Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

TCK Madde 159 Daha Az Cezayı Gerektiren Hal

Konuya ilişkin Yargıtay kararı:

TCK Madde 159 Gerekçesi
Kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hileye başvurmuş olması hâlinde de, dolandırıcılık suçunun oluştuğunu kabul etmek gerekir. Ancak, madde metninde, kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacı, dolandırıcılık suçunun temel şekline göre daha az cezayı gerektiren bir neden olarak kabul edilmiştir. Ayrıca, bu nedenle soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun şikâyetine bağlanmıştır.

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ Esas : 2013/867 Karar : 2014/14600 Tarih : 15.09.2014

TCK 159. Madde

Daha Az Cezayı Gerektiren Hal

Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.

TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının,kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının,ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma,bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının,kıyafetlerinin,taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.

Sanık….’nın, tanık…‘ye …. plakalı aracını haricen 1.500 TL karşılığı sattığı, 1.000 TL’sini peşin aldığı, geriye 500 TL alacağının kaldığı, tanık…‘nün bu aracı ile arkadaşı tanık…..’in tamirhane dükkanına ziyarete gittiği, tanık … yanında çalışan katılan…‘in aracı görmesi ve beğenmesi üzerine, katılanın aracı tanık …’den, tanıklar ….. ve….. huzurunda 1.500 TL’si peşin, 250 TL aylık taksitle toplam 3.250 TL karşılığı satın aldığı, katılanın yaklaşık 1 ay kadar bu aracı kullandıktan sonra, sanık….’nın, tanık…‘nün kendisine olan 500 TL borcunu ödememesi sebebiyle avukat olan sanık…nin bürosuna giderek, aracını…‘ye sattığını, parasının bir kısmını alamadığını, aracı bağlatmak istediğini söylediği, sanık…nin “tamam ben hallederim, hukuki işlemleri başlatıyorum” diyerek, 15/08/2008 ödeme tarihli, 15/06/2008 keşide tarihli, borçlusu…., alacaklısı … olan 500 TL bedelli senedi sanık….’ya imzalattırdığı, daha sonra sanık…nin bu senede dayanarak … Sulh Hukuk Mahkemesi’nden, sanık …’ya ait …plakalı araca ihtiyati haciz konulması talebinde bulunduğu, İncirliova Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile araç üzerine ihtiyati haciz konulduğu, sanık…nin bu karara istinaden İncirliova İcra Müdürlüğü’ne başvurduğu, sanık….’ya ait araç üzerine haciz konulduğu ve aracın katılan … … kullanımında iken bağlandığı, sanık….’nın aracını gidip emniyetten aldığı, sanık…nin ise icra dosyasındaki alacağını haricen aldığını beyan ederek haczin kaldırılmasını talep ettiği ve haczin kaldırıldığı, bu iş karşılığında sanık….’nın, sanık…ye 500 TL ödediğinin anlaşıldığı, sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanıkların eylemlerinin, tanık …..’in anlatımları ile de doğrulanan hukuken geçerli bir alacağı tahsil için ifa ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenip işlenmediği değerlendirilerek TCK’nın 159. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;

Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Gaziantep Avukatlık Ofisimizde, Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, iş Davası Avukatı, İdari Dava Avukatı olarak faaliyetlerinin yanında Uzman Arabulucu olarak ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hizmeti de vermektedir. Ofisimiz Gaziantep dışında, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa'da da dava takibi yapmaktadır.

© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
Call Now Buttonenvelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için makul bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram