Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Mirasçılıktan çıkarılabilir denilen durumları açıklamadan önce genel olarak Türk Hukukunun miras bırakanın mirasını korumaya yönelik düzenlemeler içerdiğini belirtmek gerekir. Nitekim miras bırakan mirasçılar arasında eşit davranmayıp ölümünden önce mirası hakkaniyetsiz dağıtabilmesi söz konusudur. Bu noktada kanun koyucu mirasbırakana mal senin istediğini de yapabilirsin, istediğine miras bırak, istediğine bağışla istediğini mirasçılığından çıkar gibi sınırsız bir hareket alanı bırakmamıştır. Bu noktada öncelikle miras bırakan kişinin sınırları nedir konusuna değinmek lazım.


Mirasta Saklı Pay- Tasarruf Nisabı

Yukarıda kısmen de değindiğimiz üzere miras bırakan sınırsız bir hareket alanına sahip değildir. Ölümünden önce yapacağı gerek karşılıksız kazandırmalar da gerekse de ölüme bağlı tasarruflarda ( vasiyet düzenlemek gibi ) tasarruf edebileceği hesaba/orana tasarruf nisabı denilir. Kanundaki ifadesine bakacak olursak ;

Türk Medeni Kanuni

Madde 505(Değişik birinci fıkra: 4/5/2007-5650/1 md.) Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir.

Bu mirasçılardan hiç biri yoksa, mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir. ……”

Kanun istisna tutulan haller dışında miras bırakanın mirasçılara haksızlık yapması engellemek amacıyla mirasçıların en azından kanuni hak edişlerini belli oranlarda korumak için saklı pay düzenlemesini de yaptığı görülmektedir. Kanuni düzenlemeye bakacak olursak ;

Madde 506- Saklı pay aşağıdaki oranlardan ibarettir:

  1. Altsoy için yasal miras payının yarısı,
  2.  Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
  3. (Mülga: 4/5/2007-5650/2 md.)
  4. Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

Görüleceği üzere kanun koyucu miras bırakana yapacağı karşılıksız kazandırmalarda yahut ölüme bağlı tasarruflarda saklı payı oranlarını koruyarak işlem yapması hususunda imkan tanımıştır. Saklı payın ihlal edilmesi halinde sonradan ilgili mirasçılar dava açarak haklarını talep edebileceklerdir.

Peki ya miras bırakan bazı mirasçılarını veya tamamını mirasından çıkarmak istiyorsa ? Mirasçılarının kendisinden hiçbir şey almasını istemeyen kişi ne yapabilir ?

Kanunda yukarıda değindiğimiz üzere miras bırakanın sınırsız bir hareket alanı yoktur. Ancak bazen öyle durumlar vardır ki mirasçının miras hakkı kendiliğinden sona erer , bazı durumlar da vardır ki miras bırakanın mirasçısını mirasından çıkarma hakkı tanır, bu durumlarda kanun miras bırakanın iradesine saygı duymuştur.

O halde karşımıza iki durum çıkmaktadır.

İlki mirastan yoksunluk halleri diğeri de mirasçılıktan çıkarma yani mirastan ıskat. Başlıklar halinde incelersek ;

1.Mirastan Yoksunluk Halleri

Öyle haller vardır ki miras bırakanın mirasçılıktan çıkarmasına bile gerek olmadan kanun bu kişilerin mirasçılığını ortadan kaldırmıştır. Şartları gerçekleştiği zaman kendiliğinden bu kişiler mirastan mahrum kalır. Kanundaki düzenlemeye bakacak olursak ;

Türk Medeni Kanunu Madde 578

“……..Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler:

  1. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler, ( görüldüğü üzere miras bırakanının canına kasteden veya teşebbüs edeni miras bırakanın artık ölümüyle bir menfaat de elde etmesinin kanun önüne geçmektedir, bir nevi bu kişinin cezası maddi olarak bu kanunla verilmiştir , elbette ceza kanunu kapsamında ayrıca cezalara da çarptırılacaktır)
  • Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getirenler,
  • Mirasbırakanın ölüme bağlı bir tasarruf yapmasını veya böyle bir tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutma yoluyla sağlayanlar ve engelleyenler,
  • Mirasbırakanın artık yeniden yapamayacağı bir durumda ve zamanda ölüme bağlı bir tasarrufu kasten ve hukuka aykırı olarak ortadan kaldıranlar veya bozanlar.

Mirastan yoksunluk, mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar……..”

Yukarıda sayılan haller bu eylemlerde bulunan kişileri kendiliğinden mirasçılık sıfatlarını ortadan kaldıran durumlardır. Bu durumlar yalnızca belirtilen eylemi işleyen kişi için geçerlidir. Onun alt soyunu etkilemez. Nitekim bu düzenleme bir tür cezalandırma amacı güden bir düzenleme olması sebebiyle yalnızca ilgili kişiyi etkilemektedir. Ayrıca bu olaylar sebebiyle miras bırakan kişi ilgili mirasçısını affederse bu kişi tekrardan mirasçı sayılmaktadır.

2.Mirasçılıktan Çıkarma- Mirastan Iskat

Yazımızın ana teması olan kısma gelmiş bulunmaktayız. Kişinin kendi iradesi ile mirasçısını ya da mirasçılarını mirasçılıktan çıkarma imkanı kanunda yine belirli ve sınırlı sayıda tanınmış bir imkandır. Belirlenen haller dışında kişi tercihe bağlı olarak mirasçılıktan çıkarma işlemi yapamaz. Çünkü böyle sınırsız bir hareket alanı tanınırsa bu sefer mirasçılar arasında kayırmalara, haksızlıklara ve adaletsizliğe yol açabilecektir.Konu hakkındaki kanuni düzenleme Türk Medeni Kanunu 510.maddede  Bu konuyu soru cevap ile işleyelim.


Kimler Mirasçılıktan Çıkarılabilir ?

Yalnızca saklı pay hakkı olan mirasçılar mirasçılıktan çıkarılabilmektedir. Yani eş,çocuklar.anne ve baba belirli haller varsa mirasçılıktan çıkarılabilir.

Hangi Hallerde Mirasçılıktan Çıkarmak Mümkündür ?

Üç durumda mirasçılıktan çıkarmak mümkündür.Bunlardan ilk ikisi karşılığında maddi bir külfet ödemeden yapılan mirasçılıktan çıkarmak işlemidir. Sonuncusu ise yazımızın en altında paylaşacağımız miras bırakanın bir ödeme yaparak yaptığı mirasçılıktan çıkarma işlemidir. İlk ikisini açıklamakla başlayalım ;

Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,

( burada geçen ağır suçtan kasıt mutlaka öldürmek,yaralamak gibi boyutlarda olması gerekmemektedir, somut olayın özelliklerine göre ağır suç işlenip işlenmediği genelde yargı tarafından belirlenmektedir. Örnek vermek gerekirse Yargıtay 2.Hukuk Dairesi ölümle tehdit etmek eylemini de ağır suç kabul etmiştir )

Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse

( hayırsız evlat burada karşımıza çıkar )

Bu kısma özel olarak değinmek gerekir.Kanun koyucunun aile olgusuna ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi de bu düzenelemedir. Anayasasında Türk Toplumunun temeline aileyi oturtan kanun koyucu Medeni Kanununda da aile hukukundan doğan yükümlülüğü ihlal edeni yine adeta cezalandırmaktadır. Ancak burada kendiliğinden kişi mirasçılıktan çıkmaz.Bunun için miras bırakan kişinin mirasçılıktan çıkarma işlemi yapması gerekmektedir. Kanun miras bırakana adeta hayatın boyunca yanında olmayan mirasçına sen ölünce de senden kalanlar onun yanında olmasın,işte sana imkan demiştir. Hatta konuya ilişkin açıklayıcı olması bakımından emsal karar da verelim

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/5571 E.  2021/471 K. sayılı kararı

“…… somut olaya bakıldığında; mirasbırakanın, vasiyetnameler ile kendisi ile annesinin rızası dışında evi terk ettiği, dönmesi için haber gönderilmesine rağmen gelmediği, tanımadıkları birisi ile kendisine ve annesine haber vermeden evlendiği, ağır hastalığa yakalanmasına ve haber gönderilmesine rağmen bakmayacağını, ilgilenmeyeceğini, eve gelmeyeceğini bildirdiği; bayramlarda ve diğer önemli günlerde yıllar boyu eve uğramadığı, telefonla aramadığı; boşandığı eşi ile birlikte nikahsız olarak yaşadığı, son dönemde yapılan rica ve minnetler ile zoraki eve geldiği ancak ilgilenmediği yabancı biri gibi davrandığı; “yatacak mezar yeri var mı bu adamın” dediği; kiracılara özel hayatları ve geçmiş ile ilgili birtakım şeyler anlattığı, anne babasının kötü insanlar olduğunu söylediği, bu sebeple davacının ailevi görevlerini ağır bir şekilde ihlal ettiği gerekçesiyle, mirasçılıktan çıkardığı görülmektedir. ………. kısaca davacının anne ve babası olan mirasbırakana karşı mükellef olduğu aile hukukundan doğan yükümlülüklerini büyük ve kusurlu davranışlarla yerine getirmediği gözetilerek karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir………”

Görüleceği üzere yargıtay adeta hayırsız evladın nasıl olduğunun portresini çizmiş ve miras bırakanına böyle davranmış bir kişi de mirasçılıktan çıkarılabilir demiştir.

Mirasçılıktan Çıkarma İşlemi Nasıl Yapılır ?

Bu işlem mutlaka ölüme bağlı tasarrufla yapılabilir. Yani miras bırakan yaşarken ölümü halinde mirası hakkında ne olması gerektiği yönünde yapacağı bir işlemle mirasçılıktan çıkarma işlemini de öngörebilir.

Bu işlemi adi yazılı vasiyetname ile de veya resmi noterden düzenlenmiş ya da onaylanmış vasiyetname ile de veyahut şartları varsa sözlü vasiyetname ile de yapabilir.

Burada mirasçılıktan çıkarma işlemi yapılırken çıkarma sebebinin açık olması, belirli bir eyleme, işleme ve davranışa dayanması gerekmektedir. Sadece mirasdan ıskat ettim, miras dışı bıraktım, bana ilgi göstermedi v.b. gibi gerekçesiz sözler yeterli sayılmamalıdır. Çıkarma sebebi kabul edilen olayların, delillerinin gösterilmesi de mirasçının çıkarmaya itirazı halinde diğer tarafa kolaylık sağlayacağından, tasarrufda yer almalıdır. Aksi halde işlem geçersiz sayılacak ve gerçekten miras bırakan haklı dahi olsa iradesi gerçekleşmemiş olacaktır. İşte bu noktada yanlış bir işlem yapmamak adına mutlaka miras hukukunda uzman bir avukat ile iletişim içinde olmak oldukça önemlidir.

Mirasçılıktan Çıkarılan Kişini Altsoyu da Mirasçılıktan Çıkmış Sayılır Mı ?

Bu durumda da yine mirasçılıktan çıkarılan kişinin kendi altsoyu mirastan mahrum bırakılmamaktadır. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.

Mirasçılıktan Çıkarılan Kişi Bu İşlemin Doğru Olmadığını Belirterek Dava Açarsa Mirastan Çıkarılma İşleminin Yerinde Olduğunu Kim İspat Etmelidir ?

Mirasçılıktan çıkarılan kimse bu işleme itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.

Yani mirastan çıkarılan kişi gerçekten haksızlığa uğradığını düşünüyorsa bu kişinin de ya da mirastan çıkarılan kişi haksız yere itiraz etmiş ise mirastan faydalanan kişi haklı iken haksız duruma düşmemek adına mutlaka miras hukukunda uzman bir avukat ile iletişim içinde olması şarttır.

Son Mirasçılıktan Çıkarma Şekli ; Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Mirasçılıktan Çıkarma

Bu durumda kanun koyucu yaşanma ihtimali yaygın olan bir durum için de düzenleme yapmış ve miras bırakanın ölümünden sonra el birliği ile mülkiyet kapsamında birlikte hareket eden mirasçılardan bazılarının borca batık kişiler olması halinde diğerlerinin de bundan olumsuz etkilenmemesi için bir imkan tanımıştır. Bu imkan miras bırakana tanınmış bir imkandır. Buna göre ;

Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak, bu yarıyı mirasçılıktan çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır.

Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.

Görüleceği üzere 3 ihtimalde gerçekleşebilen mirasçılıktan çıkarma konusunu tamamlamış bulunmaktayız. Miras için değil, iyi insan olmak için, ailenin değerini bilmek ve korumak için hayırlı evlat olmaya bakmak lazım. Bize sorarsanız miras için iyi bir evlat görüntüsü veren de aslında hayırsız evlattır. Ancak tabi ki bu hukuki değil yalnızca vicdani bir değerlendirmedir. Konu hakkındaki yorumlarınızı önemsiyoruz. Aşağıda yorumlar kısmında firkirlerinizi bizimle paylaşabilirsiniz……

Gerekçeli Karar Nedir?

Gerekçeli karar yazıldı ifadesini bir mahkeme de görülen bir dava sonucunda görebilirsiniz. Mahkemede yazılan her türlü kararın gerekçeli olarak yazılması gerekmektedir. Mahkeme de yer alan tüm kararların kısa bir özetinin yer aldığı bir karardır.

Gerekçeli karar; mahkemenin, yargılama sonunda vermiş olduğu hükmü hangi hukuki nedenlere dayanarak tesis ettiğini detaylıca açıkladığı, maddi vakalar ile sonuç arasında mantıksal bir bağ kurduğu karara denir.

Bir mahkeme kararının gerekçesiz olması düşünülemez. Zira kurulan hükmün gerekçeli olması en başta anayasal bir zorunluluktur. Anayasanın 141/3 hükmü “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” denmek suretiyle ifade edilmiştir.

Gerekçeli karar metninde bulunması gereken hususlar şunlardır;

  • Tarafların iddia ve savunmalarının özeti
  • Tarafların anlaştıkları hususlar ile anlaşamadıkları hususlar
  • Çekişmeli olan vakıalar ile ilgili toplanan deliller
  • Toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi
  • Sabit vakıalar ve bu vakıalardan çıkarılan sonuç
  • Hukuki sebepler
boşanma ve ceza avukatı gaziantep

Gerekçeli kararın yazılma süresi nedir?

Gerekçeli kararlar genel olarak hükümden sonra yazılırlar. Hüküm en son duruşmada verilir. En son duruşmada hazır olan tarafların yüzüne karşı okunur. Hazır olmayanlara ise gerekçeli karar tebliğ edilir demiştik. Gerekçeli kararın ne zaman yazacağı ceza ve hukuk mahkemelerine göre değişiklik göstermektedir. Ceza Mahkemelerinde hükmün verildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde gerekçeli kararın hazırlanması gerekir. Hukuk Mahkemeleri ve idare ile vergi mahkemelerinde bu süre bir aydır.

Gerekçeli Kararın Kısa Kararla Çelişmesi

Mahkemede taraflara tefhim edilen kısa kararın daha sonradan yazılacak olan gerekçeli karar ile çelişmemesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamı)

Ancak böyle bir durum gerçekleşmiş ise bu durumda dikkate alınacak olan tefhim edilen kısa karar olacaktır. Çelişki barındıran gerekçeli karar ise yok hükmünde sayılacaktır.

Ceza davalarında ise sanığın lehine veya aleyhine olması fark etmeksizin kısa karar ile gerekçeli karar arasında bir çelişki olması durumunda infaz işlemleri için kısa karar dikkate alınacaktır.

Gerekçeli Kararın Tebliği, Kesinleşmesi, İstinaf ve Temyiz

Gerekçeli karar yazıldıktan hemen sonra taraflara tebliğ edilir. Hukuk mahkemelerinde genel olarak gerekçeli karar aleyhine istinaf kanun yolu başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Hukuk mahkemelerinin kararları aleyhine istinaf başvurusu üzerine şartları varsa Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin kararına karşı da tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz başvurusu başvurulabilir.

Ceza mahkemelerinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istinaf kanun yoluna başvurmak mümkündür. İstinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, şartları varsa Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesi’nin kararına karşı da 15 gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

Günümüzde özel hayatımıza dair pek çok anımızı da internetin uzantısı olan sosyal medya platformlarında sıklıkla paylaşıyoruz.

Milyonlarca kullanıcısı olan Pinderest, Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal medya olarak adlandırılan internet dünyasında, özel hayat, iş hayatı ve aile yaşantısına ilişkin bilgiler, belgeler, fotoğraflar, videolar, fikirler, yazılar paylaşılmaktadır. Fakat kişilerin çoğunlukla fazla düşünmeden paylaştıkları bu bilgiler, kişisel veriler ve fotoğraflar bazı davalarda, özellikle aile hukukuna ilişkin yargılamalarda, karşı tarafça aleyhe delil olarak dosyaya sunulabilmektedir. Peki, bu sosyal paylaşım sitelerinden alınan yazışmaların, fotoğrafların çıktısının Mahkemelerce delil olarak kabul edilmesi mümkün müdür?

Mahkemeye sunulan tüm deliller kural olarak hukuka uygun şekilde elde edilmelidir. Hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, davada tarafın ileri sürdüğü iddiayı şüphe duyulmayacak şekilde ortaya koysa dahi mahkeme tarafından delil olarak kabul edilemez. Yani hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil hükme esas olamaz.

Esasen Facebook, Instagram vb. sosyal medya mecralarından elde edilen yazışmaların hukuka uygun olup olmadığı da davanın türüne göre değişecektir. Ceza davalarında katı bir delil değerlendirmesi olurken hukuk davalarında özellikle boşanma davalarında daha esnek bir değerlendirme yapılır.

A) Genel Açıklama

Sosyal medya, günümüzde teknolojinin gelişmesiyle kişiler arası iletişimde kullanılan araçlardan biridir. Bu anlamda Whatsapp, Skype, Facebook, Twittter, İnstagram, Google Hangouts v.b tüm sosyal medya uygulamaları ve yine e-mail yaygın olarak kullanılmaktadır. Sosyal medya kayıtlarının boşanma davalarında rolü nedir?

Bu yazımızda; mahkeme whatsapp kayıtlarını isteyebilir mi, boşanma davasında whatsapp kayıtları istenir mi, boşanma davalarında whatsapp, boşanmada whatsapp kayıtları delil olur mu, whatsapp konuşmaları mahkemede delil olur mu, whatsapp kayıtları mahkeme, whatsapp mesajları delil olur mu, whatsapp mesajları delil yargıtay, whatsapp konuşmaları delil, whatsapp mesajları mahkemede delil olur mu, whatsapp ses kaydı delil olur mu, boşanma davasında whatsapp kayıtları gibi soruların cevaplarının tartışılarak sonuca ulaşıldığı bir makale hazırlanmıştır.

Eşler sosyal iletişim uygulamalarında; fotoğraf, yazı, video gibi verilerle her anını paylaşabildiği gibi üçüncü kişilerle de iletişim kurabilmektedir. Ancak bu durumla eşlerin sadakatsizliğe varacak veya şiddete ya da kötü hayat sürmeye yönelik tavır ve davranışları da ortaya çıkabilmektedir. Bu anlamda eşlerin bu tür iletişim uygulamalarındaki kayıtlarının delil değeri her geçen gün artmaktadır.

Sosyal medya uygulamalarından elde edilen bu verilerin, özelikle boşanma davasında delil olup olamayacağı önem arz etmektedir. Hemen belirtelim ki, bu verilerin boşanma davasında delil olarak değerlendirilebilmesi için, hukuka uygun olarak elde edilmiş olması gerekmektedir.

B)Facebook-Whatsapp – Instagram – Twitter Gibi Sosyal Medya Kayıtları Hangi Hallerde Hukuka Uygun Kabul Edilir?

Hukuka uygunluk bakımından bu kayıtlarının delil değeri yönüyle bir genelleme yapmak mümkün değildir. Her somut duruma göre değerlendirmek gerekir. Ancak;

  • -Eşin, bu uygulamalardaki hesabı üzerinden, herkese açık olarak paylaştığı fotoğraf, yazı, video gibi veriler veya yer bildirimleri, yine hesap sahibinin özel ve gizli alanına yönelik olmayan herkesin görebildiği diğer paylaşımlar, boşanmada davasında delil olarak kullanılabilir. Yine sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımların, hesabın sahibi veya aynı paylaşım ortamında bulunan kişilerce delil olarak kullanımının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.
  • -Eşlerin birbirlerine yönelik yaptığı paylaşımlar incelendiğinde ise, eşlerin kendi hesabındaki veriler delil olarak kullanılabilecektir. Eşlerden biri diğerine örneğin Whatsapp üzerinden hakaret veya tehdit etmişse, mağdur eş bu mesajların kendi telefonu üzerinden incelenmesini Mahkemeden isteyebilir. Bu kayıtlar özel hayatın gizliliğini ihlal etmeyecektir. Bu kapsamda mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınarak, bu hususun tespiti yapılabilecektir.

C)Facebook-Whatsapp- Instagram- Twitter Gibi Sosyal Medya Kayıtları Hangi Hallerde Hukuka Aykırı Kabul Edilir?

1-) Konuya İlişkin Mevzuat:

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 134. maddesinde “Özel hayatın gizliliğini ihlâl” suçu düzenlenmiş olup, maddeye göre; “[1] Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. / [2] Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur” denilmektedir. Aynı Kanun’un 135/1. maddesine göre de, “Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” Yine aynı Kanunun 136/1. maddesine göre ise, “Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “İspat hakkı” başlığını taşıyan 189/2. maddesine göre;

“Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz”.

2-) Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin Kararı Kapsamında Değerlendirme:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 07/03/2017 Tarih ve 2016/14742 E. – 2017/2577 K sayılı kararında da belirtildiği üzere;

HMK 189/2. hükmü ile açıkça hukuka aykırı olarak elde edilmiş delilerin ispat gücü olmayacağı kabul edilmiştir. Böylece yargılamada ispat hakkının delillere ilişkin yönünün hukuki çerçevesi çizilmiştir. Bir davada ileri sürülebilecek her-türlü delilin mutlaka hukuka uygun yollardan elde-edilmiş olması, eş söyleyişle “yasak delil” niteliğinde olmaması esası getirilmiştir. Anılan düzenlemeye göre, hukuka aykırı olarak elde edildiği anlaşılan delillerin, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağı, yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekeceği ifade edilmektedir. Böylece bir delilin her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tesbiti halinde, diğer tarafça bu konuda itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece bu sunulan delillerin caiz olmadığına karar verilerek, dosya kapsamında değerlendirilmemesi ilkesi benimsenmiştir. Yine hukuka-aykırı olarak elde edilen bir delilin içeriği doğru dahi olsa “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi nedeniyle mahkemece hükme-esas-alınamayacaktır.

Bu nedenle bahse konu kayıtların nasıl elde edildiği önemli olup, aksi halde TCK kapsamındaki yaptırımlara/cezalara muhatap olunabilir. Yine HMK 189/2. hükmü uyarınca da, boşanma davasında delil değeri olmayacaktır. Kişiler örneğin Whatsapp üzerinden eşin üçüncü kişilerle olan konuşma içeriklerini elde edemezler. Ancak GSM operatörleri üzerinden bir kısım iletişim kayıtlarının tespitini Mahkemeden isteyebilirler. Mahkeme de uygun görürse, ilgili GSM operatöründen bu kayıtları isteyebilir. Uygulamada boşanma davasına bakan mahkemeler, aranan numara, aranan tarih ve saat yahut mesaj gönderilen numara ve gönderim tarih ve saati gibi bilgileri ilgili GSM operatöründen istemektedir. Ancak cep telefonu hattı ile yapılan görüşmelerin içeriklerinin ilgili operatörden istenmesi talebi kabul görmeyecek ve reddedilecektir. Bu tarz kayıtların elde edilmesi, ancak ceza soruşturma ve kovuşturmalarında belirlenen usuller çerçevesinde, geleceğe yönelik olarak gündeme gelebilmektedir.

3-)Uygulamada En Çok Karşılaşılan Örnekler

Bir eş diğer eşin şifresini ele geçirerek ondan habersiz sosyal medya hesaplarına gizlice girip, burada kamuya ifşa edilmemiş gizli nitelikteki içerikleri boşanma davasında delil olarak ileri sürerse, diğer eş hesabına rızasına aykırı girildiğini ortaya koyması halinde, Mahkemece bahse konu veriler delil olarak kullanılmayacaktır. Hesabı ele geçiren eşin bu davranışı, ceza hukuku anlamında yaptırımlara da konu olabilecektir.

Bunun dışında, bir eşin, diğer eşin telefonuna yüklediği program ile elde ettiği görüşme kayıtlarının da hukuka aykırı delil olacağı açıktır. Kaldı ki bu delile dayanan eş yönüyle, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ilgili kararında da belirtildiği üzere, “eşinin telefonuna gizlice program yükleyerek görüşme kayıtlarının elde edilmesinin, eşinin özel hayatının gizliliğini ihlal etme” sonucunu doğuracağından, boşanma davası yönüyle aleyhe kusurlu bir davranış olarak Mahkemece değerlendirilmesine neden olacaktır (16.04.2018 Tarih ve 2016/16760 E. – 2018/5112 K.).

4-) Hukuk Genel Kurulu Kararı Kapsamında Değerlendirme ve Kanaatimiz:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2002 yılında verdiği bir kararında, “aynı çatı altında yaşayan eşlerin özel hayatlarının iç içe geçtiğini, özel alan sınırlarının muğlaklaştığını, bu nedenle eğer bir eş diğerinin günlük, mektup veya fotoğraflarını zorla veya tehditle ele geçirmeyip evde bulmuşsa, diğer eşin özel alanına ilişkin olsa bile, bunların boşanma davasında delil olarak kabul edileceğine” karar vermiştir. Dolayısıyla aynı evde yaşayan eşlerin yaşamları ve özgürlük sınırları da ortak olduğundan, bazı verileri elde etmek için kanuna aykırı bir eylem/davranış da bulunmaksızın, bu verilere tesadüfen ulaşmaları da mümkün olabilmektedir.

Fakat farklı bir hukuki görüşe göre ise; yaşanılan ortak konut içinde de olsa, eşlerin de kendi özel alanlarının bulunduğu, bu alanın mahremiyetinin hukuk tarafından korunması gerektiği; bu nedenle de bu mahrem alandan gizlice elde edilen verilerin delil olarak kabul edilmesinin hukuken doğru olmayacağı, ifade edilmektedir.

Kanaatimizce burada “rıza” unsuru önem arz etmektedir. Konuyla ilgili TCK 26/2 maddesine göre,

“Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez”, denilmektedir.

Bu anlamda bir eşin, diğer eşe rızasıyla verdiği sosyal medya uygulaması şifresinin kullanılmasıyla elde edilen veriler, hukuka uygun olarak değerlendirilebilmektedir. Ancak burada şifrenin rıza ile verildiğini iddia eden eşin; bunu (rızanın olduğunu) Mahkemede ispatı önemli olacaktır.

D) Facebook-Whatsapp- Instagram- Twitter Gibi Sosyal Medya Kayıtları Boşanma Davasında Tek Başına Delil Olur Mu?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; elektronik ortamdaki fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıların ancak diğer delillerle desteklendikleri takdirde delil olarak hükme esas alınabileceğine, yönelik kararlar vermektedir (25/04/208 Tarih ve 2016/16661 E. – 2018/5566 K.) . Bu bakımdan bu kayıtların özelikle tanık gibi en çok kullanılan diğer delillerle desteklenmesi gerekecektir.

E) Sonuç

Eşler; diğer eşin sosyal medya uygulamalarından veya telefonundan gizlice veya hukuka aykırı olarak elde ettiği fotoğraf, yazı, video gibi verileri Mahkemeye sunmaları halinde; kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi/kaydedilmesi veya özel hayatın gizliliğini ihlâl suçları gibi suçlardan mağduriyetler yaşayabilmekteler. Bu bakımdan konu hakkında hukuki destek alınması ve uzman bir Boşanma Avukatı ile sürecin yürütülmesi, faydalı olacaktır.

15 yıllık meslek hayatım boyunca tarafıma çekişmeli boşanmalara yönelik en sık sorulan soruları sizler için derledim. Sıkça sorulan sorular sonrası dilerseniz sizler için hazırladığımız “Boşanma Avukatından Yol Haritası” isimli makalemizi okuyabilirsiniz. Bu sizler için yol gösterici olacağı kanaatindeyiz.

boşanma avukatından tavsiyeler

Çekişmeli Boşanmada Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma davam için avukat tutmak zorunda mıyım?

Sadece boşanma davalarında değil hiçbir davada avukat tutma mecburiyeti bulunmamaktadır. Ancak davalar çeşitli usule ve sürelere bağlanmıştır. Pratik bilgi ile tecrübe ve beceri gerektirir. Her dava başından sonuna kadar ince ayrıntılarla doludur.

Bu ayrıntıları bilmemek veya kaçırmak davayı kaybetmenize dahi neden olabilir.

Bunun içindir ki nasılsa mecbur değilmişim deyip işin uzmanı olan bir avukattan yararlanmamak, dava için aldığınız riskten başka bir şey değildir.

Çekişmeli boşanma davası nedir?

Türk Medeni Kanununda düzenlenmiş anlaşmalı boşanma davası dışında kalan ve eşler arasında boşanma , boşanmanın sonuçları konusunda bir anlaşmanın bulunmadığı boşanma davalarıdır.
2020 yılında Türkiye’de boşanan çift sayısı 135.022 adettir.

Bu sayının çok büyük bir kısmı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır.

Özel boşanma nedenleri olan; ayrılık, hayata kast , onur kırıcı davranış, ortak hayatın yeniden kurulamaması, suç işleme , haysiyetsiz hayat sürme, terk, zina nedenlerinden açılan boşanma davalarıdır.

gaziantep boşanma avukatı anlaşmalı ve çekişmeli


Eşim boşanmak istemiyor. Açacağım dava çekişmeli boşanma davası mıdır?

Evet, açılacak olan dava çekişmeli boşanma davasıdır. Ayrıca eşiniz boşanmayı istiyor olsa dahi çocukların velayeti, nafaka, maddi ve tazminat gibi konularda yine anlaşamazsanız açacağınız dava çekişmeli boşanma davası olacaktır.

Çekişmeli boşanma davası hangi sebeplerle açılır?

Türk Medeni kanuna göre boşanma sebepleri;

  • Zina,
  • Hayata kast,
  • Eşe çok kötü muamele,
  • Yüz kızartıcı suç işleyen eşten boşanma,
  • Terk nedeniyle boşanma,
  • Akıl hastalığı,
  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması,
  • Fiili olarak ayrı yaşama şeklinde sayılmıştır.

Çekişmeli boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma davasından daha uzun süreceği kesindir. Ancak bu konuda kesin bir süre vermek de zordur. Çünkü bir davanın görülme süresini etkileyen çok sayıda etkenler vardır.

Örneğin; Aile Mahkemesinin iş yükü, posta durumu, tarafların iddia ve cevapları bunların araştırılmasına yönelik olarak yapılabilecek keşif, bilirkişi incelemesi gibi işlemler, şahitlerin sayısı, adli tatil, koronavirüs gibi önlemler gibi.

Bununla birlikte bir ön inceleme olmak üzere davanın üç veya dört duruşmada da sonuçlanması mümkündür.

2020 yılı istatistiklerine göre boşanma davası görülme süresi 187 gündür. Ancak bu sayıya çok hızlı sonuçlanan anlaşmalı boşanma davaları da dahildir. Yani bu ortalamayı düşüren etkenin anlaşmalı boşanma olduğu bilinmelidir.


Çekişmeli boşanma süreci nasıl işler?

Avukat aracılığı ile yada bizzat boşanma dilekçesi adliye içinde ki tevzii bürosuna verilir. Mahkeme boşanma dilekçesini gözden geçirerek, boşanma nedenine bakar ve eşlere (yada avukata) bildiri yani gönderir.

Hakim boşanma nedeninin araştırılmasını isteyebilir ve kendi yoğunluğuna göre, yakın yada ileri bir zaman duruşma günü belirlenir.

Şiddetli geçimsizlik nedeniyle mahkemeye başvurulursa taraflar (çiftler) katılmadan avukat aracılığı ile boşanma gerçekleşebilir.

Velayet ve boşanma birlikte yürütülmek zorundadır.

Çekişmeli boşanmada soyadı değişikliği nasıl olur?

Boşanan eş isterse eşinin soyadında kalabilir, isterse kızlık soyadına dönebilir. Ancak eğer eski eşinin soyadını kullanmak isterse, eşinin soyadının kullanmasıyla ona zarar vermeyeceğini kanıtlaması gerekmektedir. Bunu kanıtlarsa eski eşinin soyadının kullanabilir.

Çekişmeli boşanma davasında verilen karara karşı istinaf (veya temyiz) yoluna başvurmak mümkün müdür?

Çekişmeli boşanma davalarında, tarafların veya varsa avukatlarının aile mahkemesi kararını belirli prosedürler dahilinde hem istinaf hem de temyiz mahkemesine götürme hakkı bulunmaktadır.

tek celsede boşanma gaziantep boşanma avukatı


İstinaf ve Temyiz incelemesi ne kadar sürer?

İstinaf incelemesinin sonuçlanma süresi bölge adliye mahkemelerinin iş yüküne göre değişmektedir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesindeki inceleme süresinin Diğer Bölge adliye mahkemesine göre daha uzun olduğunu gözlemliyoruz.

Gaziantep Bölge adliye mahkemesinde boşanma davalarının incelenme süresinin bir yıl kadar sürebildiğini söyleyebilirim. Yargıtay temyiz incelemesi ise, dosya istinaftan geçmiş ise genellikle 1 yıldan kısa bir sürede sonuçlanmaktadır.

Çekişmeli boşanma davalarında avukatlık ücreti ne kadardır?

Bunu avukatınızla görüşerek belirlemelisiniz, genel itibari ile taban ücret olsa da ücret serbestisi olup karşılıklı anlaşarak ücret belirlenmektedir.
Adalet Bakanlığının veya bağlı olduğu baronun yayımladığı asgari ücret tarifelerinde yazılı tutarlardan düşük olmamak üzere size uygun bir ücret önerecektir.
Gaziantep barosunun 2021 yılı tarifesinde, çekişmeli boşanma davaları için tavsiye ettiği en az ücret tutarı:

Boşanma Davaları:

  • a) Anlaşmalı 8.000,00 TL
  • b) Çekişmeli 10.500,00 TL
  • c) Çekişmeli ve maddi, manevi tazminat istemli 11.000,00 TL ’den az olmamak kaydıyla…

Çekişmeli boşanma davasını nerede açılmalıdır?

Çekişmeli boşanma davaları eşlerin son defa altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesinde veya taraflardan birinin yerleşim yerinde bulunan mahkemede açılmaktadır. Buna yetki denir.

Boşanma davalarda yetki kesin niteliğinde olmadığından, diğer tarafın yetki itirazında bulunmaması halinde boşanma davasının hangi ilde açıldığının önemi yoktur. Yetki itirazında bulunmadığı sürece tüm boşanma davaları örneğin Gaziantep’de açılabilir.

anlaşmalı boşanma gaziantep avukat


Çekişmeli boşanma davası hangi mahkemelerde açılır?

Aile mahkemelerinde. Ya da davanın açılacağı yerde aile mahkemesi yoksa Asliye Hukuk Mahkemelerinde çekişmeli boşanma davası açılablir. Hangisinde açarsam benim için iyi olur sorusunun cevabı ise ikisi arasında fark yoktur.

Boşanma Davasını Hangi Tarafın Açması Avantajlıdır?

Boşanma davasını hangi tarafın açtığı değil, açan tarafın iddialarını ispatlaması önemlidir. Öte yandan bir taraf boşanma davası açtıktan sonra diğer tarafın da karşı boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır.
Boşanmada iddialarını en doğru şekilde sunan ve bunları ispatlayabilen taraf avantajlıdır. Kadın ya da erkeğin davayı açmasının hiç bir önemi bulunmamaktadır.

Çekişmeli boşanma davasında nafaka talep edebilir miyim?

Tabiki talep edebilirsiniz. Ancak sonuçta bu konuda taktir aile mahkemesi hakiminindir. Siz haklılığınızı ispat ettiğiniz ve koşulların oluşması durumunda lehinize nafakaya hükmedilecektir.

Evlilikte elde ettiğimiz malları çekişmeli boşanma davasında paylaşılmasını da talep edebilir miyim?

Hayır. Bunun için ayrı bir dava açmalısınız. Açılacak olan bu davanın ismi mal rejimi davasıdır. Boşanma davası sonuçlanmadan bu türden bir dava açmış olsanız bile mahkeme boşanma dava dosyasının sonuçlanmasını bekleyecektir.

gaziantep boşanma avukatı anlaşmalı ve çekişmeli


Ziynet eşyalarımı alamadım çekişmeli boşanma davasında bunları da talep edebilir miyim?

Evet talep edebilirsiniz. Bunun için ayrı bir dava açmanız gerekmez. Çekişmeli boşanma davası içinde istenebilecek kalemler içerisindedir.

Boşanma İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

Boşanma için bugünkü internet ortamında tek gerekli olan belge TC Kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanıdır. Aile cüzdanı, pasaport, tapu kayıtları, ikametgah ilmühaberi, doğum belgeleri gibi kayıtlara gerek yoktur. Daha detaylı bilgi için tıklayınız.

Evleneli 1 yıl olmadı. Yine de çekişmeli boşanma davası açabilir miyim?

Anlaşmalı boşanma davasından farklı olarak çekişmeli boşanma davası açabilmek için evlilikte geçirilmiş her hangi bir süre şartı yoktur. Resmi nikah üzerinden 1 saat geçse dahi artık çekişmeli boşanma davası açabilirsiniz.

gaziantep anlaşmalı boşanma avukatı


İki Eş de Mahkemeye Gelmek Zorunda Mıdır?

Evliliğin sona ermesi için açılan bu davaları ikiye ayırmak mümkündür: Bunlardan ilki anlaşmalı davadır. Anlaşmalı açılan davada her iki taraf mahkemeye çıkarak evliliğin sona ermesini hür iradeleriyle istediklerini hakime açıklamak zorundadırlar. Anlaşmalı davada, duruşmada tarafların temsili vekaletle olmamaktadır.

Diğer yandan çekişmeli olarak açılan davada tarafların mahkemeye çıkmasına gerek yoktur. Taraflar yerine vekil edecekleri avukatları da mahkemede kendilerini temsil edebilirler.

Duruşmaya Bizzat Katılmak Gerekir Mi?

Duruşmaya eğer dava anlaşmalı değilse tarafların bizzat katılmasına gerek yoktur. Tarafların boşanma avukatları da katılarak davayı takip edebilir. Gaziantep Boşanma Avukatı Ali Tümbaş

Davaya Gidilmezse Ne Olur?

Davaya gidilmediği ve dava avukatla da takip edilmediği takdirde dava düşer. Bu durumda davaya yetişemeyen, duruşma gününü yanlış hatırlayan, hatalı not eden tarafın davayı yenileme hakkı bulunmaktadır.

velayet avukatı boşanma gaziantep


Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

Çocuğun velayeti verilirken çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulur. Bunun için çocuğun yaşına, cinsiyetine, ebeveynlerin çocukla olan ilişkisine, ekonomik ve sosyal durumlarına da bakılmalıdır.

“Velayete ilişkin sıkça sorulan sorular” isimli yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Boşandıktan Sonra Hemen Yeniden Evlenilebilir Mi?

Davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra erkeklerin hemen yeniden evlenmesi mümkünken, kadınların bekleme süresini doldurmaları gerekir.

İddet müddetine ilişkin yazımızı okuduğunuzda daha sağlıklı bilgi edineceksiniz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mal paylaşımı, tarafların evliliklerinin başlangıcına, evlilik içinde edinilen malvarlıklarının bedelinin nasıl ödendiğine göre özel hesaplama yöntemleriyle yapılmaktadır. Eşlerin %50 şeklindeki standart hakları, malvarlığının bedelinin ödenme şekline bağlı olarak değişebilmektedir.

Boşanma Avukatlık ücretleri, davanın görüleceği yere, tarafların çekişme durumlarına, ekonomik ve sosyal durumlarına göre değişkenlik göstermektedir. Davanın açılacağı yer baroları her yıl, ortalama bazı ücretler belirlemekte ve bunları yayınlamaktadır.

Anlaşmalı Mı Yoksa Çekişmeli Davayı Mı Tavsiye Ediyorsunuz?

Öncelikle bu eşlerin durumuna bağlı. Eşlerin;

  • Kaç yıldır evli olduğu,
  • Yaşları,
  • Ne iş yaptıkları,
  • Mal varlıklarının olup olmadığı,
  • Mal varlıklarının ne kadarını evlilik öncesinden ya da miras-bağışlama yoluyla edindikleri,
  • Müşterek çocukların olup olmadığı,
  • Çocukların yaşları, aylık masrafları ve bunlar gibi durumları değerlendirerek anlaşmalı ya da çekişmeli davayı tavsiye ediyoruz.

Hakimin Açılan Davayı Reddetme Hakkının Olduğu Doğru mu?

