığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 34 Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM
Davacı asil dava dilekçesinde; 1983- 1987 ve 2002- 2006 tarihleri arasında toplam 1589 gün zorunlu Bağkur sigortalısı olduğunu, 1993- 2002 yılları arasında da 1668 gün SSK sigortalısı olduğunu, yine 2006- 2008 tarih aralığında isteğe bağlı SSK sigortalısı olduğunu, 2008- 2009 arasında isteğe bağlı Bağkur sigortalısı olduğunu, 2009- 2011 arasında 4/1-a kapsamında sigortalı olduğunu ve bütün bu dönemlere ilişkin primlerini ödediğini ancak hizmet çakışması sebebi ile 31.03.2006 tarihinden sonraki SSK hizmetlerinin Bağkur’a aktarıldığını,

Bağkur borçları silinirken bu hizmetlerinin de silindiğini bu sebeple emekli olamadığını, SGK ya defalarca yapmış olduğu başvurulara rağmen mağduriyetinin giderilmediğini ve tüm şartları sağlamasına rağmen yaklaşık 4,5 yıldır emekli olmayı beklediğini ancak herhangi bir sonuç alamadığını beyanla, hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacı tarafın 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin, 4/1- b kapsamındaki zorunlu hizmetleri ile çakışmasından dolayı hizmetlerinin iptal edildiğini, iptal edilen hizmetlere ait sigortalı payının 4/1- b borcuna aktarıldığını, 01/03/2006- 28/02/2011 ile 12/07/2011- 16/07/2012 tarihlerindeki hizmetlerinin dondurulduğu ve talep halinde ilgili dönemlerdeki ihya borcunu ödemek kaydıyla hizmet olarak verileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:

Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

A- İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının davasının kabulü ile,
Davacının 06/01/2016 tarihli talebine göre SSK’da 3600 gün prim gün sayısı 15 yıllık sigortalılık süresi ve 58 yaşını doldurmuş olma koşullarını yerine getirdiğinin ve yaşlıyık aylığına hak kazandığının tespitine, karar verilmiştir.

B- BAM KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince; “Somut olayda, dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibariyle davacının 2006-2008 yılları arasındaki isteğe bağlı sigortalılığı iptal edilerek bu sürenin Bağ-Kur sigortalılığına aktarıldığı ve davacının 20/11/2015 tarihi itibariyle 1 yıl 4 ay 28 gün olmak üzere toplamda 4467 gün Bağ-Kur sigortalılık süresinin bulunduğu, davacının 08/01/2016 tarihli dilekçesi ile iptal edilen 2006-2011 yılları arasındaki zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin geçerli sayılmasını talep ettiği ve aynı davacının 06/01/2016 tarihli dilekçe ile yaşlılık aylığı tahsisini talep ettiği, 6645 sayılı Kanunun 56.maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen 63.maddeye göre davacının 06/01/2016 tarihli talebine göre SSK’da 3600 gün prim sayısı, 15 yıllık sigortalılık süresi ve 58 yaş koşulunu tamamlamış olduğu, davacının çakışmadan önce primi ödenmiş Bağ-Kur sigortalılık süresinin de olduğu anlaşılmakla,

İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, … İş Mahkemesinin 2016/73 Esas-2017/175 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
envelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
Call Now Button linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram