Gaziantep Avukat Ali Tümbaş Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Avukatı

Trafik Kazasi ve Araç Değer Kaybı Tazminatı Avukat Ali Tümbaş

T.C.

YARGITAY

17. HUKUK DAİRESİ

Esas: 2015/18700

Karar: 2016/4193

Tarih: 04.04.2016

✦ ARAÇ DEĞER KAYBI İSTEMİ

✦ ÖZEL VE TEKNİK BİLGİ

✦ MAHRUMİYET BEDELİ İSTEMİ

✦ BİLİRKİŞİ SEÇME

✦ MAKUL TAMİR SÜRESİ

6100 – HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU / 266/1 

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı sebeplerle davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacı aracına çarpmasıyla oluşan kazada davacı aracının hasar gördüğünü, davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğunu, davacının kasko şirketi tarafından davacıya araç temin edilen 7 günden sonraki 13 günde davacının aracından mahrum kalma sebebiyle zararı oluştuğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL. değer kaybı ile 00 TL. araç mahrumiyeti zararının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.

Davalı … şirketi vekili, diğer davalı şirkete ait aracın trafik sigortacısı olduklarını, dolaylı zarar kapsamında kalan mahrumiyet bedelinden sorumlu olmadıklarını, poliçe limitiyle sınırlı olarak ve sigortalılarının kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını, kaza tarihinden faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı …, kazada kusuru olmadığını ve davacı sürücüsünün kaza tespit tutanağında yazılı kişi değil alkollü başka bir kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili, davacı sürücüsünün yüksek hızla kavşağa girip kazaya yol açtığını ve asli kusurlu olduğunu, davacı sürücüsünün tutanakta yazan kişi olmadığını, talep olunan bedellerin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüyle 2.460,00 TL’nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- )Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- )Dava, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ile aracın tamiri süresince kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Davacı tarafça, iş bu davada araç hasarı talep edilmemiş, ancak kaza sebebiyle araçta oluşan değer kaybı ile aracın tamiri süresince kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet bedeli istenmiştir. Mahkemece benimsenen 25.05.2015 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda 2.460,00 TL. değer kaybı tazminatına hükmolunmuş ise de, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda araç değer kaybı hesaplaması doğru yapılmamıştır. Eksik inceleme ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilemez.

Bu durumda mahkemece, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınması; ya da araç değer kaybı konusunda hesap yapmaya ehil, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konularında uzman bilirkişi ( makina mühendisi ) veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi vs. gibi hususlar gözönünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri ( hasarsız haliyle ) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark ( aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi ) hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3- )Davacı taraf, aracın 20 gün tamirde kaldığı, bu sürenin 7 günlük kısmında davacı aracının kaskocusu tarafından davacıya araç tahsis edildiği, kalan 13 gün boyunca davacının aracından mahrum kalması sebebiyle zararının oluştuğundan bahisle, mahrumiyet bedelinin de davalılardan tahsilini istemiştir. Mahkeme ise, davacı aracının makul tamir süresi olan 1 hafta için kasko tarafından araç temin edildiği, bu süreyi aşan mahrumiyete dair davacının delil sunmadığı gerekçesiyle, mahrumiyet bedeli talebinin reddi yoluna gidilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan makina mühendisi bilirkişinin raporunda, aracın makul tamir süresi yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamış, davacı aracının makul tamir süresi mahkemece takdir edilmek suretiyle karar verilmiştir.

Trafik kazasında hasar gören davacı aracının onarımı için geçecek makul sürenin belirlenmesi, özel ve teknik bilgi gerektiren bir husustur. 6100 Sayılı HMK’nın 266/1. maddesi “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz” hükmünü taşımaktadır.

Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi hususunun özel ve teknik bilgi gerektiren konu olduğu gözetilerek, aracın makul tamir süresi, bu süre içinde davacının ikame araç için ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Kabule göre ise; davacı taraf, toplam 10.500,00 TL. maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; mahkemece 2.460,00 TL. tazminatın davalılardan tahsiline, fazla isteğin reddine karar verilmiş ve davalı … ile … lehine ayrı ayrı 1.500,00’er TL. vekalet ücretine hükmolunmuştur. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2 maddesinde “müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesine yer verilmiştir.Somut olayda, lehlerine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunan davalıların davaya konu edilen tazminattan davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları, her iki davalı bakımından red sebebinin aynı olduğu gözetilerek, anılan tarife hükümlerine göre iki davalı lehine tek vekalet ücretine hükmolunması gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Makalemizi Oylar Mısınız?

Bu içeriği paylaşmak ister misiniz?

Yorumlarınız bizim için önemlidir. Soru sormaktan veya yorum yapmaktan lütfen çekinmeyin. Konu ile ilgili merak ettiğiniz detaylarla ilgili avukatlarımız sizlere dönüş yapacaktır.
Fatih Mahallesi, Fevzi Çakmak Bulvarı No:139 Şehitkamil, Gaziantep

0532 167 09 13
© Copyright 2004-2021 
Avukat Ali Tümbaş - Her hakkı saklıdır.
envelopephone-handsetmap-marker
Whatsapp
Avukata Soru Sor
Merhaba.
Hukuki tüm sorularınız için uygun bir ücret karşılığı bizimle iletişime geçebilirsiniz. Size konunun uzman avukatı destek verip yol haritanızı çizecektir.
Call Now Button linkedin facebook pinterest youtube rss twitter instagram facebook-blank rss-blank linkedin-blank pinterest youtube twitter instagram