Genellikle; “Karakterimiz uyuşmuyor”, “Geçinemiyoruz”, “Uzun süredir zaten ayrı yaşıyoruz” şeklinde durumlarını izah etmeye çalışan insanlar, bunların yeterli olmadığını söylediğimde şaşkınlığa uğruyor.

Evet, maalesef, Türk Hukuku’nda geçerli ve yeterli bir sebep olmaksızın boşanmak sadece anlaşmalı davalarda söz konusu olabiliyor, diğer davalarda (çekişmeli) boşanma sebebinizi ortaya koymalı ve bunu ispat etmelisiniz. Kanun, bir kaç nedeni özel olarak saymış ve bunu düzenlemiştir.

Aşağıdaki sebeplerden biri evliliğinizde mevcut ise çekişmeli dava açabilirsiniz:

  • Zina,
  • Eşin hayatına kastetmek,
  • Eşe kötü muamelede bulunmak,
  • Eşin onurunu kırıcı davranışlarda bulunmak,
  • Küçük düşürücü, yüz kızartıcı suç işlemek,
  • Haysiyetsiz, ahlâka aykırı hayat sürmek,
  • Evi- eşi terk etmek,
  • Akıl hastalığına yakalanmak,
  • Evlilik birliğini temelinden sarsacak davranışlarda bulunmak.
en iyi boşanma avukatı gaziantep


Boşandıktan sonra Türk nüfus cüzdanımın “Medeni hali” bölümünde ne yazılır?

Eskiden boşanma sonrası nüfus kâğıdında “dul” “boşanmış” gibi ibareler mevcuttu. Artık sadece “bekâr” ibaresi yazılmaktadır. Bununla birlikte nüfus kayıt örneği çıkarttığınızda, boşanma statünüz bu kayıtta bir açıklama olarak yer alacaktır.

Aile Hukukuna İlişkin Son Yazılarımız


Tek taraflı boşanma dilekçesi hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında yazımızda önemli detaylara yer vereceğiz.
Kişinin evliliğinin son bulması ancak mahkeme kararı ile mümkündür. Mahkeme Kararı ile boşanma işlemi de ancak aile mahkemesinde açılarak başlatılmak zorundadır.

Eşlerin her ikisinin de boşanma ve diğer hususlarda anlaşarak mahkemeye başvurması halinde anlaşmalı boşanma gerçekleşecek olsa da çoğu zaman eşlerden birisi anlaşmalı boşanmaya yanaşmamaktadır.

Bu durumda ise karşımıza Tek taraflı boşanma dilekçesi verilerek sürecin başlatılması yani çekişmeli boşanma davası karşımıza çıkar.

Tek taraflı boşanma dilekçesi verecek eşin bu süreci avukat yardımı olmadan yürütmesini asla tavsiye etmesek ise de bu dilekçede nelere dikkat etmesi gerektiğini açıklayalım.

Tek taraflı boşanma dilekçesi hakkında önemli hususlar

  • Tek taraflı boşanma dilekçesinde mutlaka nöbetçi aile mahkemesine şeklinde üst başlıkla mahkemeye hitaben verilmelidir.
  • Tek taraflı boşanma dilekçesinde tarafların kimlik ve adres bilgileri mutlaka olmalıdır.
  • Tek taraflı boşanma dilekçesinde davanın konusunun ne olduğunu mutlaka içermesi gerekir. (Yalnızca boşanma mı? Boşanma, tazminat, nafaka mi? Boşanma ve Ziynet eşyası mı? gibi)
  • Tek taraflı boşanma dilekçesi verilmesi akabinde davaya ilişkin harçların ve giderlerin de mutlak surette yatırılması gerekir. Aksi halde davanız usulden reddedilir.
  • Tek taraflı boşanma dilekçesinde davayı hangi gerekçe ile açtığınızı net bir şekilde belirtmeniz gerekir. (Örneğin Zina, fiziksel şiddet, terk vb..)
  • Dilekçenizde boşanmaya sebep olan olaylar kronolojik sıraya uygun olarak hukuki bir dille anlatılmalıdır. Tek taraflı boşanma dilekçesi gereksiz ayrıntılardan uzak olmalı, dilekçeyi okuyacak Hakimi yoracak ya da anlaşılmaz hale getirecek hukuki dilden uzak durulmalıdır.
  • Dilekçenizde kullanacağınız yazı formatı 12 punto olmalı, paragraflama yapılarak okunurluluğu artırılmalıdır.
  • Dilekçede mutlaka hukuki deliller kısmı olmalıdır. Yani davaya konu olayları hangi delillerle ispat edeceğinizi belirtmek şarttır. ( örneğin tanık, Mail kayıtları, Sosyal medya kayıtları, SMS kayıtları gibi )
  • Tek taraflı boşanma dilekçesi mutlaka sonuç kısmı içermelidir ve sonuç kısmında mutlaka istemleriniz numaralandırılarak özet halinde belirtilmesi gerekmektedir.
    ( Örneğin: 1 tarafların bosanmalarina, 2. diğer eşten alınarak…..TL yoksulluk…..TL iştirak nafakasi verilmesine, 3…..TL maddi ….TL manevi tazminat verilmesine…..gibi )
boşanma avukatı gaziantep anlaşmalı çekişmeli

Bu özellikleri içermeyen Tek taraflı boşanma dilekçesi çok net bir şekilde söylemek gerekirse başınızı ağrıtır, derdinize çözüm değil dert katar. Her mesele erbabına bırakılmalıdır şeklinde yazılı olmayan hayat kuralı gereği boşanma gibi hayatınızın dönüm noktası olan bir işlemi avukata bırakmak sizin üstün yararınıza olacaktır.

boşanma avukatı ceza avukatı

Boşanma Avukatından Yol Haritası adlı makalemizi okumanızı şiddetle tavsiye ederiz.

— Yazar Avukat Ali Tümbaş

Konuya İlişkin Sıkça Sorulan Sorular

Tek taraflı boşanma dilekçesini eşim imzalamıyor. Bu dilekçe geçerli olur mu?

Adından da anlaşılacağı üzere dilekçe sadece bir eşin imzalaması yeterli. Dolayı ile dava anlaşmalı boşanma olarak değil çekişmeli olarak devam edecektir.

Tek taraflı boşanma dilekçesini hazırlatacağım ancak olduğum yerde aile mahkemesi yok. Başka bir yerde mi açmalıyım?

Olduğunuz yerde Aile mahkemesi olmaması durumunda Asliye Hukuk Mahkemeleri Aile Mahkemesi gibi boşanma davasına bakacaktır.

Tek taraflı boşanma dilekçesinde belirtebileceğim Boşanma sebepleri nelerdir?

Boşanma sebepleri genel ve özel olarak ikiye ayrılmaktadır. Genel boşanma sebebi, evlilik birliğinin temelden sarsılması olup eski kanundaki adıyla şiddetli geçimsizlik olarak bilinmektedir. Özel boşanma sebepleri ise zina; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış; suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme; terk; akıl hastalığı nedeniyle boşanmadır. Çekişmeli boşanma davasını açacak olan kişi, yalnızca kanunda belirtilen boşanma nedenlerinden birisine dayandırarak boşanma davası açabilir.

Tek taraflı boşanma davasında mahkeme masrafları nelerdir, ne kadar tutar?

Dava açarken mutlaka harcın yatırılması gerekmektedir. Başvuru ve peşin harç ile birlikte mahkemenin posta giderlerini de içeren gider avansı da yatırılmalıdır. Bu miktar her yıl değişmektedir. Rakamlar çok fazla olmayıp bu yatırılacak miktarın avans olan ve artan kısmı dava sonrası size geri iade edilecektir.

Tek taraflı boşanma ile anlaşmalı boşanma arasındaki fark nedir?

Tek taraflı boşanmada taraflardan birisi boşanmak istiyor diğeri istemiyor veya boşanmaya bağlı nafaka, velayet, tazminat veya mal paylaşımına dair konularda taraflar anlaşamadığı zaman açılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davasında ise, tek celsede sona eren bir dava olup tarafların boşanma ve boşanmaya bağlı unsurlarda mutabakata vardığı bir davadır.

Tek taraflı Boşanma davaları ne kadar sürer?

Tek taraflı Boşanma davaları mahkemenin iş yoğunluğu, dosyadaki delillerin toplanılması ve tebligat sürecine göre değişkenlik göstermektedir. Ancak ortalama bir süre vermek gerekir ise anlaşmalı boşanma davası 1 hafta ile 1 ay kadar sürmekte, Tek taraflı yani çekişmeli boşanma davası ise 1-1,5 sene kadar sürmektedir.

en iyi boşanma avukatı gaziantep

Tek taraflı Boşanma davasında davayı ilk açan daha mı avantajlıdır?

Tek taraflı boşanma davasında ilk açan olmak herhangi bir avantaj sağlamaz. Eşin dava açması halinde, diğer eş de açılan davaya karşı dava açma hakkına sahiptir. Önemli olan davada tarafların iddialarını hukuka uygun delillerle ispatlamasıdır.

Tek taraflı boşanma davası sonrasında kadınlar boşandıktan sonra hemen evlenebilir mi?

Mahkeme tarafından boşanma kararının verilmesi ve kesinleşmesinden itibaren 300 gün dolmadan yeniden evlenemeyecektir. Ya da kadının bekleme süresinin kaldırılması davası açmadır. Kadın dava açarken hamile olmadığını kanıtlayan resmi sağlık raporu sunması halinde mahkeme tarafından iddet müddeti kaldırılacaktır.

Tek taraflı boşanma davasında duruşmalara katılmak zorunlu mudur?

Her iki eşin avukatı var ise duruşmalara katılma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak özellikle davacının avukatı yok ise duruşmalara katılma zorunluluğu bulunmaktadır, katılmadığı takdirde dosyası işlemden kaldırılacaktır.

Tek taraflı Boşanma davasında kadının hakları nelerdir?

Öncelikle Kadının çocuklarıyla birlikte boşanma davası devam ederken ortak konutta kalmaya hakkı bulunmaktadır ve uzaklaştırma kararı ile birlikte ortak konutun kendisine özgülenmesi yönünde talep edebilir.
Herhangi bir yerden geliri yok ise boşanma davası devam ederken kendisi için veya velayetle birlikte çocuğu adına nafaka isteminde bulunacaktır.
Dava sonunda ise Maddi ve manevi tazminat, kendisi için yoksulluk çocuklar için ise iştirak nafakası ve müşterek malların paylaşılmasını isteyebilir.

Tek taraflı Boşanma davasında avukat tutulması şart mıdır?

Avukat desteği alma şartı, zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak Aile Hukuku ve Yargıtay’ın emsal kararlarına hakim olmayan kişinin dava açması ve hukuki tecrübeye sahip olmaması halinde takip ettiği dava süreci sonunda geri dönülmez hukuki kayıplar meydana gelebilecektir. Her işte olduğu gibi davalarda da işin uzmanına başvurulması gerekmekte ve davada nasıl bir yol izleneceği konusunda destek alınmalıdır.


KONUYA İLİŞKİN ARAMA KAVRAMLARI

  • boşanma dilekçesi,
  • tek taraflı bosanma dilekçesi örneği,
  • tek taraflı boşanma davası nasıl açılır,
  • boşanma dilekçesi örneği,
  • tek tarafli bosanma olurmu,
  • tek taraflı boşanma dilekçesi örneği,
  • anlaşmalı boşanma dilekçesi,
  • tek taraflı boşanma,
  • tek taraflı boşanma dilekçesi,
  • çekişmeli boşanma dilekçesi,

Önemle belirtmek isteriz ki;

Bu yazımızda 2004 yılından bu yana boşanma avukatlığında edindiğim tecrübeler sonrasında dikkat etmeniz gereken hususları, boşanma sürecinin dinamiklerini ve kanuni haklarınız konusunda boşanma avukatı olarak bilgiler vermekteyim.
Bu sebeple yazıyı sonuna kadar okumanızı önemle tavsiye ederim.

boşanma avukatından tavsiyeler

İnsan dünyaya geldiği andan itibaren kendisinden önce kurulmuş bir düzen içinde sürece başlar. Bu süreç çoğunlukla insanın kendisinden beklenilen davranışları göstermesini ister.

Yetişkinlik çağımızın en önemli olayı ise evliliktir.

Belli bir olgunluğa ulaşan her bireyin evlenmesi beklenir. Evlilik bu dünyanın bazen cenneti bazen de cehennemidir. Bizler evlenir iken eş değil aslında bir dünya seçiyoruz. Allah bir ömür iyi ki dedirtecek eşler nasip etsin. Kim cehenneme gitmek ister? Elbette herkes dünyada cenneti yaşatacak bir insanla evlenmek ister. Boşanma Davaları ne yazık ki bazen bu cenneti cehenneme, bazen de cehennemi cennete dönüştüren davalar olarak düşünülmektedir.

Bu yazımızda siz değerli okuyucularımızın; boşanma kararı alırken neler yapması gerektiğini, “Keşke” dememek için yapması gerekenleri, Boşanma davalarında nelere dikkat etmesi gerektiğini, dava süreci ve boşanmadan sonra sizi nelerin beklediği gibi bazı sorularınıza cevap vermeye çalıştık. Faydalı olması dileğiyle yazımıza başlıyoruz.

boşanmaya karar verilince dikkat edilmesi gerekenler gaziantep avukat

Evlilik kararı alırken bir kere düşünüyorsak boşanma kararı alırken belki yüz defa düşünmeliyiz. Bu kararı vermek kadın eş için de erkek eş için de zordur. Her ne kadar insanoğlu hatayı karşıda aramaya yatkın ise de evlilikte amaç hata aramak değil mutlu olmaktır. Evlilikte en  büyük hedef mutluluktur.

Askeri deyişle “Muharebeyi kaybedip savaşı kazanmak, muharebe kazanıp savaşı kaybetmekten çok daha iyidir.”
Boşanmak her zaman son çaredir.

Boşanma aşamasında olup olmadığınızı nasıl anlayacaksınız?

Boşanma avukatı olarak müvekkillerimize karar vermelerini kolaylaştıracak bir yöntem öneriyoruz;

Boş bir sayfaya  evliliğinizin iyi yanlarını sol tarafa, kötü yanlarını ise sağ tarafa yazmanızı rica ediyoruz. Daha sonra sağ tarafa yazdığımız yanların kimden kaynaklandığını, çözülüp çözülemeyeceğini, sizin için ne kadar büyük bir sorun olduğunu düşünmenizi istiyoruz.

Değerlendirmeyi yaparken

“…evliliğimin şu şu yönleri gerçekten beni mutlu ediyor ancak şu sorun tüm mutluluğu bitiriyor…”
“..evliliğimde şu kadar sıkıntı var ama sırf bunun için evliliğimi sürdürmeliyim..”

“…iyi yönleri de var kötü yönleri de aslına bakarsan düzelmeyecek bir evliliğim yokmuş..”

“..bu evlilik bu kadar sorunla bu zamana kadar nasıl gelmiş..”  gibi sonuçlara varacaksınız.

Bu sonuçları elbette eşinizle de konuşmalısınız. Evlilikte sağlıklı iletişim çok önemlidir. Bu iletişimi evliyken kuramadıysanız bile en azından boşanma kararı alırken kurmayı deneyebilirsiniz.

Değerlendirmeniz bittikten sonra nihai kararı siz vermelisiniz. Zira gerek boşanma avukatı gerek aile danışmanı gerekse de bir aile büyüğü sizin evliliğiniz hakkında karar veremez.
Nasıl ki evlenirken nikah memuru sizin kararınızı sorduysa, boşanırken de  boşanma hakimi sizin kararınızı soracak. Verdiğiniz bu kararın nimetleriyle ve külfetleriyle baş başa kalacak olan yine sizsiniz. Dolayısıyla lütfen sizin yerinize bu kararı kimsenin vermesine izin vermeyin.

boşanma ve ceza avukatı gaziantep

Evlilik ülkemizde ne yazık ki iki kişi arasında değil eşler ile aileleri arasında oluyor. Kimi zaman eşinizin ailesi, kimi zaman arkadaş çevresi, kimi zaman da eşinizin hayatındaki bir başka kadın/erkek sizin evliliğinizi bitiren sebep olarak gözünüze görünür.

Ancak şunu unutmamalısınız; Dünyada ki bütün sular birleşse de bir gemi içine su almadıkça batmaz: eğer gemi içine su alıyorsa bu sizden ya da eşinizden kaynaklanmaktadır.

Bu noktada  müvekkillerimize öncelikle boşanma konusunda bir evlilik danışmanından veya bir  psikologtan yardım almanızı ve bu konuyu görmezden gelmek yerine farkına vararak evliliği sürdürmek üzere çözüm bulmanızı öneriyoruz.
Elbette tarafların istekli olması ve çözüme açık olması gerekiyor. Tüm çabalara rağmen evlilik hayatınıza devam edemeyecek noktaya geldiğinizi düşünüyorsanız artık boşanma kararı alarak gerek anlaşmalı boşanma gerekse çekişmeli boşanma davası için alanında uzman en iyi boşanma avukatından yardım almanızı tavsiye ederiz.

Boşanma kararı verdiniz. Ya şimdi?

Her yolu denediniz ve olmadı. Evliliğinize devam edemeyecek noktaya geldiğinizi anladınız.

O halde vakit kaybetmeyin!  Yapılan en büyük hata karar verdikten sonra beklemektir.

Çünkü siz boşanma kararı verdikten sonra oyalanırken eve gelen boşanma mahkeme yazısıyla şok olursunuz. Karşı taraf sizden önce davranmış ve davayı açmış olur. Bu yazı geldikten sonra da acele etmeniz gerekiyor. Çünkü mahkeme size süre vermiş derhal boşanma davasına cevaplarınızı sunmanızı isteyecek aksi takdirde bazı haklarınızı kaybedebileceğini ihtar etmiş olacak.

Burada size düşen hemen alanında uzman bir boşanma avukatıyla irtibata geçerek sürece başlamanız gerekir.

Boşanmaya karar verdikten sonra boşanma davasını anlaşmalı mı çekişmeli mi açacaksınız?

Eşinizle konuşup anlaşmalı boşanmaya karar verirseniz bu sizin için kısa ve barışçıl bir yol olacaktır.

Anlaşmalı boşanmada tarafların öncelikle;

  1. Boşanma,
  2. Nafaka,
  3. Velayet,
  4. Maddi ve Manevi tazminat gibi hususlarda mutabakata varmış olmanız gerekiyor.

Örnek verelim; eşinizle boşanma ve çocukların velayetinin kimde olacağı konusunda hemfikirsiniz ancak nafaka ve tazminat konusunda anlaşamıyorsunuz. Bu konuda aranızı bulmak için her iki tarafın da kendini güvende  hissettiği bir boşanma konusuna hakim arabulucudan yardım almanızı daha sonra ise alanında uzman bir boşanma avukatı ile süreci kolaylıkla bitirmenizi tavsiye ederiz.

Zira kimi zaman anlaşmalı boşanmalardan çok sonra boşanırken haklarınızın ve menfaatlerinizin ne kadar ihlal edildiğinizin farkına varıyor ancak süreç tamamlandığı için yeniden dava açamıyorsunuz. Buna benzer sıkıntılar yaşamamak için sürecin başında duruma hakim boşanma avukatlarından yardım almalısınız.

Birbirinin sesini duymaya dahi tahammülü kalmamış iki insanın anlaşmalı boşanması neredeyse imkansız.

Ülkemizde boşanma davaları genellikle çekişmelidir. Çünkü evliyken birbiriyle anlaşamayan insanlar evlilik biterken de anlaşamamaktadır. O halde boşanırken mahkeme nezdinde haklılığınızı savunacak, sizin hak ve menfaatlerinizi en iyi  şekilde almanıza yardım edecek, süreçten en az maddi ve manevi zararla çıkmanızı sağlayacak kişi olan boşanma avukatınıza ulaşmalısınız.

gaziantep ceza ve boşanma avukatı

Boşanma avukatı ile ne konuşacağım?

Öncelikle görüşme için  ilgili boşanma avukatımızın müsait olduğu bir gün randevu oluşturunuz. Randevunuza gelirken kimliğinizi unutmayınız.

Boşanma davası açmaya karar verdiniz veya eşiniz tarafından size boşanma davası açıldığından haberdar oldunuz. Artık sizin uzman bir boşanma avukatı ile yola devam etmeniz gerekmektedir.

Elbette davanızı kendiniz de takip edebilirsiniz ancak boşanma davaları hukuki usul bilgisi, kanun bilgisi gerektirdiği gibi duruşma esnasında profesyonel tepkiler verilmesi gereken dikkatle yürütülmesi gereken davalardır. Bu sebeple boşanma avukatınız olmadan  başarılı olma şansınız düşüktür. Unutmamanız gerekir ki boşandıktan sonra çok daha büyük kayıplara uğramamak adına uzman bir avukatla çalışmanız sizin iyiliğiniz içindir.

Boşanmanın ne kadar zor verilen bir karar olduğunun farkındayız. Ancak her insan nasıl farklıysa evlilik sürecinde yaşadıkları da birbirinden çok farklı. Biz avukatınız olarak boşanma kararı aldıktan sonra size en iyi şekilde yardımcı olabilmek için yazılı bir özet isteriz.

Hatırlatmak isteriz ki!

Boşanma Avukatınız sizin beyan ettiklerinizi dilekçede yazacaktır. Tüm detayları boşanma sürecinizi yürütecek avukata anlatmaktan çekinmeyiniz. Unutmayınız ki Avukatlık Kanunu gereği avukatınız anlattığınız sırları saklamak zorundadır. Boşanma avukatınız gereken bilgileri davanın her aşamasında kullanacaktır.

Boşanırken haklarımı bilmek istiyorum?

Her insanın farklı olduğu gibi evliliği de farklıdır demiştik. Maalesef bize gelen müvekkillerimizde sıklıkla kendi evliliğini ve boşanmasını çevresiyle kıyaslama eğilimi olduğunu görüyoruz.

Örneğin Melek hanım;

-“Benim teyzemin kızı Ayşe boşandı aylık 3.000,00 TL nafaka alıyor, oturdukları evi de Ayşe aldı, çocuklarının velayeti de Ayşe’de kaldı, üzerine kocası 250.000,00 TL maddi tazminat 250.000,00 TL manevi tazminat ödedi. Bende aynı hakları istiyorum.” diyerek bize başvuruyorlar.

Burada görüşme esnasında öğreniyoruz ki Melek hanım 1 yıllık evli kuzeni Ayşe ise  12 yıllık evli, Melek hanımın 1 çocuğu var kuzeni Ayşe’nin 3 çocuğu var, Melek Hanımın kocası asgari ücretle fabrikada çalışıyor kuzeni Ayşe’nin kocasının fabrikası var, Melek hanım kocası doğum gününü unuttuğu, yazın tatile gitmediği için boşanmak istiyor kuzeni Ayşe darp edilmiş, aldatılmış evden atılmış…

Bu şekilde Melek Hanım ve kuzeni Ayşe’nin birbirinden çok farklı koşullarda evlilikleri olduğunu aynı şekilde boşanma sebeplerinin ağırlığının eşit olmadığını, kaldı ki tarafların ekonomik gücüne göre belirlenen nafaka, tazminat gibi hususlarda fabrika sahibi bir milyarderle asgari ücretle çalışan bir işçinin aynı ödeme gücüne sahip olmadığından olaylar aynı olsa dahi aynı nafaka ve tazminatı ödemeyeceğini bilmesini istiyoruz.

Örneğimize baktığımız zaman aylık geliri 2.500,00 TL olan bir adama, boşandığı eşi ve çocuğu için 3.000,00 TL nafaka ödemesini biz talep ettik diyelim mahkeme kabul eder mi?
Ya da 500.000,00 TL tazminat ödemesini istedik mahkeme hakimi kabul eder mi? Elbette etmez. Eğer ederse bu kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırı bir karar olur. Karar kesinleşse dahi bu nafaka ve tazminatı tahsil etmek imkansız olacağı için yine bir işe yaramayacaktır.

Hayali ve yüksek beklentilere girmek sizi olduğunuzdan daha mutsuz eder. Boşanırken amacımız mutsuz olan evliliğinizin bitmesine yardım etmektir, siz de beklentilerinizi mutlu olmaya odaklamalısınız ki kazançlı çıkabilin.


Boşanma Süreci

Ofisimizin boşanma avukatlarından randevunuzu aldınız, görüşmemizi yaptık, boşanma davası için dava dilekçemizi yazdık eşinizin avukatı davaya cevap dilekçesini verdi, sizinle tekrar iletişime geçip cevaba cevap dilekçemizi hazırladık, eşinizin avukatı ikinci cevap dilekçesini sundu, sizinle de görüştük ve mahkemenin duruşma gününü beklemeye başladık.

Bu süreçte taraflar iddialarını yazılı olarak mahkemeye sunarlar mahkeme de tüm yazılı beyanlardan sonra duruşma günü belirler ve belirlemiş olduğu bu günü posta ile taraflara bildirir.

Boşanma davanız bir avukat ile yürütüldüğü için de bu posta (tebligat) size değil avukatınıza gidecektir. Avukata bu tebligat online olarak E-Tebligat yolu ile geldiğinden, avukatsız takip edilen dosyalarda tarafların postacı geldiğinde evde olmaması ya da muhtara verilen tebligatın taraflara muhtarca bildirilmemesi sorunları ile uğraşmamaktasınız.

İlk duruşma ön inceleme duruşması olup bu duruşmada hakim tarafların anlaşmalı boşanıp boşanamayacağı veya davaya devam etmekte ısrarlı olup olmadıklarını sorar.
Eğer taraflar sulh olamazsa davacı tarafın tanıklarının dinlenmesiyle tahkikat safhasına geçilir. Mahkeme her celse iki-üç tanık dinleyerek tanıkların dinlenilmesini bitirir.
Bu arada mahkeme tarafların dayandığı diğer delilleri de araştırır.

Tüm tahkikat tamamlanınca hakim taraflara sözlü yargılamaya geçileceğini ve karar vereceğini ihtar eder.  Avukatınız olduğu için sizin duruşmalara gitmeniz gerekmez zira bir boşanma davası bazen on celse dahi sürebilmektedir. Elbette avukatınız her duruşma öncesi veya sonrasında sizin ile iletişime geçecek bilgi alışverişi yapacaktır. Yine duruşma aralarında aklınıza takılan bir husus olursa avukatınız sizi aydınlatacaktır.


gaziantep anlaşmalı boşanma avukatı

Avukatınız varsa size düşen görev nedir?

Boşanma avukatlarımıza vekaleti vermekle bir nevi derdinizi biz üstlenmiş oluyoruz.
Tüm dilekçeleri yazmak, duruşmalara girmek, tanıkları dinlemek, aile mahkeme kaleminin işlemleri yapıp yapmadığını takip etmek gibi her şeyi avukatınız olarak biz yapıyoruz. Gaziantep Barosu avukatı Ali Tümbaş

Bu yaşınıza kadar yaşadığınız her şey nasıl geçti? Hangi derdini  baki kaldı?
Elbette üzülmeniz, öfkelenmeniz çok doğal. Fakat birkaç yıl içerisinde en geç bitecek bir süreç yüzünden hayatınızı cehenneme çevirmeye değmez.

Hakkınız var!

Mutlu olmak için evlendiniz, hiçbir zaman boşanmak istemediniz ama hayatta her şey insanlar için. Lütfen aklınızdan çıkarmayın düşmek kaybetmek değildir, ama yerden kalkmayı reddetmek kaybetmektir. Ne kadar sert düşmüş olursanız olur kalkmak zorundasınız.

Hani bir söz vardır “Her şey üstünüze gelip sizi dayanamayacağınız bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçmeyin. İşte orası kaderinizin değişeceği noktadır.” diye, İşte boşanma da bu noktalardan biri.

Bunu böyle görüp böyle inanmanız gerekiyor. Tabii ki ihtiyaç duyuyorsanız bu dönemde bir uzman psikologdan yardım alın. Dostlarınızdan ailenizden destek alın. Boşanma Avukatınıza hukuki olarak sürecin yönetimini bırakıp siz kendinizi ruhen yeni hayatınıza hazırlamaya başlayın.

Peki sizden ne istiyoruz?

Boşanma sürecinde sizden istediğimiz kendi ruh sağlığınıza iyi bakmanızdır. Sıklıkla boşanma davalarında taraflar sürekli
Kaygı,
Endişe,
Korku,
Panik,
Öfke,
Uykusuzluk,
İçe kapanıklık gibi sıkıntılara girmektedir.

Şunu Unutma;

HAYATTA HER ŞEY GELİP GEÇER.

Ve Hayat, sabredenleri mutlaka mükafatlandırır.


Boşanmanın en çok bedel ödeyen tarafı

“ÇOCUKLAR”

Hiçbir günahı olmadan anne ve babasının arasındaki tartışmalara şahit olan, onların hırs ve istekleri uğruna okullarından arkadaşlarından ayrılan, “Ya anneni seç, ya babanı seç” diye zorlanarak illa birini seçip diğerine düşman edilen, annesini seçti diye babasının görmeye gelmediği nafakasını ödemek istemediği çocuklar…

Küçücük kalbinde kendini suçlayarak hep eksik, hep hatalı olduğunu düşünüyor. Oysa ki anne babanın görevi ne olursa olsun çocuklarının mutluluğu için çaba sarf etmektir.

Kıymetli okuyucu; eğer bu yazıyı okuyorsanız muhtemelen boşanma aşamasında bir anne / babasınız.

Şunu hatırlatmak isteriz. Kadın eş ile erkek eş boşanır. Anne ve Baba boşanmaz.

Velayeti kime verilirse verilsin annelik / babalık görevi ölünceye kadar devam eder. Ne olmuş olursa olsun, çocuğunuzu bu davanın dışında tutun. Mümkün oldukça onun için hiçbir şeyin değişmeyeceğini ve onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin. Verdiğinizi değeri hissettirin.
İmkanınız varsa bir uzman psikologdan bu süreçte yardım almasını sağlayın.

Velayetini isterken bile ona en iyi sizin bakacağınızdan eminseniz isteyin. Bu hayattaki en değerli varlığınızı çocuklarınızı boşanma davasındaki hırs ve istekleriniz uğruna kaybetmemenizi umut ederiz.

gaziantep boşanma avukatı anlaşmalı ve çekişmeli

Boşanma davası bitti, ya şimdi ne olacak?

Sizi mutsuz eden, hayatınızı çekilmez kılan evliliğiniz bitti. Boşanma kararı verildikten sonra bazen müvekkillerimiz istediği kararı alsa da geçmişi silemediği için depresyona girmektedir.

Geçmişle yaşamak en ağır hastalıktır. Eğer  geçmişinizi yenemezseniz, asla yeni bir gelecek yazamazsınız.

Evet geçmişten tecrübeler kazandınız. Kah acı kah tatlı anılar biriktirdiniz. Ama şimdi önünüzde gelecek var. Sizin, varsa çocuğunuz için yeni bir macera başlıyor. Geride bıraktıklarınız ileriye gitmenizi engelleyecek. Unutmayın; ileri gidebilmeniz için arkadakileri unutmanız gerek.

Hayat yaptığımız seçimlerle şekillenir. Bir seçim yaptınız ve Boşandınız.
Artık bekar ve daha olgun bir insansınız. Bu yola kadar size eşlik etmek ve sizi yeni hayatınıza mutlu olmak üzere uğurlamak isteriz. Eğer bu ana kadar bize güvenip bizimle yürüdüğünüz için memnun kaldıysanız şimdi de bize inanın, her yeni gün güzel olacak.

Yağmurlar dindi şimdi gökkuşağını izlemeniz için yukarı bakınız, sizin için gizlenmiş bir mucize mutlaka vardır.

Lütfen yorum yapmaktan çekinmeyiniz

Sizden gelen her yorum gelişmemize ve değişmemize katkı sağlayacaktır.

Eser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 470. Ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md.470’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır.

Sözleşmenin her iki tarafının da bu borçları üstlenmesi sebebiyle tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir.

Sözleşmenin meydana gelmesi için tarafların, yüklenicinin meydana getirmeyi üstlendiği eser ve bunun karşılığında ödenecek bedel hususunda anlaşması gereklidir.

Eser Sözleşmesinin Unsurları Nelerdir?

  • -Bir Eser Meydana Getirme: Bu unsurun gerçekleşmesi için gereken sözleşme konusu, maddi veya maddi olmayan şeyler olabilir. Önemli olan sözleşme konusunun, sonuca yönelik vaat edilmeye elverişli olmasıdır.
  • -Ücret Ödenmesi veya Ücret Ödemenin Vaat Edilmesi: Bu unsur sözleşmenin asli unsuru olup iş sahibi, meydana getirilecek eser karşılığında ücret ödemeyi taahhüt etmelidir.
  • -Tarafların Anlaşması: Tarafların sözleşme unsurları konusunda anlaşmaları gereklidir.

Eser Sözleşmesinde Yüklenicinin Borçları Nelerdir?

  1. Yüklenicinin İşi Sadakat ve Özenle Yapma Borcu : Yüklenicinin bu borcu TBK md.472/2-3’te düzenlenmiştir. Bu maddede aynen; malzeme, iş sahibi tarafından sağlanmışsa, yüklenicinin, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlü olduğunu ve eser meydana getirilirken, iş sahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenicinin bu durumu hemen iş sahibine bildirmek zorunda olduğunu ve bildirmezse de bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
  2. Yüklenicinin İşi Doğrudan Doğruya Kendisinin Yapması Borcu : Kural olarak yüklenicinin, sözleşme konusu olan eseri bizzat kendisinin meydana getirmesi veya kendisinin yönetimi altında meydana getirilmesi gerekmektedir. Bunun istisnası ise borcun yüklenici tarafından şahsen ifa edilmesinin, yüklenicinin kişisel niteliklerinin ifa için önemli olmaması sebebiyle gerekli olmadığı hallerdir.
  3. Yüklenicinin Araç, Gereç ve Malzeme Sağlama Borcu : Tarafların aksine bir anlaşmama yapmaması durumunda, eserin meydana getirilmesi içi gerekli olan araç ve gereçleri, yüklenici sağlayacaktır.
  4. Yüklenicinin Genel İhbar Yükümlülüğü : Yüklenici, eseri meydana getirirken, iş sahibinin sağladığı araç ve gerecin veya eserin meydana getirileceği yerin ayıplı olduğunu anlar veya eserin zamanında ya da taahhüt edildiği gibi meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum fark ederse, bunu iş sahibine derhal bildirmek zorundadır. Bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olacaktır.
  5. Yüklenicinin İşe Zamanında Başlama ve Devam Etme Borcu : Yüklenicinin bu borcu, meydana getirilecek eserin teslim edileceği günün sözleşmede belirlenip belirlenmeme koşuluna göre farklılık gösterecektir.
  6. Taraflar sözleşmede, eserin teslim edilmesi için belli veya belli edilebilir olan bir gün kararlaştırmamış veya işin niteliğinden dolayı da böyle bir süre çıkarılamayacak durumda ise, yüklenicin sözleşme yapılır yapılmaz işe başlaması gerekmektedir. Aksi halde yüklenici, iş sahibi tarafından ihtar çekilerek temerrüde düşürülecektir.

    Teslim süresi kararlaştırılan işlerde, TBK md.473/1’e göre aynen, yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktiresi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa iş sahibinin, teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebileceği belirtilmiştir.

    Yüklenicinin Meydana Getirdiği Eseri Teslim Etme Borcu : Yüklenici, meydana getirdiği eseri teslim etmek durumundadır. Sözleşmede ifa yerinin belirlenmemesi durumunda; sözleşme konusu taşınır ise TBK md.89’a göre ifa yeri belirlenecek, taşınmaz ise ifa yeri taşınmazın bulunduğu yer olacaktır. İfa zamanının sözleşmede kararlaştırılmaması durumunda da işin niteliğine göre ifa zamanı belirlenecektir.

Yüklenicinin Ayıba Karşı Sorumluluğu Nasıl Sona Erer?

Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa iş sahibi, ayıptan doğan haklarını kullanamaz.  Örnek olarak, ayıp sebebinin iş sahibinin tavsiye ettiği malzemeden kaynaklanması verilebilir.

TBK md.477/1’e göre eserin açıkça veya örtülü olarak kabul edilmesinden sonra yüklenici, her türlü sorumluluktan kurtulacaktır. Sorumluluktan kurtulma için ayıbın teslim sırasında açıkça göze çarpması gerekmektedir. Yüklenicinin kasten sakladığı ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için yüklenici, iş sahibinin kabulüne rağmen sorumlu tutulacaktır. İş sahibinin bu ayıbı öğrenir öğrenmez yükleniciye bildirmesi gereklidir.

TBK md.478’e göre, yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve, yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacaktır.

Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Borçları Nelerdir?

Eser sözleşmesinde iş sahibinin, malzemeyi sağlama ve verdiği malzemenin kendisince bilinip yüklenicinin özüne çarpmayacak tehlikeli veya işi etkileyecek diğer niteliklerinden yükleniciyi haberdar etme borcu ve eserin ayıplı olup olmadığını gözden geçirme ve tespit ettiği ayıpları bildirme külfeti bulunmaktadır.

Eser sözleşmesinde iş sahibinin bedeli ödeme borcu bulunmaktadır. Ücret miktarı sözleşmede belirlenmemişse, eserin değeri ve yüklenicinin gideri dikkate alınarak bedel belirlenecektir. Belirlenememesi durumunda riziko iş sahibine aittir. TBK md.480’e göre aynen, bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin arttırılmasını isteyemez. Eser, öngörülenden az emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile iş sahibi, belirlenen bedelin tamamını ödemekle yükümlüdür.

TBK md.480/2’ye göre aynen, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kurallarının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilecektir.


Eser Sözleşmesi Nasıl Sona Erer?

  1. Eser sözleşmesi, tarafların sözleşmesinin sona ermesi konusunda karşılıklı olarak anlaşılmasıyla sona erebilmektedir.
  2. Eser sözleşmesi, sözleşmede keşif bedelinin yaklaşık olarak tespit edilip, masrafların tutarının da bu bedelin aşırı derecede üzerine çıkmasıyla birlikte iş sahibinin sözleşmeden dönmesiyle sona erebilmektedir.  Bunun için, keşif bedelinin aşırı oranda aşılmasına iş sahibinin sebebiyet vermemesi ve yüklenicinin eseri, yaklaşık bedelle meydana getirmekten kaçınması gerekmektedir.
  3. TBK md.484’ göre, İş sahibi, eserin tamamlanmasından önce yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.
  4. TBK md.483/1’e göre aynen, eser teslimden önce beklenmedik olay sonucu yok olursa iş sahibi, eseri teslim almada temerrüde düşmedikçe yüklenici, yaptığı işin ücretini ve giderlerinin ödenmesini isteyemez. Bu durumda malzemeye gelen hasar, onu sağlayana ait olur. Eserin parça borcu niteliğinde olup, teslim edilmeden önce yok olması durumunda sözleşme, ifa imkânsızlığı sebebiyle sona erecektir.

İş hukuk dünya çapında işçi haklarını koruma kapsamında oluşturulmuştur. Bu kapsamda çalışma koşulları, işçi ücretleri, işçi sendikaları, işveren ve işçi ilişkilerini koruma gibi konuları bulunan bir hukuk dalı olmuştur. İş hukuk genel kapsamıyla Kara Avrupası hukuk sistemleri içinde kendini gösteren bir dal olarak gelişmiştir. Burada genel bir milli iş kanunu kapsamında belirlenen ve düzenlenen kapsamlara sahiptir.

Asliye hukuk mahkemelerinde veya asli mahkeme niteliğinde bulunan iş mahkemelerinden kendini gösteren bir alandır. Burada genel konuların belirlenmesi için belirli komisyonlar oluşturulmakta, sendikalar ile yasal olan haklar koruma altına alınmaya çalışılmaktadır. Genel kapsamı ille işçi sendikaları ve işveren işçi ilişkileri genelinde bir koruma ve inceleme gerektiren hukuk dalı olma niteliğini sürekli olarak koruma koşulu içindedir. İş hukuku kara Avrupası hukuk isteminde genel olarak düzenleme gerektiren bir nitelik taşıyan önemli bir alandır.

İş Hukuku Kapsamı

İş hukuku genel olarak tüm dünya ülkeleri tarafından incelenmeye konu olmuş olan noktalar içerir, çalışma hayatını düzenleyen ve önemli bir rol içeren noktaları kendi içinde hazırlar. İş hukuku kapsamında genel ilkeler ise ülkemizde kapsam olarak uygulanan önemli detaylara hâkimdir. Ancak dünya geneline bakıldığı zaman işçi haklarının savunulması konusunda yeterli kalınmayan noktalar mevcuttur. Kişilerin genel ve geniş kapsam niteliği içinde sunmuş oldukları yapılar büyük bir dava çoğunluğu gerektirir. Bunun en temel nedeni ise genel kapsama dair olan her türlü niteliğin önemli ölçülerde incelenirken sorunların ortaya çıkması olacaktır.

İş hukuk hakkında detaylara bakıldığı zaman bunlar alan olarak genel bir temel oluşturur. İş hukuku kapsamını büyük bir çoğunluk esası hakkında bilinmesi gereken koşullar oluşacaktır. İşçi ve maaş kıdem tazminat ihbar gibi alanlar oluşturulacaktır. Bu kapsamda işe iade ve iş kazaları ise genel kapsama giren konular arasında yerini alır. İşçilerinin hakkını savunan bir ülkede kesin ve net bir şekilde gelen bir sömürülme de ortadan kalkacaktır.

İş Hukuku Kapsamında Olan Davalar

İşçilerin haklarına dair korumalar hemen her ülkede mevcut olsa da bazen sorunlar işçi ve işveren arasında kendini göstermektedir. Burada işçi maaş ve kıdem tazminatı konusunda kanunla korunan haklarına erişmek isteyecektir. Bu konuda bir diğer dava ise işe iade konusu olacaktır. Haklarını haksız yere kaybeden bir işçinin tüm haklarını geri alması konusunda yardım niteliği taşıyacaktır. İşçinin iş kısmında önemli bir kaza geçirmesi ve bu konuda tedbirin alınmadığının ispatının yapılması sonucunda davları özetlemek gerekecektir. Bu konuda davaları kısa yollu olarak özetlemek gerekirse, alan olarak geniş bir noktaya sahip olduğunu söylemekte yarar vardır. Yurtdışı işe giriş tarihinin türkiye sahasında da kabul görmesi konusunda da işçi işveren davaları mevcuttur. Yurtdışı borçlanmalar ve çalışmanın tespiti konuları da yine bu alanda düzenlenen davalar kapsamında kendini gösterir. Maaş konusunda yaşanan sorunların ise genel kapsamı ile düşünülmesi yine bu alanda ortaya konan olaylardan biridir.


İş Hukuk Maaş Alacağı Davası

İşçilerin haklarının savunulması konusunda belli başlı alanlar ve savunma noktaları vardır. Maaş konusu bu noktada belirleyici olacaktır. Çalışanlarına yeterince önem vermeyen ve maaşlarını ödemekte sorun çıkaran işveren konusunda açılan bu davalar işçilerin ispatı söz konusu olan davalardır. Bu konuda ise yazılı veya sözlü olarak belirlenen rakamların iletilmesi söz konusu olacaktır. Ancak bu bedelin ispat yükünün olması gerekir. Hukuka aykırı olan hiçbir noktada yardım yapılmayacaktır. Bu nedenle de kanunda öngörülen tüm sürelerin ise ödenmemesi durumu alacağın tahsili konusunda önemli bir dava türü olarak karşımıza çıkacaktır.

Kıdem ve İhbar Tazminatı Alacağı Hakkında Açılan Davalar

Kıdem tazminatı konusunda işverenin sorun çıkarması üzerine işçinin hakkını araması davası olarak nitelenebilir. Bu konuda kanunda düzenlenmiş ve korunmuş olan haklar vardır. İşçinin kıdem ve ihbar tazminatı konusunda ciddi bir potansiyel olarak kendini bağlayıcı alanlara sokması gerekir. Kıdem tazminatı alabilmek içinde mutlaka belli kanunlara ihtiyaç vardır. İşçiler tarafından açılması gereken bir dava olması niteliğini de taşımaktadır. Davanın önemli olan noktaları mevcuttur. Alacaklarının ödenmediği takdirde işçilerin açmaya yetkili olduğu önemli davalardan biridir.

İş Hukuku İçinde İşe İade Davası

İşçinin haksız yere işten çıkartılması durumunda işe geri dönmesi amacı ile açılan davalardan biridir. Bu davanın açılması noktasında ise işverenin kanunda yer alan işçi çıkarma kurallarına uygun olan bir işlem yapması gerekir. Aksi halde davayı açan işçinin kazanmaması için hiçbir neden kalmayacaktır. Bunun yanı sıra belli bir süre işverenin yanında çalışma zorunluluğu da mevcuttur.

İş Kazaları Sonunda İşverenin Desteğinden Yoksun Kalma Tazminatı

İşverenin kaza sonrasında işçiye destek olmaması ve kaza sonrasında hayatını kaybetmesi dolayısıyla ailesine gerekli olan tazminatı ödememesi durumunda ortaya çıkan sorundur. Bu sorun ile dava açma hakkı işçinin eline geçecektir. İşveren çalışırken hayatını kaybederse bu konuda sorumlu olan şirket veya işverenin mutlaka bu tazminatı ödemesi gerekir.

İşçinin Hizmet Tespit Davası

İşçi için hizmeti konusunda bir tespit davasının açılması gerekecektir. Emrinde yapılan çalışmaların ise işveren ile resmi kurumlar arasında olan bildirim anlaşmazlık sonucunda ortaya çıkar. Sosyal güvenlik kurumlarının bildirilmesi ile çalışmanın bildirimlerinin oluşmaması durumunda ortaya çıkan bir sorundur. Bunun yanı sıra hizmet davasının tespiti içinde kayıtlarda düzeltme yapılabilme durumu olacaktır.

Gaziantep Boşanma Avukatı

Gaziantep Boşanma Avukatı ifadesi; Gaziantep ilinde yoğun bir şekilde boşanma davaları ile ilgilenen avukatları ifade etmektedir. Boşanma Avukatı, davanızı en iyi şekilde yönetmek için çalışan kişidir.

Evliliğin sona ermesi anlamına gelen boşanma davaları oldukça kapsamlı bir alandır.

Boşanma avukatı tabirinin altında birçok sorumluluk yatmaktadır. Avukatın boşanma davasının açılması ve takip edilmesi sürecindeki görev ve sorumluluklarının kaynağı Türk Medeni Kanunu’dur. Boşanma Avukatları Gaziantep Barosuna kayıtlı bir şekilde görev yaparlar.

Boşanma Avukatı; gerek eşler ve çocuklar gerekse toplum açısından önemli etkileri olan boşanma davasında yolunuzu aydınlatan kişidir. Boşanma davalarında kişilerin büyük bir mutlulukla kurdukları ve toplumun temel yapı taşlarından olan ailenin parçalanması söz konusudur. Bu çerçevede avukatınızın destek ve deneyimi elzemdir.

gaziantep boşanma avukatı anlaşmalı ve çekişmeli

Gaziantep’deki En İyi Boşanma Avukatı Arayışı

Boşanma davası söz konusu olduğunda en iyi boşanma avukatı aranır. “İyi bir boşanma avukatından” anlaşılması gereken avukatın iletişim becerilerinin ve hukuk bilgisinin yüksek olmasıdır. En iyi ve doğru Gaziantep boşanma avukatı davanız üzerine yoğunlaşıp emek harcayan kişidir. Avukatın davanızda başarı sağlayabilmesi için sahip olduğu deneyim önemlidir.

Gaziantep’de Boşanma Avukat Ücretleri

“Boşanma avukatı ücretleri ne kadardır?” şeklinde sıkça karşılaştığımız bu soruyu da samimi bir şekilde ele alacağız. Öncelikle şunu bilmeniz gerekir ki davanın zorluğuna ve karışıklığına göre dava ücretleri farklılık gösterir. Örneğin daha kolay ve hızlı bir prosedür olan anlaşmalı boşanma davasında avukat ücreti de daha az olur. Avukat hakkaniyete değer veren bir kişi olarak davada ne kadar emek sarf edecekse o oranda hizmet ücretini belirleyecektir.

2021 yılı için boşanma avukatının çekişmeli boşanma davalarında alabileceği asgari/minimum ücret … TL‘dır. Anlaşmalı boşanma davalarında avukatlık ücreti ise … TL‘dır. . Özet olarak boşanma davasında avukatın hizmet bedeli olarak talep edeceğiz ücretler şu şekildedir:

Çekişmeli Boşanma Davası Ücreti : (..)

Anlaşmalı Boşanma Davası Ücreti : (..)

Şu hususa dikkat etmeniz gerekir; yargılama giderleri mahkeme tarafından talep edilen ve avukatlık ücretinin haricindeki bir masraftır. Şu yazımızı inceleyerek yargılama giderlerinin ne anlama geldiğini ve boşanma davasında talep edilecek harç ve giderlerin miktarını öğrenebilirsiniz.

Ekonomik gücü olmayan vatandaşlar “adli yardım” başvurusu yapabilirler. Adli yardım kişilerin ekonomik açıdan güçsüz olduklarını kanıtlayarak Gaziantep Barosundan ücretsiz avukat talep etmeleri sürecine verilen isimdir. Vatandaşlar adli yardıma başvuru için gerekli belgeleri şuradan öğrenebilirler veya direkt Gaziantep avukatlarına ait telefon numaralarından onlara ulaşabilirler. Yine de avukat tutmadan önce şu makalemizi okumanızı öneririz.

gaziantep anlaşmalı boşanma avukatı

Boşanma Avukatının Sorumlulukları Nelerdir?

Boşanma davaları kanunda öngörülen belirli sebeplerin varlığı halinde evlilik birliğinin sona erdirilmesini ve ayrıca çeşitli tedbirlerin birlikte düzenlenmesini sağlama amacına dayalı bir dava türüdür. Boşanma dilekçesinde boşanma sebepleriniz ve talep ettiğiniz tedbirler avukatınız tarafından hazırlanır.

.Eşlerin Mal Rejimi,

.Tedbir Nafakası,

.Ortak konutun eşe tahsisi,

.Evlilik İçerisinde Elde Edilen Mallara Katkı payı,

.Çocuğun Velayeti,

.Ortak hayatın yeniden kurulamaması,

.Affetmenin gerçekleşmesi,

.Eşin malları üzerinde tedbir uygulanması,

.Mal rejiminin tasfiyesi,

.Yabancı uyrukluların boşanma süreci,

.Boşanma davasına karşı dava açmak,

.Sosyal inceleme raporu,

.Şiddet mağduru eş lehine koruma kararı alınması,

.Boşanma neticesinde mal rejiminin tasfiyesi,

.Bilirkişi raporuna itiraz,

.Soruşturma,

.Boşanma kararının istinafa götürülmesi,

.Boşanma davasında tedbir nafakası bağlanması,

.Hukuka aykırı kararın düzeltilmesi,

.Ortak konutu boşanma sürecinde hangi eşin kullanacağı,

.Boşanma kararını temyiz etme,

.Boşanma davasında adli yardımdan faydalanma,

.Boşanma davası sürecinde tahkikat,

.Boşanma davasındaki tanık beyanlarına karşı beyan,

.Babanın çocuğu görmesi(kişisel görüş),

.Dava süresince geçici velayet,

.Yardım nafakası,

.Mehir senedi,

.Nafakanın kaldırılması,

.Ayrılık kararı alınması,

.Fiziksel şiddete dayalı boşanma davası açılması,

.Açılan boşanma davasının reddedilmesi talebi,

Yukarıda görüleceği üzere gaziantep’de en iyi boşanma avukatının görev ve sorumlulukları çok fazladır. İyi bir boşanma avukatı; boşanma davasında sunabileceği delilleri iyi bilen ve bu deliller ile hızlı bir sonuç alan avukattır. Dava süreçlerinin başarı ile sonuçlandırılması ve sonuca ulaşılması için deneyim son derece gerekli olduğu gibi deneyimden de mühim olan husus avukatınızın sizin davanız üzerine odaklanması ve gerekli tüm süreçleri ve işlemleri yapmasıdır.

Gaziantep Aile Mahkemeleri özelinde en çok açılan davaların başında “boşanma” davaları gelmektedir. Bu süreçte yerleşik yargıtay kararları ve kanununa aykırı yapacağınız usule ve esasa aykırı bir hareket ile büyük hak kayıpları yaşayabilirsiniz, bu konuda son derece dikkatli olunması gerekmektedir.

Boşanma Davası Sürecinde Avukat Desteğinin Önemi

Boşanma süreci taraflar için sancılı bir süreçtir. Özellikle virüs salgının tüm dünyayı etkisi altına aldığı bu günlerde bir yandan adliye işlemleri ile meşgul olmak eşler için büyük bir meşguliyet yaratabilmektedir.

Eşler çoğu zaman Gaziantep’de ücretsiz avukat danışma desteği ararlar. Boşanma avukatı Gaziantep aile mahkemesinde açacağı davayı boşanma dilekçesi ile başlatır. Aile hukukundan kaynaklı boşanma-davası sürecinde avukatınız gerek ruhsal gerek ekonomik açıdan size en yüksek faydayı sağlamak amacı ile emek harcar. Boşanma davası sürecini deneyimli ve iletişim becerileri sağlam bir avukat ile yönetmeniz tavsiye edilir. Zira boşanma davası yıpratıcı bir süreçtir ve eşler, çocuklar ve toplum açısından önemli etkileri vardır.

Evliliğin sevgi birlikteliği olduğu, ailenin sıcak ve koruyucu bir yuva özlemini giderdiği aşikardır. Ancak temelinden sarsılmış durumda olan bir evliliği devam ettirme çabası da bir o kadar yıpratıcıdır. Boşanma konulu davalarda sona eren sadece evlilik değildir; malvarlığı paylaşımı, tazminat, nafaka, velayet gibi hususlar gündeme gelecektir.

Sonuç olarak; bu yazımızda sizler için Gaziantep’de sunulan aile hukuku ve boşanma avukatlığı hizmeti hakkında bilgiler sunduk. Gaziantep’de faaliyet gösteren avukat  uzman aile hukuku ve gazıantep boşanma avukatı hizmeti sunmaktadır. Aile hukuku avukatı, boşanma avukatı ile ilgili aklınıza takılan sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.


 

Boşanma Davası Türleri Nelerdir?

Boşanma davası genel olarak ve ana hatları ile;

Çekişmeli boşanma davası ve Anlaşmalı boşanma davası olarak ikiye ayrılmaktadır.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Kanuna göre boşanma sebepleri,

-zina,

-hayata kast,

-eşe çok kötü muamele,

-yüz kızartıcı suç işleyen eşten boşanma,

-terk nedeniyle boşanma,

-akıl hastalığı,

-evlilik birliğinin temelinden sarsılması,

-anlaşmalı boşanma ve fiili olarak ayrı yaşama şeklinde sayılmıştır.

Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?

Anlaşmalı olarak boşanmak isteyen eşlerin evliliğinin 1 tam yılı doldurmuş olması gerekir. Bir tam yılı doldurmamış eşler anlaşmalı olarak boşanamazlar. Ancak bu durumda eşlerin yukarıda sayılan nedenlerle çekişmeli boşanma davası açmalarının önünde bir engel yoktur.

gaziantep anlaşmalı boşanma avukatı

Boşanma Süreci Nasıl İşler?

Boşanmada tüm süreçler dava dilekçesinin hazırlanması ile başlar, davanın açılması, dilekçenin tebliği, ESD araştırmasının yapılması, cevap dilekçesinin verilmesi, cevap dilekçesine cevap dilekçesi ile bu dilekçeye cevap verilmesi ile devam eder. Yine ön inceleme duruşması, tanıkların dinlenilmesi ve diğer delillerin toplanmasının akabinde esasa ilişkin beyanların sunulması ile ilk aşaması sona erer. Bu aşamadan sonra, gerekçeli kararın tebliği, istinaf ya da temyiz merciine başvurulması aşamaları da mevcut olabilir. Nihayetinde kararının kesinleşmesi ve nüfus müdürlüğüne işlenmesi ile süreç tamamlanır.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma davası ne kadar sürer en çok sorulan sorulardan biridir. Genel olarak anlaşmalı davalar, davanın açılması, duruşmaya çıkılması ve kararın kesinleşmesi için yapılması gereken çeşitli işlemlerle birlikte yaklaşık 3-4 aylık bir süreç alıyor. Çekişmeli davalar ise ilk derece mahkemesinde ortalama 16-20 ayda bitiyor.

En Hızlı ve En İyi Nasıl Boşanılabilir?

Önemli olan en hızlı şekilde boşanılması değil, en doğru şekilde boşanılmasıdır. Tarafların tüm haklarını alabildiği sonuç en iyi boşanmadır.

Boşanma Davasını Hangi Tarafın Açması Avantajlıdır?

Boşanma davasını hangi tarafın açtığı değil, açan tarafın iddialarını ispatlaması önemlidir. Öte yandan bir taraf boşanma davası açtıktan sonra diğer tarafın da karşı boşanma davası açma hakkı bulunmaktadır.Boşanmada iddialarını en doğru şekilde sunan ve bunları ispatlayabilen taraf avantajlıdır.Kadın ya da erkeğin davayı açmasının hiç bir önemi bulunmamaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davası, aile mahkemesine, aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise asliye hukuk mahkemesine hitaben yazılacak 3 nüsha dilekçe ile açılmaktadır.
Davanın açılmış sayılması için başvuru harcı, peşin harç ve benzeri harçlar ile gerekli gider avansının yatırılmış olması gerekir.

gaziantep in en iyi boşanma avukatı

Boşanma İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?

Boşanma için bugünkü internet ortamında tek gerekli olan belge TC Kimlik numarasını içeren nüfus cüzdanıdır. Aile cüzdanı, pasaport, tapu kayıtları, ikametgah ilmuhaberi, doğum belgeleri gibi kayıtlara gerek yoktur.

Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanmalıdır?

Boşanma dilekçesinin hazırlanması için çeşitli kanunlarda belirlenmiş şekillere uyulması gerekmektedir. Dava dilekçelerinin içermesi gereken bazı ifadeler bulunmaktadır. Bunlara uyulmaması halinde dilekçe reddedilebileceği gibi, davanın açılmamış sayılmasına da karar verilebilmektedir. Bunun yanında, içerik olarak yanlış hazırlanmış bir dava dilekçesi, hak kayıplarına da neden olabilir.

İki Eş de Mahkemeye Gelmek Zorunda Mıdır?

Evliliğin sona ermesi için açılan bu davaları ikiye ayırmak mümkündür: Bunlardan ilki anlaşmalı davadır. Anlaşmalı açılan davada her iki taraf mahkemeye çıkarak evliliğin sona ermesini hür iradeleriyle istediklerini hakime açıklamak zorundadırlar. Anlaşmalı davada, duruşmada tarafların temsili vekaletle olmamaktadır. Diğer yandan çekişmeli olarak açılan davada tarafların mahkemeye çıkmasına gerek yoktur. Taraflar yerine vekil edecekleri avukatları da mahkemede kendilerini temsil edebilirler.

Duruşmaya Bizzat Katılmak Gerekir Mi?

Duruşmaya eğer dava anlaşmalı değilse tarafların bizzat katılmasına gerek yoktur. Tarafların avukatları da katılarak davayı takip edebilir.

Davaya Gidilmezse Ne Olur?

Davaya gidilmediği ve dava avukatla da takip edilmediği takdirde dava düşer. Bu durumda davaya yetişemeyen, duruşma gününü yanlış hatırlayan, hatalı not eden tarafın davayı yenileme hakkı bulunmaktadır.

Davayı Takip İçin Avukat Tutulması Gerekir Mi?

Hukukumuza göre dileyen herkes mahkemeler önünde işini kendi başına takip etme hakkına sahip. Özellikle tarafların bir mal varlıklarının olmadığı, iki tarafın da çalıştığı, müşterek çocuklarının olmadığı ve iki tarafın da evliliğin sona ermesini isteyerek anlaşabildiği durumlarda avukat tutulmasına gerek olmayabileceğini düşüncesindeyiz. Ancak, özellikle çekişmeli davalarda mahkemelerin kusurlu eşe yüklediği maddi ve manevi tazminatlar çok yükseldi. Tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, kusurun ağırlığına göre 50.000,00 TL hatta 100.000,00 TL’ye varan maddi ve manevi tazminatlara hükmedilebiliyor. Yine bazı durumlarda eşin durumuna uygun olmayan miktarlarda nafakaya karar verildiğini de görebiliyoruz. Dava dilekçesi bir şekilde hazırlanabilse bile, cevap dilekçesi, replik ve düplik dilekçeleri, delil dilekçesi, ıslah, itiraz, esas hakkında beyan dilekçeleri, delillerin toplanması, tanıklara soru sorulması gibi iş ve işlemler göz önüne alındığında avukatsız olarak bir davanın yürütülmesinin çok zor olduğunu düşünüyoruz. Diğer yandan bu davalar teknik olarak ceza davalarıyla birlikte en zor davalardan. Yargıtay’ın 2., 6. ve 8. Daireleriyle birlikte 4. ve 12. Daireleri’nin ve Hukuk Genel Kurulu’nun da tüm ilgili kararlarını takip etmeyi gerektiriyor.

Eşinden Şiddet Görenler Ne Yapmalı?

Şiddet gören eş mutlaka en yakın karakola başvurarak durumu tutanak altına almalıdır. Buradan şiddete uğrayan mağdur, hastaneye gönderilerek kendisine darp raporu aldırılır.

Çocuğun Velayeti Kime Verilir?

gaziantep velayet avukatıÇocuğun velayeti verilirken çocuğun üstün yararı göz önünde bulundurulur. Bunun için çocuğun yaşına, cinsiyetine, ebeveynlerin çocukla olan ilişkisine, ekonomik ve sosyal durumlarına da bakılmalıdır.

Boşandıktan Sonra Hemen Yeniden Evlenilebilir Mi?

Davada verilen kararın kesinleşmesinden sonra erkeklerin hemen yeniden evlenmesi mümkünken, kadınların bekleme süresini doldurmaları gerekir.

İddet (Kadın İçin Bekleme Süresi) Nedir?

Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için 300 günlük bekleme süresini tamamlaması gerekmektedir. Ancak bu süre, kadının hamile olmadığına dair bir raporu varsa kaldırılabilmektedir.

Yoksulluk ve İştirak Nafakası Nedir, Nasıl Belirlenir?

gaziantep boşanma avukatı anlaşmalı ve çekişmeli

Nafaka, hem evliliğin sona ermesi nedeniyle yoksulluğa düşecek eş için hem de çocuklar için belirlenmektedir.
Nafaka belirlenirken, eşlerin gelirleri ve giderleri ile ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınır.

Davada Tazminat Nasıl Belirlenir?

Türk Medeni Kanunu’na göre maddi ve manevi tazminat, davanın açılmasına neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olan eş aleyhine, kusurun derecesine, maddi gücüne göre belirlenir. Eşlerin evliliğin sona ermesinde kusuru yoksa yahut kusurları eşitse birbirlerinden maddi ve manevi tazminat alamazlar.

Anlaşmalı Davada Kararlaştırılan Nafakanın İptali Ya Da Artırılması Mümkün Müdür?

Şartların değişmesi halinde, anlaşmalı davada kararlaştırılan nafakanın kaldırılması, azaltılması ya da artırılması mümkündür.

Ses ve Video Kayıtları Delil Olarak Kullanılabilir Mi?

Hukuka uygun elde edilmek şartıyla ses ve video kayıtlarının davalarda delil olarak kullanılabilmeleri mümkündür.

Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mal paylaşımı, tarafların evliliklerinin başlangıcına, evlilik içinde edinilen malvarlıklarının bedelinin nasıl ödendiğine göre özel hesaplama yöntemleriyle yapılmaktadır. Eşlerin %50 şeklindeki standart hakları, malvarlığının bedelinin ödenme şekline bağlı olarak değişebilmektedir.

Avukat Ücreti Ne Kadardır?

Avukatlık ücretleri, davanın görüleceği yere, tarafların çekişme durumlarına, ekonomik ve sosyal durumlarına göre değişkenlik göstermektedir.
Davanın açılacağı yer baroları her yıl, ortalama bazı ücretler belirlemekte ve bunları yayınlamaktadır.

Anlaşmalı Mı Yoksa Çekişmeli Davayı Mı Tavsiye Ediyorsunuz?

Öncelikle bu eşlerin durumuna bağlı. Eşlerin kaç yıldır evli olduğu, yaşları, ne iş yaptıkları, mal varlıklarının olup olmadığı, mal varlıklarının ne kadarını evlilik öncesinden ya da miras-bağışlama yoluyla edindikleri, müşterek çocukların olup olmadığı, bunların yaşları, aylık masrafları ve bunlar gibi durumları değerlendirerek anlaşmalı ya da çekişmeli davayı tavsiye ediyoruz.

Karşı Taraf Boşanmak İstemese De Boşanabilir Miyim?

Bize gelen soruların önemli bir kısmı da bununla ilgili. Yıllar içinde eşten-dosttan duyduklarımız hafızamızda yer ediyor ve başımıza böyle bir iş geldiğinde çözümü eski bilgilerimizle bulmaya çalışıyoruz. “Karşı tarafın  istememesi halinde boşanılamayacağı” fikri de eski Kanun döneminden kalma bir bilgi. Yeni Medeni Kanunumuza göre böyle bir durumda boşanmanın gerçekleşmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Yine bu durum davayı da uzatmaz. Tabii kusur durumlarını ayrıca incelemek gerekir.

Hakimin Açılan Davayı Reddetme Hakkının Olduğu Doğru mu?

Genellikle “karakterimiz uyuşmuyor” “geçinemiyoruz” “uzun süredir zaten ayrı yaşıyoruz” şeklinde durumlarını izah etmeye çalışan insanlar, bunların yeterli olmadığını söylediğimde şaşkınlığa uğruyor. Evet, maalesef, Türk Hukuku’nda geçerli ve yeterli bir sebep olmaksızın boşanmak sadece anlaşmalı davalarda söz konusu olabiliyor, diğer davalarda (çekişmeli) boşanma sebebinizi ortaya koymalı ve bunu ispat etmelisiniz. Kanun, bir kaç nedeni özel olarak saymış ve bunu düzenlemiştir. Aşağıdaki sebeplerden biri evliliğinizde mevcut ise çekişmeli dava açabilirsiniz:

“Zina,eşin hayatına kastetmek, eşe kötü muamelede bulunmak, eşin onurunu kırıcı davranışlarda bulunmak, küçük düşürücü, yüz kızartıcı suç işlemek, haysiyetsiz, ahlâka aykırı hayat sürmek, evi- eşi terketmek, akıl hastalığına yakalanmak, evlilik birliğini temelinden sarsacak davranışlarda bulunmak.”

Üç Yıl Ayrı Yaşanırsa “Hakimin Otomatik Boşayacağı” Doğru Mu?

Halk arasında en çok konuşulan ve yanlış bilinen konulardan biri de bu. Kanunumuzda böyle ayrı yaşama nedeniyle otomatik bir sona erme söz konusu değil. Ama şu olabilir: Taraflardan birisi dava açmıştır, bu davada yukarıda bahsettiğim  sebebinin varlığını, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat edememiştir ve bu nedenle davası reddedilmiştir.Bu ret kararından 3 yıl sonra ikinci bir dava açma hakları vardır. Yani otomatik bir boşanma olmaz, yine dava açmaları gerekir.

En Çok Hangi Nedenle Boşanılıyor?

Bu iki taraf için de çoğunlukla sır alanında yer alan bir konu. Kişisel gözlemimiz, istatistiklerin bu konuda sağlıklı bir sonuç vermediği. Öte yandan her aile birbirinden farklı ve olaylara yaklaşımları da son derece değişik: Örneğin üst gelir grubu daha çok şiddet ve sadakatsizlik nedeniyle dava açarken orta ve alt gelir grubu öncelikle ekonomik nedenlerle dava açıyor, şiddet ve aldatma fiillerinden önce kendi geçimleri konusunda kaygılanıyorlar.

Boşanma Davası Nerede Açılır?

Dava açabileceğiniz yerler çok çeşitli. Oturduğunuz yerde, karşı tarafın oturduğu yerde, birlikte 6 ay boyunca oturduğunuz son yerde dava açabilirsiniz.

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram